Serkan Onur
Yılmaz ve Ayberk Demirdöğen, ne gökteki yıldızları ne toprağın altındaki en
parlak taşı istiyorlar — istedikleri, ölüm kuyularına atılan 8 arkadaşlarının
SRY tipi olmayan başka bir hapishaneye sevklerinin gerçekleştirilmesidir.
İnsanca koşullarda kalabilmek tutsakların en doğal hakkıdır!
Biz biliyoruz:
hak verilmez, alınır. Söke söke alacağız! Ölüm kuyularını başlarına yıkacağız —
Ölüm Orucu direnişimizle.
Dünya
halklarının kaderi, Anadolu halkı ile Filistin halkının direnişine bağlıdır.
“Filistin’e gidiyoruz… Zafere kadar!” heyeti gittiği her ülke ve şehirde
coşkuyla karşılandı — bu coşku ve heyecan, 24. gününde Londra direnişçilerine
de fazlasıyla yansıdı.
İngilizce ve
Türkçe bildiriler halka ulaştırıldı. “Ne yapabilirim?” diye soranlara, Ölüm
Orucu direnişçilerinin taleplerini içeren imza föylerine imza atmaları
önerildi. Bildirileri özenle katlayıp çantasına koyanlar oldu; Filistin için
bağış yapanlar oldu.
Tohum Kültür
Merkezi’nden (Partizan) iki kişi direniş çadırını ziyaret etti. “Direnişinizin
önünde saygıyla eğiliyoruz, başarı dileklerimizi iletiyoruz” dediler. Yaklaşık
30 dakika çadırda kaldıktan sonra müsaade isteyip tekrar uğrayacaklarını
söylediler.
Bulunduğu
hapishaneden kaçırılarak hastaneye götürülen Serkan Onur Yılmaz için kısa bir
açıklama yayınlandı. Perşembe sabahı Türk Elçiliği önünde eylem kararı alındı.
Dünya devrim şarkıları ve Grup Yorum ezgileri coşkuyla çalındı.
İnsanlık onuru
için, tutsaklar için, zafer için direniyoruz. Her imza, her ses, her dayanışma
bir umut demektir.
Halk Cephesi
(Britanya)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)