Zehra Kurtay, Fransız devletinin hukuksuzluklarına, baskılarına ve sınır dışı tehdidine karşı başlattığı onurlu direnişinde bugün 162. gününde. Zehra’nın taleplerinin kabul edilmesi ve siyasi iltica hakkının iade edilmesi için bedenini açlığa yatırarak dayanışma gösteren Nezif Eski ise destek açlık grevinin 47. gününü geride bıraktı. Bu direniş, Avrupa’nın sözde “insan hakları” söylemi ile gerçek yüzü arasındaki çelişkiyi her gün daha görünür kılıyor.
Bugün TAYAD’lı ailelerle bir video görüşmesi yapıldı. Direniş çadırımız, yalnızca bir mücadele mekânı değil aynı zamanda farklı halklardan, dillerden ve kültürlerden emekçilerin buluştuğu bir dayanışma alanı haline geldi. Komşularımız ve çoğu Fransız olan çadır emekçiler, yoğun ziyaretleriyle direnişi sahiplendiklerini bir kez daha gösterdiler. Bu dayanışma, ulusal sınırların ötesinde işçi sınıfının ortak mücadelesinin somut bir örneği olarak büyüyor.
Fransız devlet kurumlarının keyfi biçimde iptal ettiği oturum başvurusuna karşı, yeni bir siyasi iltica süreci başlatıldı. Bu adım, devletin baskı mekanizmalarına boyun eğmeyen, haklarını sonuna kadar savunan bir iradenin ifadesidir.
İngiltere ve Almanya’dan direnişe destek veren dostlarla telefon görüşmeleri gerçekleştirildi. Mesafeler aşılmış, hasret giderilmiş ve 15 Aralık’ta görülecek duruşmada buluşma sözü verilmiştir. Bu dayanışma, Avrupa’nın dört bir yanında faşizmin ilerleyişine karşı direnenlerin ortak bir ses çıkarma kararlılığını yansıtmaktadır.
Strasbourg Saint-Denis mahallesinde 15 Aralık’taki duruşmaya çağrı afişleri asıldı. Mahalle emekçileri, ilticacı düşmanlığının ve devlet baskılarının karşısında ses çıkaran bu mücadeleyi sahipleniyor.
Zehra Kurtay bugün Türkiye’deki ailesiyle de görüntülü bir görüşme gerçekleştirdi. Hem hukuki süreci hem de direnişin etrafında büyüyen dayanışmayı paylaştı. Sağlık durumu hakkında bilgi verdi. Zehra’nın direnci, yalnızca kendi hakları için değil, aynı zamanda göçmenlerin, politik ilticacıların ve Avrupa’daki tüm ezilenlerin mücadelesine ışık tutuyor.


