
Belçika'nın başkenti Brüksel'de bulunan T.C. Konsolosluğu
önünde bir eylem gerçekleştirildi. Eylemde ölüm orucu direnişinin 319. gününde
hastaneye kaçırılan Serkan Onur Yılmaz'ın taleplerinin karşılanması istendi.
Zorla müdahalenin işkence olduğunu, zorla müdahalenin
cinayet olduğunu vurgulayan bir açıklama yapıldı. Açıklamada Serkan Onur
Yılmaz'ın taleplerinin karşılanmasının gerektiği aksi durumda yaşanacak her
türlü olumsuzluktan iktidarın sorumlu olacağı duyuruldu.
Belçika'da her hafta yapılan eylemlerin 5'incisi 25 Eylül
günü yapıldı. 18 Eylül'de yapılan eylemde de benzer talepler haykırıldı...
25 Eylül günü gerçekleşen eylemde okunan açıklama:
Serkan Onur Yılmaz, ölüm orucu direnişinin 318. gününde Bolu
İzzet Baysal-Köroğlu Hastanesi'ne kaçırıldı.
Serkan Onur Yılmaz'a zorla müdahale etmek demek, Serkan'ın
sakat kalması ya da ölmesi anlamına geliyor.
Bizler Belçika'daki dostları ve yoldaşları olarak Serkan
Onur Yılmaz 'ın yalnız olmadığını hatırlatıyoruz. Serkan'ın başına
geleceklerden hastane başhekimliği, hapishane idaresi, savcılık ve Adalet
Bakanlığı sorumludur...
Serkan'ın katili olmayın.
Bir insanın isteği dışında tedaviye zorlamak, zor ile tıbbi
müdahalede bulunmak işkencedir!
İşkence yapmayın!
Serkan Onur Yılmaz'ın ölüm orucu eyleminde hayatını
kaybetmemesini istiyorsanız taleplerini karşılayın.
Serkan'ın talepleri karşılanamayacak talepler değildir.
Tamamı insanı taleplerdir.
Son kez sesleniyoruz.
İşkence yapmayın.
Zorla müdahale ile Serkan'ı ölümüne veya sakat kalmasına
sebep olmayın.
Serkan Onur Yılmaz 'in taleplerini kabul edin.
Serkan Onur Yılmaz onurumuzdur.
Devrimci tutsaklar onurumuzdur.
Yaşasın direniş yaşasın zafer.