İtalyan Gazete “İl Manifesto” Grup Yoruma yönelik sansürü
anlattık. Haberin çevirisidir;
“Devlet tarafından baskı altına alınan müzik grubu Grup
Yorum, artık resmen YouTube ve Spotify’den yasaklandı. Ankara’nın Türkiye
halklarının militan ruhuna açtığı savaş böylece dijital platformlara da
taşınmış oldu.
Eğer aynı anda elli binden fazla kişiye “bizim yolumuz
devrim yoludur” ya da “bağımsız Türkiye” gibi sözleri söyleten birileri
olduysa, bu kesinlikle Grup Yorum ’dur. İstanbul Bakırköy’de yüzbinlerce insanı
bir araya getiren “Bağımsız Türkiye” konserler dizisini unutmak mümkün mü?
Grup Yorum şarkılarında madencilerden, üniversite
öğrencilerinden, tekstil işçilerinden, zorunlu göçlerden ve devlete karşı
mücadele edenlerden bahsetti. Şarkılarını ölüm orucundaki siyasi tutsaklara ya
da pogrom ve soykırımların mağduru Alevilere adadı. Radikal çizgisine rağmen
Grup Yorum milyonlarca insanın evine ve kalbine girmeyi başardı. Sanatının gücü
nedeniyle devletin sürekli hedefinde kaldı. Grup, bugüne kadar dört yüzü aşkın
dava geçirdi; bugün yirmi iki üyesi cezaevinde ve iki üyesi (İbrahim Gökçek ve
Helin Bölek) adil yargılanma talebiyle girdikleri ölüm orucunda hayatını
kaybetti.
Grup Yorum’un yirmi üç albümü, beş yüzün üzerinde özgün
şarkısı ve iki milyondan fazla satışı bulunuyor. Bugün bu sanatsal üretim,
grubun dinleyicilerine ulaştığı iki büyük platformdan kaldırılmış durumda.
“Doğrudan YouTube’dan bir e-posta aldık. Türkiye’de
parçalarımıza erişimin engellenmesi kararının Türk hükümeti tarafından alındığı
ve onların bu kararı uyguladığı belirtildi. Ertesi gün aynı bildirimi
Spotify’dan da aldık,” diye anlatıyor solistlerden Sena Erkoç, grubun maruz
kaldığı son baskı dalgasını.
Sena bugün bazı grup üyeleriyle birlikte Almanya’da yaşıyor.
Türkiye ve Avrupa’daki Grup Yorum üyeleri uluslararası bir dayanışma ağı
kurarak politik mücadelelerini ve müzik çalışmalarını sürdürmeye çalışıyor.
Almanya’daki üyeler arasında Umut Gültekin de bulunuyor.
“‘Bağımsız Türkiye konserleri döneminde yoğun bir baskı
dalgası almaya başladık. Konser yasakları, konser iptalleri, İstanbul’daki
kültür merkezimize baskınlar ve çeşitli davalar yaşadık. Bunun üzerine böyle
bir mücadele yöntemi geliştirmeye karar verdik. Bu şekilde bütünlüğümüzü
koruyoruz ve sayısız zorluğa rağmen mücadelemizi sürdürüyoruz. Bugün üçe
bölünmüş durumdayız: Türkiye, Avrupa ve hapishaneler,” diye özetliyor Umut
grubun mevcut durumunu.
Zaten Grup Yorum yıllardır baskıya maruz kalıyor ve Sena’ya
göre mesele hukuki değil, tamamen siyasi. Bu nedenle hukuki başvurulardan çok
dayanışmaya inanıyorlar.
“Şarkılarımız albümlerde yayınlanmadan önce hep Kültür
Bakanlığı tarafından onaylanıyordu. Milyonlarca insan ezbere biliyor bu
parçaları. Emperyalizme ve faşizme karşı mücadeleyi anlatıyoruz. Bu da
iktidarın hep canını sıkmıştır. Fiziksel olarak bizi yok edemedikleri sürece,
sanatımıza ve tarihimize saldırıyorlar. YouTube ve Spotify kararları bunun
kanıtı.”
Bildirimi aldıktan bir gün sonra Grup Yorum, yirmi üç
albümünü sosyal medya kanalları üzerinden bir bulut klasörüyle paylaştı.
“Her siyasi ve sosyal durumda üretim yaptık. 1985’ten beri
varız ve direniyoruz. Bu nedenle nasıl üretileceğini ve alternatifimizin nasıl
sunulacağını biliyoruz,” diyerek açıklıyor Umut, sansüre karşı geliştirdikleri
çözümü.
Bugün Grup Yorum’un yirmi iki üyesi “terör propagandası ve
faaliyetleri” suçlamasıyla cezaevinde. Son on yılda Türkiye’de sahne alamadılar
çünkü konserleri yasaklandı. Ancak yurtdışında yirmi beş ülkede yüzlerce konser
verdiler. “Bu yıllarda İtalyan ve Yunan halklarından gördüğümüz ilgi, destek ve
dayanışmayı unutamayız,” diyerek anlatıyor Sena, Avrupa’daki olumlu
deneyimlerini.
Grup, Türkiye’de devam eden özgürlük kısıtlamalarına rağmen
üretmeye devam ediyor ve gelişmeleri dikkatle takip ediyor. “Yakında yeni bir
single çıkaracağız, adı ‘Her Hücre Kızıldere’. Dar, karanlık, güneş ışığına
erişimi olmayan ve hareket alanı kısıtlı hücrelerden oluşan bu cezaevi
sisteminde kamu kaynakları satılarak altmış üç milyar dolar harcandı.
Türkiye’de cezaevlerinde süren direnişi de anlatacağız; bu, tarihsel olarak
önemli kazanımlar elde etmiş bir mücadele deneyimidir,” diyor solistler Sena Erkoç
ve Umut Gültekin.
Grup Yorum, sansüre ve yasaklara rağmen hâlâ ezilenlerin
sesi, siyasi tutsakların pusulası ve direnişin müziği olmaya devam ediyor.
https://ilmanifesto.it/grup-yorum-erdogan-ci-vuole-fuori-da-spotify-ma-noi-lottiamo-dall85
