Serkan Onur Yılmaz'ın ölüm orucunun 297.gününde yapılan
basın açıklamasında direnişçilerin isimleri ve açlık grevinde oldukları gün
sayısı vurgulandı.
6 kişinin katıldığı eylem sloganlarla sonlandırıldı.
Aşağıda Okunan Açıklama:
Basına ve Halkımıza!
Bugün yine buradayız, direnenlerin kuyulardan yükselen sesi
olarak yine alanlardayız. Çünkü egemenler bizleri yalnızlaştırarak her türlü
zulmü yapabiliyor ama biz tutsaklarımızı zulmünüz altında yalnız
bırakmayacağız!
Kuyu tipi hapishaneler insanı insan yüzüne hasret
bırakmaktır.
Halk için devlet kurumlarında oturduğunu iddia edenler nasıl
bütün programını halka zulmetmek üzerine kurabilir?
Çünkü onlar halkın değil tekellerin hizmetindedir. Çünkü
onlar halk için değil halka karşı politika üretirler. Kuyu tipi hapishaneler
işte bu politikaların sonucudur! Emperyalist fikir babalarından aldıkları
akıldır kuyu tipi işkence haneleri!
Ama evdeki hesap çarşıya uymadı çünkü karşılarında özgür
tutsakları buldular. Sadece kuyu tiplerine karşı tam 15 direniş zaferle
sonuçlandırıldı. Bu zaferlerin bedelini devrimciler ödüyor fakat bu saldırı tüm
muhalefetedir. Bu nedenle muhalefet ve demokratik kitle örgütleri kulaklarını
kapatmamalı direnişlere. Devrimcilerin talepleri hiçbir zaman sadece kendileri
için olmadı, faşizme ve emperyalizme karşı, halkların demokratik haklarını
korumak için direndiler. Bu öyle kolay da olmadı, her gün her dakika ölüm ile
onurlu bir yaşam arasındaki o en zor çelişkide onurlu bir yaşamı tercih ederek
direndiler zorluklara. Bu nedenle bugün yapılan ölüm oruçlarını veya açlık
grevlerini sıradanlaştırmamak, bu bedelleri hissetmek ve gereğini yapmak
herkesin sorumluluğudur. Demokrasiden yana olan tüm demokratik kitle örgütlerini
faşizmin kuyu tipleri ile saldırısına karşı direnmeye, direnenlerin sesi soluğu
olmaya davet ediyoruz.
Bugün burada telefonlara bakmayarak, sorumluluğu Adalet
Bakanlığı'nın üstüne atmaya çalışan Bolu F Tipi Hapishanesi idaresine, kapılarında
seslerini duyurmaya çalışan ve TAYAD'lı aileleri işkence ile gözaltına aldırtan
Adalet Bakanlığı'na ve dolayısıyla siyasi gücü elinde tutan AKP iktidarına
sesleniyoruz: Tutsakların sevk talep edebilmeleri için ölüm orucu mu yapması
gerekiyor? Serkan Onur YILMAZ'ın veya Ayberk DEMİRDÖĞEN'in talepleri sizi
neden bu kadar korkutuyor da ölüm sınırına gelmelerine rağmen seslerini
duymuyorsunuz?
Duymazdan geldiğiniz tutsakların açlıklarını her gün
kapınızda haykıracağız:
Serkan Onur Yılmaz: 297 gündür ölüm orucunda,
Ayberk Demirdöğen: 176 gündür ölüm orucunda,
Ali Aracı: 197 gündür açlık grevinde,
Fikret Akar: 158 gündür açlık grevinde,
Ümit Çobanoğlu: 96 gündür açlık grevinde,
Fırat Kaya: 38 gündür açlık grevinde,
Gürkan Türkoğlu: 36 gündür,
Tahsin Sağaltıcı: 36 gündür,
Hüseyin özen: 36 gündür,
Ali Dilmen: 24 gündür,
Seval Aracı: 18 gündür açlık grevindeler!
Öncelikle kendi koyduğunuz yasalarınıza uyun ve tutsaklara
ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü muamelesi yapmayın!
Direnişçilerin talepleri derhal kabul edilsin, kuyu tipi
tecrit işkencesine son verilsin!
