-WA0413.jpg
TARİH: 27 ŞUBAT 2026 CUMA
BAŞLAMA SAATİ: 19.00
ADRES: Moosbruggergasse 2/2
1120 VİYANA.
FİLMİN KÜNYESİ:
3000 Gece (3000 Nights - 2015)
Yön: Mai Masri
Oyn: Maisa Abd Elhadi, Nadira Omran, Abeer Hadad
Şubat Ayı Film Akşamında Filistinli yönetmen Mai Mısri’nin
2015 yapımı "3000 Gece" filmini halkımızın beğenisine sunuyoruz...
Film, Filistin’deki emperyalist haydutluğun, işgalin ve
soykırımın tüm şiddetiyle devam ettiği günümüzde izlenmesi gereken, çok çarpıcı
ve ödüllü bir eser niteliğinde.
Film, seyirciyi gözleri bağlı şekilde gözaltına alınmış bir
grup Filistinli tutsakların hapishaneye sevk edildiği bir sahneyle karşılıyor.
İçlerinde daha sonra adının Layal olduğunu öğreneceğimiz,
yeni evli genç bir öğretmen kadın da bulunuyor. Layal, Siyonizmin zindanlarına
geldiği ilk andan itibaren işkenceli sorgulamalara ve onur kırıcı muamelelere
maruz kalıyor...
Filistin direnişinin gerçekleştirdiği askeri bir eyleme
yardım etmekle suçlanan kadını yıldırmak ve sindirmek için, öncelikle İsrailli
adli mahkumların kaldığı bir koğuşa yerleştiriyorlar. Eş zamanlı olarak
hapishane idaresi, kahramanımıza buradan tek kurtuluşunun ancak işbirlikçilik
ve ihanet olduğunu telkin eden bir baskı politikası başlatıyor...
İlerleyen süreçte hamile olduğunu öğrenen Layal, bu haberin
ardından Filistinli ve Lübnanlı direnişçilerin olduğu başka bir koğuşa
geçiriliyor...
Aynı günlerde kocası; tutsak eşini, doğmamış çocuğunu ve
vatanını terk ederek mültecileşirken, genç kadın bebeğini dünyaya getirme
iradesini ortaya koyuyor.
Koğuştaki diğer kadınlarla zaman içinde geliştirdiği dostluk
ve yoldaşlık bağları, dünyaya getirdiği oğluyla birlikte daha da derinleşiyor.
Mahkemede işbirlikçiliği reddettiği için 8 yıllık tutsaklığa
mahkum edilen Layal, oğlunu hapishanenin kısıtlı ve zorlu koşullarında
yoldaşlarıyla birlikte adeta bir sevgi çemberinde kolektif emekle büyütüyor...
İlerleyen yıllarda, Siyonizmin eli kanlı komutanlarından
Ariel Şaron’un 1982’de Beyrut’ta gerçekleştirdiği canice katliamı televizyondan
öğrenen tutsaklar derhal süresiz açlık grevi direnişi kararı alıyor...
Başlayan açlık grevini kırmak için hapishane idaresinin
yaptığı alçak planların son noktası, Layal’ı küçücük evladından koparmak
oluyor.
Genç kadın, ne pahasına olursa olsun açlık grevini bırakmama
iradesi göstererek yoldaşlarını, direnen Lübnan ve Filistin halklarını terk
etmiyor...
Şeytani planlarından sonuç alamayan hapishane idaresi, son
çare olarak Siyonist ordudan yardım istemek durumunda kalıyor ve hapishane
içine bir katliam saldırısı tertipletiyor. Tutsaklar, yoğun saldırıya rağmen
can ve kan pahasına direnmeyi tercih ediyorlar...
Yan hikayeleri, tarihsel arka planı, oyunculukları, finali
ve müzikleriyle başyapıt niteliğinde olan bu eser, bizlere hiçbir koşulda
yenilmeyen tek komutanın direniş olduğunu bir kez daha gösteriyor...
İyi Seyirler...
