302. gününde Ölüm Orucu Direnişçisi Serkan Onur
Yılmaz,
181.
gününde Ölüm Orucu Direnişçisi Ayberk Demirdöğen,
direnişin en ön safında…
Londra’da Direniş Çadırımız ve Direniş Masamız 7. gününde
halkımızı selamlıyor. Masamızda direnişçilerin taleplerini içeren imza föyleri
ve Halk Okulu Dergisi yer aldı. Bugün 30’a yakın kişiden imza toplandı.
Devrimci Tutsakların direnişinin, emperyalist kuşatmayı yarmaya dönük bir
mücadele olduğu anlatıldı.
Halkımızın deyimiyle: “Açlığımızda tüyü bitmemiş çocukların
hakkı var!”
700 gündür Siyonizmin ve emperyalizmin tüm saldırılarına
karşı direnen Gazze halkının onurlu mücadelesiyle direniş birleştirildi.
Çadırımızın etrafında sivil polislerin dolaştığı kısa sürede
fark edildi. Bir süre sonra 2 sivil polis çadıra gelip “çevreden sesle ilgili
şikayet geldiğini” iddia etti. Fakat sorularından asıl rahatsız olanın
kendileri olduğu açıktı! Türk kökenli olduğunu tahmin ettiğimiz bir polis, Halk
Okulu Dergisi’nin kapağındaki “Cephe Silah Bırakır mı? Bırakmaz!” başlığını
okudu, Türkçe bildiği halde inkar edip konuşmadı. Biz ise direniş ezgilerimizi
çalıp çadırımıza gelen halkımızla ilgilenmeye devam ettik. Polisler ise defolup
gitmek zorunda kaldı!
Destek Açlık Grevi’nin 8. gününde olan Uğur arkadaşımız,
Direniş Çadırındaydı.
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Yaşasın Devrimci Tutsakların Onurlu Mücadelesi!
İngiltere Halk Cephesi
