BKA, BFV,
BND’NİN YASADIŞI İZLEME, TAKİP, TACİZ FAALİYETLERİNE SON VERİLMESİ TALEBİYLE
YAPILMAK İSTENEN ÇADIR EYLEMİ YASAKLANDI.
EYLEM YASAĞINA
GEREKÇE OLARAK 129a/b SORUŞTURMALARININ GÖSTERİLMESİ, HAKLARINDA HİÇBİR HÜKÜM
BULUNMAYAN KİŞİLERİN “ÖRGÜT ÜYESİ” İLAN EDİLMESİ, MASUMİYET KARİNESİNİN AÇIKÇA
İHLAL EDİLMESİDİR VE SUÇTUR.
ALMAN DEVLETİ
BU SUÇLARI İŞLEMEKTEN, YASAL-DEMOKRATİK FAALİYETLERİ TERÖRİZE ETMEKTEN VE
DEMOKRATİK HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ GASP ETMEKTEN VAZ GEÇMELİDİR!
Almanya’da
Federal Kriminal Dairesi (BKA), Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) ve
Federal İstihbarat Servisi'nin (BND) Türkiyeli devrimcilere yönelik yürüttüğü
yasadışı takip, izleme ve taciz faaliyetlerinin durdurulması talebiyle bugün
(18 Mart 2026) başlatılmak istenen ve önceden tüm izinleri alınmış olan
yasal-demokratik eylem, bizzat bu istihbarat örgütlerinin müdahalesiyle
yasaklandı.
Yasaklama
kararına gerekçe olarak, eylemi düzenleyen kişiler hakkında meşhur 129b yasası
kapsamında devam eden "soruşturmalar" gösterilmiş; bu kişilerin
"örgüt üyesi" olduğu ve "örgüt üyeleri tarafından yapılacak bu
eylemin iç güvenlik için tehdit oluşturduğu” iddia edilmiştir. Alman makamları;
BKA ve BfV gibi istihbarat örgütleri, haklarında kesinleşmiş hiçbir yargı
kararı bulunmayan kişileri peşinen "örgüt üyesi" ilan ederek evrensel
hukukun en temel ilkesi olan “masumiyet karinesini” ayaklar altına almış ve
açıkça suç işlemiştir. BKA, BfV ve BND gibi kurumların kendi yasadışı
faaliyetlerinin (yasadışı izleme ve fişleme) teşhir edilmesinden duydukları
korku, onları daha büyük bir hukuksuzluğa itmiştir. Bu karar, yasal ve
demokratik faaliyetleri "kriminalize" ederek yasal-demokratik
hakların kullanımını kriminalize etmek, devrimci-demokratik mücadeleyi ve tüm
toplumsal muhalefeti terörize etme stratejisinin bir parçasıdır. Demokratik bir
eylemin "iç güvenliği tehdit ettiği" iddiası, demokratik hak ve
özgürlükleri yok etmek; muhalif sesleri susturmak için kullanılan bayat bir
söylemdir.
BKA, BfV, BND
gibi örgütlerin yasadışı izleme, takip, taciz faaliyetleri ve Alman ceza
kanunundaki 129a ve 129b maddeleri (anti-terör yasaları) uzun süredir Türkiyeli
devrimcilere ve tüm ilerici güçlere karşı bir "hukuk terörü" aracı
olarak kullanılmaktadır. Bu maddeler aracılığıyla oluşturulan "özel
yargılama usulleri", savunma hakkını kısıtlamakta ve siyasi davaları birer
cezalandırma operasyonuna dönüştürmektedir.
129a/b
yasalarıyla uygulanan hukuk terörünün, yasal demokratik faaliyetlerinin
kriminalize edilmesinin; BKA, Anayasayı Koruma Örgütü ve BND gibi istihbarat
örgütlerinin yasadışı izleme, takip ve taciz faaliyetlerinin ve işledikleri
diğer suçların teşhir edilmesinden korkan Alman devleti demokratik bir eylemi
yasaklayarak, demokratik hakların kullanımını bir kez daha kriminalize ederek
gerçek yüzünü bir kez daha göstermiş, “demokratik bir hukuk devleti” olduğu
iddiasının pratikte karşılı olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur.
Alman
devletinin bu keyfiliğine, bu yasadışılığına karşı temel hak ve özgürlüklerin
savunulması için mücadele edilmeli, bu mücadeleye destek verilmeli, mücadele
büyütülmelidir.
BKA, BfV,
BND'nin yasadışı takip ve izleme faaliyetleri yasaklansın!
129a/b
yasalarıyla uygulanan hukuk terörüne son verilsin!
Masumiyet
karinesini yok sayan, demokratik hak ve özgürlükleri gasp eden bu keyfi eylem
yasağına son verilsin!
HALKIN HUKUK
BÜROSU ENTERNASYONAL BÜRO
