Halkın Hukuk
Bürosu Enternasyonal Büro: Halkın Avukatı Selçuk Kozağaçlı Derhal Serbest
Bırakılsın
HALKIN AVUKATI
SELÇUK KOZAĞAÇLI’NIN ÖZGÜRLÜĞÜ “TOPLUMLA BÜTÜNLEŞECEK DURUMDA OLMADIĞI”
GEREKÇESİYLE VERİLEN KEYFİ KURUL KARARIYLA BİR KEZ DAHA GASP EDİLDİ.
BU KARAR SADECE
HUKUKA DEĞİL TOPLUMSAL GERÇEKLİĞE DE AYKIRIDIR. TOPLUMLA BÜTÜNLEŞEMEYEN,
BÜTÜNLEŞEMEYECEK OLAN HALKIN AVUKATLARI DEĞİL BU KARARI VERENLERDİR!
HALKIN AVUKATI
SELÇUK KOZAĞAÇLI DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!
AKP faşizminin
10 yıldır hukuksuz şekilde tutsak ettiği Halkın Avukatı Selçuk Kozağaçlı'nın
tahliyesi Marmara (Silivri) Kapalı Hapishanesi İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla
bir kez daha keyfi ve hukuka aykırı olarak engellendi, özgürlüğü bir kez daha
gasp edildi.
Son yıllarda
siyasi tutsaklara yönelik keyfi ve hukuka aykırı saldırıların en önemlilerinden
biri “infaz yakma” olarak bilinen, cezasının infazını/koşullu salıverilme
süresini tamamlayan tutsakların koşullu salıvermeden yararlanarak tahliyesinin
iyi hal gerekçesiyle geciktirilmesi uygulamasıdır. İdare ve gözlem kurulu adı
verilen, görevi siyasi tutsakların AKP faşizmi açısından “tehlikelilik”
durumunu tespit etmek ve tehlikeli görülenlerin tahliyelerini engellemek olan
kurum tarafından “haklarını iyi niyetle
kullanıp kullanmadığı”, “işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlık”, “toplumla
bütünleşmeye hazır olup olmama” vb. soyut ve sübjektif kriterlere dayanan “iyi
halli” olmadıkları şeklindeki kararlarla bugüne kadar yüzlerce siyasi tutsağın
tahliyeleri hukuka aykırı şekilde engellenmiş, tutsaklar keyfi olarak aylarca
özgürlüklerinden mahrum bırakılmıştır.
İdare ve Gözlem
Kurulları, yargısal bir denetimden uzak, kapalı kapılar ardında verdikleri
kararlarla paralel bir yargılama yürütmektedir. Gelişim puanı ve iyi hal
değerlendirmesi gibi teknik kavramlar, evrensel infaz hukukuna aykırı birer
"rehin alma" aracı olarak kullanılmaktadır. İdare ve Gözlem Kurulları
tarafından verilen hukuka aykırı kararlarla özgürlüğü gasp edilenlerden biri de
büromuz avukatlarından Selçuk Kozağaçlı’dır.
Selçuk
Kozağaçlı, ilk olarak geçtiğimiz yıl bu keyfiliğin ve hukuka aykırılığın hedefi
olmuş, koşullu salıverilme süresi dolmasına rağmen hapishane gözlem kurulu
verilen “iyi halli olmadığı” yönündeki rapor gerekçe gösterilerek tahliye
edilmemiş, özgürlüğü 7 ay boyunca keyfi ve hukuka aykırı olarak gasp edilmişti.
7 ayın sonunda, mart ayında hapishane gözlem kurulu tarafından bir kez daha
verilen “iyi halli olmadığı” yönündeki gözlem kurulu kararının İnfaz Hakimliği
tarafından kaldırılması üzerine -7 ay gecikmeli olarak- 16 Nisan’da tahliye
edilen Selçuk Kozağaçlı AKP’nin tetikçi savcısı Akın Gürlek tarafından yapılan
itiraz üzerine tekrar tutuklanmıştı. Son olarak 6 aylık değerlendirme süresinin
sona erdiği Aralık ayında Marmara Kapalı Hapishanesi İdaresi Selçuk
Kozağaçlı’nın tahliyesini benzer şekilde engelleyerek özgürlüğünü bir kez daha
gasp etti. Bu kez bu karara idare ve gözlem kurulu tarafından verilen “toplumla
bütünleşmeye hazır olmadığı” yönündeki rapor gerekçe gösterildi.
Bu karar,
yalnızca bir infaz yakma/tahliyenin geciktirilmesi değil; yargı yetkisinin
idari kurullar eliyle kötüye kullanılmasıdır. Halkın avukatı Selçuk
Kozağaçlı’ya yönelik bu düşmanca tutum, sadece Selçuk Kozağaçlı’ya değil, onun
temsil ettiği savunma mesleğine ve halkın avukatlarına yönelik yıldırma,
sindirme, cezalandırma pratiğinin devamıdır.
Halkın avukatı
Selçuk Kozağaçlı, hayatını işçilerin, madencilerin, ezilenlerin ve adalet
arayanların haklarını savunmaya adamış bir avukattır. Onun "toplumla
bütünleşemediğini" iddia etmek; Soma’da katledilen 301 madencinin
ailelerinden, eşlerinden, çocuklarından, ana babalarından; Çorlu’daki tren
katliamında yakınlarını kaybeden ailelerden ve işkence, infaz, katliam
davalarında adliye koridorlarında, mahkeme salonlarında, morg kapılarında,
hapishane önlerinde, meydanlarda adalet arayan halkımızdan kopuk bir anlayışın
ürünüdür. Toplumla bütünleşemeyecek birileri varsa o da kağıt üstünde bu kararı
verenler ve onların iplerini tutan, bu kararın gerçek sahibi olan siyasi
iktidardır. Toplum, Selçuk Kozağaçlı’yı kucaklamaya, bağrına basmaya hazırdır;
onu toplumdan, halktan koparan da bizzat bu hukuk dışı kararları verenler ve
onların arkasındaki siyasi iradedir, AKP faşizmidir.
Onların “iyi
hal” dedikleri boyun eğmek, biat etmek, düşüncelerinden, inançlarından,
ideallerinden vaz geçmek, kendini inkar etmektir. Daha önce de defalarca kez
söylediğimiz gibi ASLA “İYİ HALLİ” OLMAYACAĞIZ! ASLA BOYUN EĞMEYECEK, ASLA
BİAT ETMEYECEĞİZ! NE YAPARLARSA YAPSINLAR HALKIN AVUKATLIĞINI YAPMAKTAN,
HALKIMIZLA İÇ İÇE OLMAKTAN, HALKIMIZA UMUT OLMAKTAN VAZ GEÇMEYECEĞIZ! CANIMIZ
PAHASINA, TIPKI EBRU GİBİ GEREKTİĞİNDE CANIMIZI CÜBBE YAPARAK HALKIN
AVUKATLIĞINI YAPMAYA, HALKA UMUT OLMAYA, HALK İÇİN ADALET MÜCADELEMİZE DEVAM
EDECEĞIZ!
HALKIN
AVUKATI SELÇUK KOZAĞAÇLI DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!
TUTSAK
AVUKATLARA ÖZGÜRLÜK!
KAHROLSUN
FAŞİZM, YAŞASIN MÜCEDELEMİZ!
HALKIN HUKUK
BÜROSU ENTERNASYONAL BÜRO
