Bugün AKP iktidarı
yaratmış olduğu ekonomik krizin faturasını emekliye, işçiye, memura, esnafa
ödetmek için birbiri arkasına yasalar düzenliyor ve AKP’nin yarattığı ekonomik
krizin üstünü rakamlar ile kapatmaya çalışan iktidar yandaşı halk düşmanı TÜİK açıkladığı
sahte enflasyon rakamları ile aklımız ile dalga geçiyor TÜİK in açıkladığı
aylık enflasyon ile halkın yaşadığı gerçek enflasyon arasındaki fark gerçeği
yansıtmıyor.
Her dönem
kendilerine zam yaparkan TÜİK verilerini hiçe sayan AKP iktidarı, MHP ve diğer
meclisteki partiler halka yapılacak zamda ise o zammı yapmamak için her oyunu
deniyorlar. Ülkede bugün açlık sınırı 29700 TL yoksulluk sınırı ise 97200 TL
olarak açıklanmasına rağmen emekliyi ve işçiyi açlık sınırının altında maaşı
reva görmektedir. Bize bu yaşamı açlığı, açlığı, yoksulluğu hak görenlere karşı
tüm emeklilere ve emekli sendikalarına çağrımızdır bir araya gelerek hakkımız
olanı almak için mücadele çağırıyoruz.
İstanbul
Seyrantepe’de, kirasını ödeyemediği için ev sahibi tarafından evden çıkarılan
66 yaşındaki emekli Cemal Ertürk, soğuktan korunmak amacıyla bir
tamirhanenin önünde park hâlinde bulunan otomobilin kırık camından içeri
girerek barınmaya çalışırken, çıkan yangında yaşamını yitirmiştir. Cemal
Ertürk’ün ölümü bir “kaza” değil, yıllardır uygulanan yanlış ekonomi ve sosyal
politikaların doğrudan sonucudur.
Türkiye’de
barınma hakkı fiilen ortadan kaldırılmış. Kira artışları kontrolsüz biçimde
yükselirken, tahliye süreçleri hızlandırılmış; mülkiyet hakları kutsanırken
emekçilerin ve emeklilerin yaşam hakkı yok sayılmıştır. Barınma artık bir hak değil,
Bir ayrıcalık ayrıcalık hâline getirilmiştir.
AKP iktidarının
emek düşmanı politikaları sonucunda emekliler, emekçiler ve tüm çalışanlar
açlık sınırının altına itilmiştir. Bugün bir emeklinin aldığı maaş, kirasını
dahi karşılayamaz durumdadır. Yoksulluk derinleşmiş, evsizlik yaygınlaşmış, insanlar
hayatta kalabilmek için insan onuruna aykırı koşullara mahkûm edilmiştir.
Geçim sıkıntısı
nedeniyle otellerde yaşamak zorunda kalan emeklilerin anlattıkları, bu tablonun
vahametini açıkça ortaya koymaktadır.
66 yaşındaki
Orhan Gürledik, “Odam dışında ortak kullandığımız bir lavabomuz var” derken,59
yaşındaki memur emeklisi Fatih Ayvat, “Odada tuvalet ve banyo yok, her katın
tuvaleti ortak” demektedir.
52 yaşındaki
Abdullah ise, “Kişi başı 100 liraya banyo yapıyoruz. 100 lirası olmayan ne
yapacak? Ya soğuk suya talim edecek ya da kokacak” Sözleriyle yaşanan
yoksulluğu gözler önüne sermektedir.
Bizler
biliyoruz ki Cemal Ertürk yalnız değildir. Onun yaşadığı yoksulluk, milyonlarca
emeklinin ve emekçinin ortak kaderi hâline getirilmek istenmektedir. Bu düzene
mahkûm değiliz. Barınma haktır, lütuf değildir!
İnsanca Barınma
Haktır, Lütuf Değildir!
İnsanca Yaşam,
İnsanca Ücret İstiyoruz!
Emekliler Sadaka
Değil, Hakkını İstiyor!
Cemal Ertürk’ün
hesabını sormaya, yoksulluğa, evsizliğe ve bu düzenin sorumlularına karşı
mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.
İzmir Emekli
Meclisi
#EmekliMeclisi
