FİLİSTİN DÜNYA
HALKLARININ ORTAK MÜCADELESİDİR!
Direnenler
Direnenler için çıkıyor yola, Türkiye’den Filistine!
Kuyulardan
Geliyoruz, Bekle Direnişin başkenti Gazze sana Geliyoruz!
Direniş ve
Adalet mücadelesi neredeyse, orası dünyanın merkezidir.
Bir merkezden
diğerine yürüyoruz… Kuyu tiplerinden
demir alıp Gazze’de demir atıyoruz.
Klavuzumuz
direniş, rotamız Filistin!
DİRENİŞ
ZAFERİN GARANTİSİDİR!
Direniş, yalnızca bir
coğrafyada değil, farklı merkezlerde aynı ruhla, inançla sürüyor. Direnenler
aynı kaynaktan besleniyor: Haklılık ve Adalet!
Bir uçta Türkiye’nin
hapishanelerinde devrimci tutsaklar kuyu tipi tecrit zulmüne, sessiz imha
saldırısına karşı direniyor. Diğer uçta Filistin halkı Gazze’yi yok etme
saldırısına, işgal ve imha saldırısına karşı direniyor.
Direnenlere zafer inancını
tarih bilinci veriyor.
Filistin halkı Gazze’de işgale,
kuşatmaya, aç bırakılmaya ve soykırıma karşı direniyor .
Türkiye hapishanelerinde
devrimci tutsaklar “kuyu tipi” hapishanelerde tecrite, yalnızlaştırmaya, canlı
canlı beton mezarlara gömme politikasına karşı direniyor.
Bu direnişler görünüşte
birbirinden ayrı olabilir. Farklı coğrafyalarda, farklı taleplerle, farklı bir
düşmana karşı gibi görünebilir. Ama öyle değildir. Düşman aynıdır. Düşman
ortaktır. Düşman emperyalizm ve işbirlikçileridir. Bu yüzden bu direnişler aynı
zincirin halkalarıdır.
Gazze’de Filistin halkı
kazandığında zafer dünya halklarının olacak!
Kuyu tiplerinde devrimci
tutsaklar kazandığında zafer dünya halklarının olacak!
Gazze’nin sokaklarında atılan
“Nehrinden denizine özgür Filistin” sloganı Kuyu Tipi zindanlarda yankılanıyor.
Kuyu tiplerinden Gazze’ye uzanan bu mücadele, halkların ortak kavgasıdır.
Kuyu tiplerinden Gazze’ye
uzanan yol, direnişin yoludur.
Umutluyuz çünkü direniyoruz!
Dünya halklarının adalet umudu
elinden alınmak isteniyor. “Zafere Kadar“ diyerek yola çıkan devrimciler umudu
büyütmeye gidiyor!
Umutsuz yürünmez; fakat umut
kendi başına hareket edemez, onu büyüten halkların mücadelesidir.
Dünya halklarının bütün
direnişlerini birleştirmeye gidiyoruz.
İSRAİL DEVLETİ İŞGALCİDİR.
İŞGALE KARŞI DİRENİŞ HAKTIR.
İSRAİL DEVLETİ KATLİAMCIDIR.
KATLİAMA KARŞI DİRENİŞ TEK YOLDUR.
İsrail devleti, meşru değildir
işgalcidir. Başta ABD olmak üzere emperyalizmin desteğiyle İşgal ettiği
topraklar Filistin topraklarıdır.
İsrail, ABD ve Avrupa
emperyalizminin desteğiyle Filistin topraklarında sistematik olarak
uluslararası hukuku, evrensel hukuk ilkelerini ihlal etmektedir. Siyonist
İsrail rejimi iki yıldır Gazze’yi yakıp yıkarak; okulları, hastaneleri,
camileri, yardım merkezlerini, mülteci kamplarını bombalayarak; her gün
yüzlerce insanı bombalarla, kurşunlarla katlederek, milyonlarca insanı açlığa
mahkum edip her gün onlarcasını açlıktan katlederek uluslararası hukuku ayaklar
altına almaya, savaş suçu ve insanlığa karşı suçları işlemeye devam etmektedir.
Filistin halkı İsrail’in 80
yıldır devam eden işgaline, 2 yıldır devam eden Gazze’ye yönelik işgal ve
soykırım saldırısına, katliamlarına, işlediği insanlık suçlarına karşı
direnmektedir. Meşru olan katliamcı siyonist İsrail rejimi değil Filistin
halkının vatanlarını ve yaşamlarını savunmak için direnişleridir.
İşte bunun için, ABD ve Arvupa
emperyalizmin kanlı yüzünü teşhir etmeye, İsrail’in işlediği suçların hesabını
sormaya Filistin’e gidiyoruz. İşgale karşı direnen, ölürüz de vatanımızı terk
etmeyiz diyen ve sözünde duran Filistin halkına can olmaya gidiyoruz.
Bu yürüyüş
vicdan yürüyüşüdür. Bu yürüyüş insanlık yürüyüşüdür. Bu yürüyüş adalet
yürüyüşüdür.
Bugün vicdan
da insanlık da adalet de Filistindir. Bu yürüyüşe sen de katıl!
HALKIN HUKUK BÜROSU ENTERNASYONAL BÜRO / ALMANYA
