Yunanistan
oligarşisi Türkiyeli devrimcilere yönelik 2020 yılında evlerimize ve
derneklerimize yaptığı baskınlar sonucunda onlarca devrimciyi gözaltına alarak
11’ini tutuklamış, “terör örgütü” iddiasıyla dava açmıştı.
İlk yargılama
süreci sonucunda 11 devrimci hakkında “silahlı terör örgütü üyeliği” iddiasıyla
33’er yıl ceza verilmişti. Bu cezaları kabul etmeyerek yürütülen 97 günlük
süresiz açlık grevi direnişi sonrasında görülen temyiz mahkemesinde 10 devrimci
bütün iddialardan beraat etmiş, Sinan Oktay Özen ise, silah bulundurma
suçlamasıyla 18 ay hafif hapis cezasına çarptırılmıştı. Direniş sonucunda
mahkeme bu kararı vermek zorunda kalmıştı. Bunu hazmedemeyen Yargıtay baş
savcılığı verilen beraat kararlarına itiraz etti. İtiraz davası yargıtayda
görüldü ve Yargıtay, 10 devrimcinin beraatlarını onaylarken, Sinan Oktay Özen’e
“hafif suç” kapsamında verilen 18 ay cezayı az bularak yeniden yargılanmasını
istedi.
Sinan Oktay
Özen’in temyiz mahkemesi bugün yeniden görüldü. Örgüt, örgüt üyeliği ve örgüt
yöneticiliği suçlamaları savcının talebi üzerine kaldırıldı. Çünkü daha önce
herkes örgüt üyeliğinden beraat ettiği için tek bir kişinin örgüt üyesi olarak
yargılanması mümkün değildi.
Duruşmaya şahit
olarak gelen anti terör dairesi polisi verdiği ifadede “terör”, “terör örgütü”
söylemlerini tekrarlasa da bunun artık hukuki bir karşılığı kalmadı. Yargılama
sonucunda Sinan Oktay Özen tüm maddelerden beraat ederken, sadece silah
bulundurma suçlamasından 4 yıl hafifletilmiş hapis cezasına çarptırıldı.
Bugün son
duruşması görülen bu dava sürecinde direnişimiz sonucunda;
- Örgüt üyeliği suçlaması ortadan
kalktı
- Devrimcilerin “terörist” olarak
yargılanamayacağı Yunan mahkemelerine kabul ettirilmiş oldu
- Devrimciliğin “terörizm”
devrimcilerin “terörist” olmadığı kabul ettirildi
- Faşizme ve emperyalizme karşı
mücadelenin haklılığı ve meşruluğu kabul ettirildi
- Düşüncelerimize ve değerlerimize
karşı gerçekleştirilen büyük bir saldırı geri püskürtülmüş oldu
Bu zaferi
bize kazandıran şunlar olmuştur:
1- Direniş
2- Dayanışma
3- Sahiplenme
4- Tarihsel ve siyasal haklılık
5- Meşruluk
Bu süreç bir
kez daha göstermiştir ki; emperyalizmin ve faşizmin saldırıları karşısında
teslim alınamayan, yenilmeyen tek kale direniştir. Direnmek düşüncelerini,
ideallerini, umutlarını korumanın ve zafer kazanmanın tek yoludur.
Tüm bu süreç
boyunca bizi yalnız bırakmayan ve dayanışmalarıyla sürekli yanımızda olan Yunan
soluna, halkımıza, avukatlarımıza teşekkür ederiz.
SON SÖZÜ HER
ZAMAN DİRENİŞ SÖYLER, DİRENENLER SÖYLER
YAŞASIN
DİRENİŞ YAŞASIN ZAFER
YUNANİSTAN
HALK CEPHESİ
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)