TUTUKLULARIN
AVUKATLARIYLA GÖRÜŞME HAKKI SAVUNMA HAKKININ VE ADİL YARGILANMA HAKKININ TEMEL
BİR PARÇASIDIR. BU HAK KISITLANAMAZ!
Yıllardır
“hakimlik” kisvesi altında AKP iktidarının muhaliflerine, devrimcilere ve özel
olarak halkın avukatlarına yönelik saldırılarında silah olarak kullandığı yargı
aygıtının “kullanışlı bir aparatı” olarak görev yapan ve halk düşmanı
kimliğiyle, avukatlara, savunma ve adil yargılanma hakkına yönelik
düşmanlığıyla tanınan Akın Gürlek, bu görevi sırasındaki üstün hizmetlerinin
karşılığı olarak 11 Şubat’ta “Adalet Bakanlığı” ile ödüllendirildi. Akın Gürlek
yeni “görevine” başlar başlamaz ilk icraat olarak “hapishanelerdeki
avukat-müvekkil görüşmelerinin kısıtlanması için talimat verdiğini” açıkladı.
Bunun anlamı Akın Gürlek’in savunma ve adil yargılanma hakkına yönelik
düşmanlığının ve bu düşmanlığın sonucu olan saldırıların bakanlığı döneminde
artarak sürecek olmasıdır.
Akın Gürlek’in
avukatlara, savunma ve adil yargılanma hakkına yönelik düşmanlığı ne sırdır ne
de yenidir. Akın Gürlek’in yaklaşık 10 yıllık “hakimlik ve savcılık” pratiği
bunun sayısız örnekleriyle doludur. Ama içlerinden biri vardır ki, Akın Gürlek
bununla adını tüm dünyaya duyurmuştur, tüm dünya halkları ve dünyanın dört bir
yanından meslektaşlarımız Akın Gürlek’in kim olduğunu, nasıl bir “cübbeli
cellat” olduğunu bilmektedir. Sözünü ettiğimiz bu örnek halkın avukatlarının
yargılandığı HHB/ÇHD davasıdır. Akın Gürlek bu davaya özel olarak atanmış, ne
pahasına olursa olsun “halkın avukatlarının cezalandırılması görevi” ile
görevlendirilmiş; bu göreve ve aldığı talimatlara uygun olarak, ulusal ve
uluslararası tüm hukuk ilke ve kurallarını pervasızca çiğneyerek, savunma
hakkını açıkça gasp ederek adil yargılanma hakkını yok etmiş ve nihayet halkın
avukatlarına verdiği hukuksuz cezalarla aldığı görevi ve talimatları eksiksiz
yerine getirmiştir. Onu tüm dünyanın tanıdığı bir cübbeli cellat yapan da adil
yargılanma talebiyle ölüm orucunda yaşamını yitiren adalet şehidimiz Ebru
Timtik’in katili olmasıdır.
Akın Gürlek, bu
davada hukuku ve halkın avukatı Ebru Timtik’i katlettikten sonra da özel olarak
halkın avukatlarına, genel olarak avukatlara, savunma hakkına, adil yargılanma
hakkına yönelik düşmanlığını devam ettirmiş, bunu gizleme gereği duymamıştır. Bu
pervasızlıkla, bu düşmanlıkla bugüne kadar birçok haksızlığın, hukuksuzluğun,
adaletsizliğin mimarı olmuş; binlerce, onbinlerce kişinin adalet çığlıkları
atmasına sebep olmuştur. Halkın avukatı Ebru Timtik de onlardan biridir ve
bunun için canını ortaya koymuş; adaletsiz yaşamaktansa, adalet için canını
feda etmiştir. Bugün Adalet Bakanlığı ile ödüllendirilmesinin en temel
nedenlerinden biri onun bu açık düşmanlığı ve kendisine verilen
emirleri/talimatları ve ondan beklenenleri yerine getirmedeki işte bu pervasızlığıdır.
Akın Gürlek
hukuk tanımazlıktaki, adaletsizlikteki bu pervasızlığını Adalet Bakanlığı
koltuğuna oturur oturmaz verdiği ilk talimatın “tutukluların avukatlarıyla
görüşme hakkının kısıtlanması” talimatı olmasıyla bir kez daha ve açıkça ilan
etmiştir. Akın Gürlek’in “ceza adaletini ve infaz sistemini etkinleştirme"
adı altında ortaya koyduğu bu saldırı savunma hakkına yönelik açık bir
saldırıdır. Çünkü avukatların
müvekkilleriyle görüşme hakkı savunma hakkının bir parçasıdır. Savunma hakkı
ise adil yargılanmanın temelidir. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
(AİHS) uyarınca “Avukat ile müvekkil arasındaki görüşmelerin gizliliği ve
engelsiz bir şekilde sürdürülmesi” adil yargılanma hakkının ("fair
trial") en temel unsurudur. Akın Gürlek’in “ceza adaletini ve infaz
sistemini etkinleştirme" adı altında ortaya koyduğu savunma hakkına
yönelik bu açık saldırısı, onun yargıçlık ve savcılık maskesi altında bugüne
kadar sürdüğü, ulusal ve uluslararası hukuk ilke ve kurallarıyla bağdaşmayan,
adil yargılanma hakkının yok edildiği yargılama pratiğinin yasal temellerinin
daha da sağlamlaştırılacağının ilanıdır. Bunun anlamı artık savunma ve adil
yargılanma hakkının kâğıt üstündeki varlığının da tehdit altında olmasıdır.
Ancak bizler,
yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “en büyük düşmanları” olan avukatlar/hak
savunucuları olarak bu saldırılara boyun eğmeyeceğimizi, halkın en temel
haklarından olan adil yargılanma hakkını ve onun ayrılmaz parçası olan savunma
hakkını ne pahasına olursa olsun savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha ilan
ediyoruz. Ve tüm dostlarımızı, tüm
meslektaşlarımızı, tüm hak savunucularını, tüm ulusal ve uluslararası hukuk ve
meslek örgütlerini savunma ve adil yargılanma hakkına yönelik bu açık saldırıya
karşı tavır almaya ve birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
Halkın Hukuk
Bürosu-Enternasyonal Büro
