1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Bu Mahalle Bizim Okmeydanı’nın Filistin Yürüyüşüyle İlgili Yapmış Olduğu Açıklamayı Yayınlıyoruz

Dünya Halkları Ayakta,

Filistin Halkının Destansı Direnişini Selamlıyor

2 Milyonluk Gazze

8 Milyarlık Tüm Dünya Halklarının Büyütüyor Umudunu

Kuyu Tiplerine Karşı Direnen 10 Devrimci Tutsak

90 milyonluk Türkiye Halklarına Gösteriyor Kurtuluşun Yolunu

Direniş Varsa Umut da Vardır

Ve Zafer Mutlak Direnenlerindir

Direnişler Birleşiyor, Yakınlaştırıyor Zaferi

Türkiye’de Kuyu Tipleri Direnişi,

Ortadoğu’da Filistin Direnişi

Daha Güçlü Patlıyor

Emperyalizm ve Siyonizmin Suratında 

Yetişiyor Bir Kez Daha Mahir Çayan’ın, Deniz Gezmiş’in Yoldaşları 

Barikatları Tek Tek Yıkmak için Yürüyor ‘Zafere Kadar’

 

 

7 Ekim 2023’de Başta Hamas,  Fhkc, İslami Cihad olmak üzere Filistinli direniş gruplarının İsrail’e düzenlediği ‘’Aksa Tufanı Operasyonu’ sonrası Gazze soykırım ve büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldı.

 

7 Ekim Filistin halkının onyıllardır nice şehitler pahasına sürdürdüğü direnişinde biriken öfkenin ve savaş tecrübesinin yetenekte ortaklaştırılmasıdır. Emperyalizmin emrindeki ‘kuş uçsa haberimiz olur’ diyen o anlı şanlı istihbarat örgütlerinin direnişin gücü karşısında bir günde çöküşüdür.

 

Katliam politikası soykırım ile yer değiştiriyor

 

Siyonist İsrail,  emperyalistlerin desteği ile kurulduğu 1948’den itibaren uygulamaya soktuğu Filistin’i işgal ve ilhak saldırısını katliamlar yaparak sürdürürken 7 ekim yenilgisi sonrası bu durum soykırım' adı altında yeni bir boyut kazandı.

 

7 Ekim 2023ten bugüne çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan yaklaşık 67bin Filistinli bile isteye hedef gözetilmeden acımasızca katledildi.

 

Siyonizm direnişin karşısındaki çaresizliğini amansız bir soykırım politikası ile örtmeye çalışmakta ve  halkı açlıkla sınayarak mültecileşmeye zorlamaktadır.

 

Soykırım nedir? Nasıl işletilir?

 

1948 Soykırım Sözleşmesi, soykırımı "ulusal, etnik, ırksal veya dini bir grubu tamamen veya kısmen yok etme niyetiyle" işlenen ve bu nedenle "zarar verme, doğumları engelleme ve çocukları zorla nakletme" olarak tanımlar.

 

Bugün bu tanıma göre Gazze'de Filistin halkına yapılan tam bir soykırımdır.

 

Toplu katiamlar, bombalanarak yıkılan hastaneler, sağlık görevlilerinin hedef gözetilerek katledilmesi, abluka yoluyla doğum, gebelik ve yenidoğan bakımı için gerekli ilaçların engellenmesi ve tehcir.

 

Bütün bunlar 7 ekim 2023'den itibaren planlı ve sistematik olarak hayata geçirildi.

 

Baş çelişki emperyalizm ile ezilen dünya halkları arasındadır

 

Emperyalizm ve siyonizm direnişin kararlılığı karşısında her yolu kendisine meşru kılarken bir şeyi unutmuşa benziyor. Dünya halklarının emperyalizme ve siyonizme karşı ortak mücadele azmi.

 

Yürüyor dünya halkları dünyanın merkezine. Direniş neredeyse dünyanın merkezi orasıdır diyerek.

 

Dünyanın bir çok yerinde Filistin’e yönelik işgal, ilhak ve soykırım saldırılarına yönelik isyan ateşi günden güne harlanmaktadır.

 

Enternasyonal dayanışma adı altında Gazze’deki soykırımı durdurmak ablukayı  kırmak İçin 50 ülkeden 500 kişinin oluşturduğu 47 gemi ile yola çıkan sumud filosunun siyonist tehdit, tacizlere rağmen menziline doğru ilerlemeye devam ediyor. 1 Ekim çarşamba günü itibarıyla ise Gazze’ye yakınlaşan gemilere İsrail baskın yapıyor. Siyonist haydutlarından kaçabilen gemiler, Gazze'ye yol alıyor dolu dizgin.

