24 Kasım Pazartesi günü direniş çadırı, değişik kesimlerden
ziyaretçileri ağırlamaya devam etti.
Zehra Kurtay'ın 3 ayrı avukatı farklı zaman dilimlerinde
çadıra geldiler. 3 ayrı avukatla ayrı ayrı hukuki süreçler tartışıldı ve yol
haritaları belirlendi.
Avukatlardan birinin çadıra hediye olarak bir elektrikli
soba getirmesi espri konusu oldu.
Cezayirli bir çadır emekçisi, çadırda uzun süre kalarak 150.
Gün Yürüyüşü için yakınlarını aradı, mesajlar yoluyla da tanıdıklarını yürüyüşe
çağırdı.
Fransız Emperyalizmini'nin Cezayir'de gerçekleştirdiği Setif
Katliamı da dahil olmak üzere pek çok katliam, çadırda tartışıldı ve
Türkiye'nin yeni sömürgecilik süreci bu Cezayirli dosta anlatıldı.
Direnişten daha yeni haberi olan Pazarcıklı bir kadın,
havanın soğuması nedeniyle çadıra battaniye, sıcak tutacak materyaller getirdi
ve numarasını bıraktı.
Çadır yakınlarında oturan komşular, Nezif'in yeğenini
görmeye gelen gençler, Dev-Genç'liler, işten çıkan inşaat ve restoran
emekçileri, çevre esnafları... çadır ziyaretinde bulundular.
Zehra Kurtay'a Van Hapishanesi'nden Taner Korkmaz'dan gelen
mektup çadırın motivasyonu daha da yükseltti.
