104. gün, direniş çadırı gelen misafirlerle yine dopdolu bir
gün geçirdi.
İlk defa gelen bir misafir, günün en dikkat çekici
konuğuydu.
Çadır emekçilerinden bir çiftten aldığı bilgiyle direnişi,
direnişçileri ve süreci merak edip öğrenmeye gelen bu kişi, Fransa Antisemit
Yahudiler Kollektifinden, Polonya asıllı bir ailenin oğlu olan bir sosyalistti.
Aile İkinci Paylaşım Savaşında faşizme karşı savaşmış ve
sonrasında Fransa'ya yerleşmiş ve Fransa'da doğan oğullarını da, sosyalist bir
ideolojiyle yetiştirmiş.
Bu şekilde, yaşam hikayesini anlatan misafir,
kollektiflerinin çalışmalarını da anlattıktan sonra, çadıra devamlı gelmek
istediğini anlatıp, bağış bırakıp gitti.
Her perşembe günü çadıra gelen biri Dominik Cumhuriyeti’nde
iki arkadaş, bu perşembe de çadıra geldiler. Bu arada Cezayirli bir çadır
emekçisi de gelince, çadırın sohbet konusu asalet mekanizması oldu. Üç misafir
de yaşadıkları adaletsizlikleri anlatınca adaletin sınıfsal olduğu konusuna
vurgu yapıldı.
Diğer bir çadır emekçisi olan Fransız bir kadın, elinde
şeker paketleriyle direnişçileri ziyarete geldi ve O da bu sohbete dahil oldu.
Paris banliyölerinden bir Türkiyeli emekçi çift, ellerinde
bitki çaylarıyla çadırın diğer konukları oldular.
Brezilyalı olup uzun zamandır sokaklarda yaşayanların biri
ise, yanında bir gazeteciyle çadıra gelip direnişe nasıl katkıda
bulunabileceklerini sordular.
Kendilerine bilgi verildikten sonra başarı dileklerinde
bulunup çadırdan ayrıldılar.
Gün içinde ayrıca TAYAD’lı Aileler ve Avrupa ülkeleriyle
telefon görüşmeleri yapıldı.



