AABF içinde uzun süredir “Deprem için toplanan paraların
nereye harcandığına ilişkin “bir tartışma yaşanıyor. AABF yönetiminin bu konuya
ikna edici bir cevap verememesi bu tartışmaları şiddetlendirdi.
18 Ekim 2025 günü Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun
Seçimsiz Genel Kurulunda bu tartışmaların üzerine muhalif olan Cemevlerine (57
Cemevi) söz hakkı verilmemesi, eleştirileri demokratik işleyişin
uygulanmadığı eleştirileri bu çelişkileri daha da derinleştirdi. Ve gelinen
aşamada AABF’nin Disiplin Kurulu bu tartışmaları Almanya mahkemelerine
taşıdığını duyurdu. Bunu destekleyen çeşitli isimlerde kamuoyuna bir açıklama
ile duyurdu. Yine AABF Yönetim Kurulunu destekleyen ve bu disiplin kurulunun
meşru olmadığını söyleyen Alevi Dernekleri de karşı açıklamalar yaptı ve
yapmaya devam ediyorlar.
Alevi halkın düzenden kopuşunun temel noktalarından biri
sorunlarını devlete, düzenin mahkemelerine götürmemesidir. Sorunlarını
Cemevlerine kendi Cemlerine taşıyarak, kendi içinde çözmesidir.
Bunun temeli nedir?
Kolektif ahlak ve kültürdür.
Kim karar verir burada?
Halk karar verir. Halkın değerleri kültürü gelenekleri alevi
inancı karar verir.
Halkın yargısına ve halka güven vardır burada.
Çünkü; Aleviliğin temelidir halka güven…
Alevi halk bilir ki, düzenin adaleti sömürücü azınlıkların
adaletidir. Halk için çalışmaz.
Beyler paşalar için çalışır o adalet.
Ama AABF içinde bireycilik, bencillik, yozlaşma, çürüme öyle
bir noktaya gelmiştir ki, Alevi halka emperyalist Almanya'nın
mahkemelerini çözüm diye gösteriyor.
Ne yapacağız yani?
Birbirimizi Almanya devletine mi şikâyet edeceğiz?
“Biz kendi adaletimize değil sizin adaletinize güveniyoruz”
mu diyeceğiz?
Almanya’nın yasaları faşist Hitlerden kalma yasalardır,
sömürgeci bir devletin yasalarıdır.
129. madde gibi örgütlü halkı terörist gören, düşman gören
devrimcileri yıllarca hapishanelere dolduran yasalardır
RAF üyelerini hapishanelerde katleden devletin yasalarıdır
Alevi halkı, kendi kültürü, değerleri, adalet anlayışı mı yoksa
Alman devletinin yasaları mı yönetecek?
AABF'de çürümenin dip noktası CEM'i, DAR'ı yok edip,
emperyalist Almanya'nın mahkemelerinde iç sorunlarımızın çözümünü aramaktır.
Bu nedenle;
ALMAN MAHKEMELERİNE BAŞVURULAR DERHAL GERİ
ÇEKİLMELİDİR!
BU YANLIŞ İÇİN ALEVİ HALKTAN ÖZÜR DİNLENMELİDİR!
Diğer yandan AABF yönetimi de ya kendine çeki düzen vermeli
ya da o kurumu hak edenlere teslim etmelidir.
Biz, AABF yönetimini Almanya devleti ile kurduğu
ilişkilerden dolayı eleştirdik. Bizim eleştirilerimizi doğrulayan bir sonuçtur
bu yaşananlar.
Ne demiştik?
"Hüseyin Mat! Emperyalist Almanya’nın başbakanı neden
sizi övüyor?
Almanya emperyalist bir devlettir.
Ülkesindeki devrimcileri yıllarca hapishanelere atıyor.
Grup Yorum konserlerini engellemeye çalışıyor.
Devrimcileri, cenazelerimize omuz vermekten bile
tutukluyor.
Peki, bu Almanya’nın başbakanı neden AABFyi övüyor?
Hüseyin Mat neden "aşk ile sayın başbakan" diyerek
Almanya başbakanı Olaf Scholza duygularını ifade ediyor?
Bu aşk nereden geliyor?" diye sormuştuk.
Amerika'nın "Ilımlı İslam Projesi" gibi siz de
Amerika'nın, Almanya'nın "Ilımlı Alevi Projesi" misiniz? Demiştik ve
demeye devam ediyoruz. AABF yöneteminin bu sorulara cevap vermesi, Alevi
halkının çıkarlarına dır.
AABF örgütlenmelerinin de içindeki sorun ne olursa olsun
Alman mahkemelerine başvurması kabul edilemez! Bu çürümedir!
Yanlış teşhir edilir, halka gerçekler açıklanır, yanlış
mahkum edilir! Ama bu günün Zalimlerinden, bu günün Yezitlerinden medet
umulmaz!
Peki kurum içindeki sorunları nasıl çözeceğiz?
Alevi halkı yüzlerce binlerce yıldır nasıl çözmüşse aynı
biçimde çözecektir sorunlarını.
Alevi Halkın tarihine bakın!
Tüm alevi halkına açık Alevi halk meclisini
toplayın!..
Herkes elindeki belgeleri ve sorularını orada halka
anlatsın.
Halk karar versin!
Bu halk mahkemesidir…
Halkın yargısıdır...
Halkın adaletidir…
Buna güvenmeliyiz...
Çözüm budur.
Bir kez daha söylüyoruz ki; Her kim adına olursa olsun
Alevi halkı düzenin mahkemelerine mahkum etmenize izin vermeyeceğiz!
Bu günün Yezitleri emperyalizm ve faşizmdir! Aklınızı
başınıza alın!
Eleştirmekte, hesap vermekte, Alevi halkın ileri
yanlarındandır. Madem ki saklayacağınız bir şey yok, mademki Deprem için
toplanan paralar gitmesi gereken yere ulaştı, o zaman hesap verilemeyecek bir
şey yok demektir. Bu şaibeyi ortadan kaldırmak boynumuzun borcu, Alevi halka
olan sorumluluğumuzdur!
Alevi örgütlenmelerini güçlendirecek ve halkın
yararına olan davranışta budur!
Bunun karşısında, cevap alamadık diye bu sorunun çözümü için
polise, karakola gitmek, emperyalizmin icazetine sığınmak ayrı bir çürümedir.
Alevi halkı bu davranışı da affetmez! Alevi değerlerine sahip çıkmayanları,
eline, beline, diline sahip çıkmayanları, değerlerini yozlaştıranları kendi
içinde yargılayıp DÜŞKÜN ilan eder. Bu nedenle de mahkemeye başvurmak
yozlaşmadır, çürümedir!
Alevi Kurumları kimsenin çiftliği değildir. Bu kurumları
kişisel çıkarları için kullananları yine Alevi halkı mahkum edecek ve er geç
içinde barındırmayacaktır!
EMPERYALİZMİN YARGISINA GÜVENMEK ÇÜRÜMEDİR!
NAZİ ARTIKLARININ DEĞİL, ALEVİ HAKIN YARGISINA
GÜVENMELİYİZ!
ÇÖZÜM ALEVİ HALK MECLİSLERİDİR!
ALEVİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
ALMANYA ANADOLU ALEVİ KOMİTESİ