 

Baş çelişkiyi çözenlerin Marksist Leninist ideolojiyle buluşması an meselesidir

 

Sumud Filosu değerlidir. Siyonistler tarafından her an katledilme olasılığına rağmen ilerleme kararlılığı daha da değerlidir.

 

Nitekim bu adımlar çok değerli de olsa küçük zaferlerle sınırlı kalır büyük zaferleri müjdelemez.

 

Lakin sumud filosunun örgütleyicilerinin hiç birisi kendi ülkesindeki emperyalist ve faşist yönetimlerin son bulması için hiç bir adım atmıyor.

 

Dolayısıyla hiç birisinin ne bir devrim programı var ne de bir o devrim planını işletecek bir stratejisi.

 

Velev ki,

Enternasyonal sadece dayanışma ile değil hele hele lafazanlıkla hiç değil evvela kendi ülkesinde emperyalizme ve faşizme karşı yürüttüğü tutarlı mücadelesi ile vücut bulur.

 

Emperyalizme ve onun maşalarına karşı direnen dünya halklarına verilecek en büyük destek de budur.

 

Siyonizm nerede görülse eziliyor

 

Direnişin yarattığı etki öyle büyük ki,

Dünya halkları ayakta;

Nerede bir siyonist topluluk, grup ve yahut kişi görse onları anında ezip hareketsiz bırakıyor.

Çünkü onlar emperyalizmin işbirlikçisi, onlar işgalci, soykırımcı, kadın ve çocuk katili.

 

Öyle ki,

Yarattıkları dalga ile kendi ülkelerinde işbirlikçi hükümetleri birbirine sokuyor. Bu da emperyalistler arası pazar savaşında yeni çelişkileri ve beraberinde ise küçük zaferleri getiriyor.

 

Küçük zaferler ancak Marksist Leninist Önderlikle büyük zaferlere dönüşebilir

 

Emperyalizme ve siyonizme karşı atılabilecek en küçük bir adımı şiar edinmek ve hayata geçirmek  bugün bir zorunluluktur. 

 

En küçük kıpırdayış, Onların askeri, siyasi ve ekonomik olarak geriletilmesi yeni işgal, katliamlar  ve talan planlarının suya düşürülmesidir.

 

Varoluş nedeni  işgal (gizli ve açık) ve talana bağlı olan emperyalizm ve siyonizmin bu varoluş gerekçesini tümüyle ortadan kaldırmak elbette tutarlı siyasi ve askeri bir hattın oluşturulması ile mümkün olabilir.

 

Bunun tek adresi Marksizm - Leninizmin yüce ideolojisidir. Marksist Leninist önderliktir. Cephe perspektifidir. İdeolojisine, örgütüne ve halklarına sonsuz güven duyan Marksist Leninist devrimcilerdir.

 

Emperyalistler arası çelişkiler büyüyor

 

Başını Avrupa emperyalizminin çektiği  ve tüm kurulu düzenlerini diğer ülkeleri sömürerek ayakta tutabilen bir çok ülke yönetimi ABD emperyalizmiyle görüş ayrılığına düşüyor.

 

Daha çok iç kamuoyunun tepkilerini en aza indirmek adına kendilerince daha makul çözümler ortaya koymak zorunda bırakılıyor.

 

Çünkü hemen her ülke de Filistin direnişine yönelik sempati her geçen gün büyüyerek dalga dalga yayılıyor. Yayılan dünya halklarına sadece aadaletsizliği ve eşitsizliği dayatan emperyalist kapitalist sisteme olan öfkesidir. Bu öfkenin birgün kendilerini de vurabileceği ihtimalini gözyaşı etmeleri mümkün gözükmüyor.

 

Komutan Che diyor ki,

 

‘’Bir devrimci başkasına atılan tokadı kendi yüzünde hissedendir. “

 

En çok canı pahasına direnenler bilir bu sözü ve en çok da ‘ya yoldaşlarım ya ölüm’ diyenler anlar Gazze’de açlığa rağmen işgale karşı direnenleri. Halk vatan sevgisi karşısında hiç bir zulüm aracının, hiç bir acının hükmü yoktur. Mermi namludan çıkmıştır artık menziline doğru ilerlemektedir. Şaşmaz. Ölümle uzlaşmaz.

 

Direnişler birleşiyor

Marksist Leninist önderlik yol gösteriyor

 

Türkiye de devrimci tutsaklar emperyalist bir proje olan tutsakların hem fiziki hem psikolojik olarak teslim alınmasına yönelik inşa edilen kuyu tipi hapishanelere karşı bir süredir direniyor.

