1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Zafere Kadar Heyetinin Anıları; “Siz Öncüsünüz Biz De Arkanızdan Geliyoruz."

 

 




Zafere kadar heyetinin Filistin'e doğru uzun yürüyüşü sürüyor. Avrupa'nın birçok şehrini Filistin bayraklarımızla kırmızı flamalarımız ile kefiyelerimiz kırmızı bilekliklerimizle geziyoruz. Yolda birçok insanın dikkatini çekiyoruz. Birçok insanın desteğini topluyoruz. Mersin'e gidiyoruz uzun yürüyüşümüzle biz onlara güç oluyoruz onlar da bize.

24 Eylül günü Brüksel’den Paris'e doğru trene bindik. Trene binerken trenin kapısındaki kontrolcü kefkiyelerimizi Filistin kazaklarımızı görünce üzerinizdekiler ne kadar güzel dedi. Kendisine Filistin'e gittiğimizi anlattık, hem şaşırdı hem de bize iyi dileklerini belirtti. Filistin'e gittiğimizi anlatınca insanların gözleri parlıyor. Paris'e varınca ilk olarak açlık grevi direnişçisi Zehra kurtay'ın çadırını ziyaret edeceğimiz için gidip Zehra ablaya şeker almak istedik. Girdiğimiz markette kasadaki çalışana çay satıp satmadıklarını sorduğumuzda biz satmıyoruz ama yan tarafta Carrefour var onlar da vardır diye cevap verdi biz de onun üzerine oraya gitmediğimizi Filistin için boykot ettiğimizi söyledik. Afrikalı bir abla olan çalışan yumruğunu sıkıp havaya kaldırdı ve bize haklı olduğumuzu boykot etmek gerektiğini onların yeterince bizim üzerimizden kazandıklarını ve sömürülerinin bitmesi gerektiğini anlattı.

Ardından Zehra ablanın çadırına gittik ve Zehra ablayı kucaklayıp onunla konuşup ve direniş halaylarımızı çektikten sonra metro'ya binip Mısır konsolosluğa doğru yol aldık. Metro'da Filistin için sloganlar attık. Metro'da ki insanlar bize bugün Filistin için eylem mi var diye sordular. Her eyleme gitmeye çalıştıklarını anlatılar. Yolunuz açık olsun Filistin halkı kazanacak diyerek bizi uğurladılar. Konsolosluğun önüne eylem saatinden önce varınca o mahallede biraz yürüdük. Sadece biz uzun yürüyüşçüler 10 kişiydik birde desteğe gelenler eklenince sokakta üzerimizde kefiyelerimiz, kızıl fularlarimizla çok dikkat çektik sanki yürüyüş yapıyorduk. Yolda kornaya basıp selam verenler, zafer işareti yapanlar oldu. Yürürken yaşlı bir Fransız teyze bizi durdurup Filistinli olup olmadığımızı sordu. Türkiyeli olduğumuzu ama Filistin'e gittiğimizi söyledik. Bu sözlerimiz üzerine çok güçlüsünüz, çok haklısınız diye bize belirtiler. Fransız teyze 1960 yıllarında çocukluğunu Ürdün'de geçirdiğini Filistinlilerle büyüdüğünü onları çok sevdiğini anlattı. Bize onlardan kalan üzerinden ayırmadığı bilekliğini gösterdi. Mısır konsolosluğu önünde ki eylemimiz esnasında yoldan geçerken eylemi görüp gelip çekim yapanlar oldu. Gelip arkamızda duran bize destek verenler oldu. Bir grup genç bize iyi yolculuklar diledi. Umarız kapının açılmasını sağlarsınız dedi.

Sonra yolda ölüm orucu direnişçisi Serkan Onur Yılmaz'ın zorla müdahale tehdidiyle hastaneye kaçırıldığını öğrendik. Bunun üzerine Türkiye konsolosluğu önüne gittik. Yine yolda bize selam verenler, elini kalbinin üzerine koyanlar, yumruğunu sıkıp havaya kaldıranlar oldu. Kendimizi çok güçlü hissettik, yolumuza çıkan insanların gözlerindeki umudu gördükçe ne kadar doğru bir hedefle ne kadar haklı bir yola girdiğimizi bir kez daha anladık.

Günün sonunda bir panele katıldık. Panelde ilk başta çok insan yoktu ama biz var olanlara kendimizi anlatırken tam panel bitiminde birden bir grup insan geldi. Birçoğunun üzerinde kefiyeler vardı. Öğrencilerin bir eyleminden geliyorlardı. Bir yeniden anlattık onlara kendimizi, yolumuzu hedefimizi...

İnsanlar bizi büyük bir dikkatle dinledi. Asıl sorunun Siyonizm’in yani İsrail devletinin ABD emperyalizmin karakolu, en büyük askeri devlet üssü olduğunu anlatınca insanlar evet çok haklısınız duymak istediklerimiz bunlar ama Fransa'da Filistin için dayanışma örgütlerinin öncüleri bizi hep susturuyorlar yok işte Siyonizm demeyin yok işte İsrail'e laf söylemeyin diye susturuyorlar. Bizim sizin gibi öncülere ihtiyacımız var dediler.

Diğer yandan söylediğimiz her şeye katılan insanların içinde Lübnanlı ve Cezayirli bir abla İsrail'in bir tümör olduğunu ve tümörü almadan hastayı tedavi edemeyeceğimizi anlattı. Bugün Arap devletlerinin teslim olduğunu korktuklarını ama İsrail sadece Filistin için değil bütün Arap ülkeleri için bütün dünya halkları için bir tehlike oluşturduğunu anlattı. Mesele Yahudi Müslüman çatışması değil, İsrail'in temsil ettiği siyasi konumu ve işgal.
Bize 8 Ekim'de Mısır konsolosluğu önüne gideceklerine dahil söz verdiler. Dualar ettiler. Yolumuzu açın dediler, sizin gibi insanlara ihtiyacımız var dediler. Siz bizim öncülerimiz siniz bizde arkanızdan geleceğiz.
Bize söylenen her söz verilen her destek bizi çok güçlendiriyor. 5 gündür yollardayız, Filistin'e can olmaya gidiyoruz. Ve yolda bize söylenen her söz her umut dolu bakış bize çok güç veriyor. Çok gururluyuz ve ne kadar şanslı olduğumuzu anlıyoruz çünkü bizim topraklarımızda Mahir Çayan ve Marksist-Leninist devrimcilerin yarattığı bir direniş geleneği var ve biz bugün o gelenek sayesinde yaratılan örgütlü mücadele sayesinde varız.

Bir merkezden bir merkeze gidiyoruz.
Filistin'e can olmaya gidiyoruz!
Sizde bize katılın!



[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.