HALİL DEMİR’E DESTEK KARARI
Türkiye’den siyasi mülteci olan Halil Demir, adil yargılanma
ve hukuki savunma hakkına uyulup uyulmadığı konusunda tartışmaların ortaya
çıktığı bir süreç sonucunda tutuklanmıştır ve gözaltında tutulmaktadır. Bu
nedenle kendisi, usule ilişkin haklarını tam olarak kullanabilmek amacıyla
açlık grevine başlamıştır.
Söz konusu dava, 2021 yılında Korydallos Cezaevi’nde tutuklu
bulunan on bir Türkiyeli Devrimci’nin yargılanması sırasında yaşanan olaylarla
ilişkilidir. O oturumda, yargılamaya verilen aradan sonra, tutukluların mahkeme
salonu içinde şiddet gördüklerini iddia ettikleri olaylar yaşanmıştır.
Tutuklular bu İşkenceye tepki göstermiş ve bu olayların ardından başlatılan
mevcut ceza süreci, Halil Demir’in bugün tutuklanmasına yol açmıştır.
Halil Demir, 26 Ocak 2026 tarihinde Pire Mahkemesi önüne
çıkarıldığında, avukatının üst mahkemede bulunması nedeniyle davanın
ertelenmesini talep etmiştir. Bu talep reddedilmiştir. Daha sonra, yargılama
sürecinde kendisini temsil edebilmesi için Baro tarafından bir avukat
atanmasını istemiştir. Bu talep de kabul edilmemiştir. Aynı mahkeme heyetinin
önceki iki duruşmayı ertelemiş olmasına rağmen, mahkeme davayı görüşmeye devam
etmiş ve savunma avukatı bulunmadan ve sanığa savunma yapma imkânı verilmeden dört
yıl altı ay hapis cezası vermiştir. Kararın ardından derhal cezaevine
gönderilmiştir.
Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan
adil yargılanma hakkı, sanığın korunması açısından temel bir güvencedir. Bu
hak, kişinin seçtiği bir avukatla ya da atanmış bir avukat aracılığıyla etkili
hukuki savunma hakkını ve hakkında verilecek herhangi bir yargı kararından önce
dinlenme ve savunma yapma hakkını içerir. Bu hakların güvence altına alınması,
sanığın görüşlerini ortaya koyabilmesi, suçlamalara karşı çıkabilmesi ve
yargılama sürecine eşit şekilde katılabilmesi açısından hayati önem taşır.
Eksiksiz savunma ve dinlenme hakkının sağlanması, sağlıklı bir yargı kararının
oluşmasına ve adaletin doğru şekilde tecelli etmesine belirleyici katkı sağlar.
Mevcut davada Halil Demir bu haklarını tam ve etkili biçimde
kullanma imkânına sahip olamamıştır. Bu durum yalnızca kendisiyle ilgili
olmayıp, demokratik hukuk düzeninin temel unsurlarından biri olan adil
yargılanma güvencelerinin korunmasıyla da doğrudan ilişkilidir ve yargılama
sürecinin güvenilirliğini sağlamaktadır.
Halil Demir’in 2001 yılından beri tanınmış bir siyasi
mülteci olduğu belirtilmektedir. Siyasi sığınma verilmesine ilişkin kararda,
15/03/2001 tarihli İşkence Mağdurlarını Rehabilitasyon Tıp Merkezi belgesi
dikkate alınmış olup, bu belgede kendisinin Türk makamları tarafından işkenceye
maruz kaldığı belirtilmiştir. Kendisi, Türk ve Kürt Siyasi Mültecilerle
Dayanışma Komitesi Başkanıdır ve bu kapsamda Türkiye halklarıyla dayanışma
etkinliklerine, Yunan siyasi örgütleri, partiler, dernekler ve sendikalarla iş birliği
içinde sürekli ve aktif olarak katılmıştır.
EKKE, Türk siyasi mülteci Halil Demir’e yönelik tutuklama ve
gözaltı uygulamalarını ve adil yargılanma ile hukuki savunma gibi temel
haklarının ihlal edilmesini kesin bir dille kınamaktadır. Kendisine
özgürlüğünün sağlanması ve haklarının korunması mücadelesinde tam destek ve
dayanışma içinde olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Ayrıca fikirleri ve siyasi
faaliyetleri nedeniyle baskı gören tüm siyasi mültecilerle dayanışma içinde
olduğumuzu belirtiyoruz. Kazanılmış hakları ihlal eden tüm uygulamaların derhal
durdurulmasını talep ediyoruz.
EKKE
Yunanistan Devrimci Komünist Hareketi