 

Bu direnişlerin sonucunda zaferler peş peşe geliyor. Serkan Onur Yılmaz bir özgür tutsak. Bir çok özgür tutsak gibi Kuyu tipi hapishanelere karşı bedenini açlığa yatırıyor ve kazanıyor. F tipi hapishaneye nakil edilmesine rağmen yoldaşlarını geride bırakmak istemediği için açlık grevini orada da sürdürüyor.

 

Talebi çok net. Kuyu tipi hapishanede birlikte kaldığı 8 arkadaşının kendisi gibi F tipi hapishanelere nakli.

 

Yoldaşlığın, yeni insan mücadelesinin tarihi yazılıyor adeta.

 

Kuyu tiplerinden Gazze’ye direnişler tarihi yeniden yazılıyor

Açlığa teslim olmayanlar yenilmez

 

Türkiye’de özgür tutsakların başlattığı Kuyu tipleri direnişi sürüyor.

 

Gazze de Filistin halkının siyonizme karşı direnişi de devam ediyor.

 

Emperyalist yedi düvel küçücük Gazze den çıkamıyor.. Teknoloji onlar da, envai tür silah mühimmat ve askeri güç yine onlarda ancak ilerlemek için soykırıma başvuruyor olmuyor.  Abluka altına alınarak açlıkla sınanıyor yine olmuyor.

 

İşbirlikçi faşizm Türkiye’de özgür tutsakları adaletsiz kararlarla kuyulara dolduruyor.

Gizli tanık, iftiracı itirafçılık, sahte delil üretme vb gibi yöntemlerle yapıyor bunu. Sırf devrimcilere selam verdi diye sıradan insanlar bile derdest ediliyor. On yıllara varan hapis cezaları veriliyor. Bedenlerini açlığa yatıran özgür tutsaklar yeni siyasi zaferlere imza atıyor.

 

Bir direnişten bir direnişe yürüyor anadolu halklarının temsilcileri 'nehirden denize özgür Filistin’ diyerek

 

Halk Cephesi’nin örgütlediği ‘zafere kadar’ heyeti “Filistin halkına can olmak İçin Filistin’e gidiyoruz”şiarıyla 20 eylülde Filistin’e doğru yürüyüşe başladı. Filistin’e yürüyüşün güzergahı 10 ülke ve 14 şehirden geçiyor. Heyet yürüyüşün sonunda 8 Ekimde Mısırda olacak ardından Gazze’ye giriş yapılan kapıları açtırmak İçin bir dizi eylem yapacak. 

 

Kuyu tiplerinde direnen özgür tutsakların açlığını Gazze’de Filistin halkının açlığı İle birleştirmek daha güçlü bir direniş hattı kurmak için yürüyor Mahir Çayan’ın yoldaşları.

Türkiye bağımsız, Filistin Nehirden denize özgür olana kadar

Emperyalizme ve siyonizme karşı bağımsızlık istiyoruz, alacağız!

 

Anadolu halkları

Halkımız

Çağrımızdır;

Bu sizin mücadelenizdir.

Ezilen tüm dünya halklarının davasıdır.

Bugün kuyularda ve Gazze’de sınanan sadece açlığımız değil emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı savaşma kararlılığımızdır.

Ulusal bilincimiz, engin vatan sevgimizdir.

Ve bu yolun sonu er ya da geç zaferdir.

 

Kuyu tiplerinde Türkiye faşizminin zulmüne Gazze de ise İsrail siyonizminin barbarlığına karşı savaşanların yanlarında olalım. Herkesin mutlaka yapacağı birşey küçükte olsa vardır.

Bir zulmü engelleyemiyorsanız onu herkese duyurun demiş Hz Ali. Direnişleri sosyal medya hesaplarında duyuralım. Fiısıltı gazetesiyle kulaktan kulağa yayalım. Türkiye de faşzmin İsrailde siyonizmin zulmünü herkes duysun.

 

Okmeydanı halkının öncüleri olarak bizlere düşen şudur ki, kuyu tiplerinde direnen özgür tutsakların direnişini,  ablukayı kırmak İçin Filistin’e yürüyen yoldaşlarımızın attıkları her adımı bulunduğumuz yerlerde duyurup yaymak için elimizden gelen herşeyi yapacağımızı bildiririz.

 

Kuyulardan, Gazze’ye Direnenlere Selam Olsun

 

Kuyulardan Gazze’ye Yürüyenlere Selam Olsun

 

Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın

 

Gazze’deki Siyonist Abluka Kaldırılsın

 

Türkiye Faşizmine ve İsrail Siyonizmine Karşı Birleşelim, Mücadele Edelim, Emperyalizmi Yenelim

 

BU MAHALLE BİZİM OKMEYDANI

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.