Tam da bunları teşhir etmek için
açılacaktı o çadır. Ne Alman halkının ne de Almanya da yaşayan halkların,
gençlerin gerçekleri görmesini istemiyorlar. Bunun korkusudur bu.
Alman polisi diyor ki, ben
istediğimi yaparım, yasaları çiğneyebilirim, seni terörist ilan ederim, 129
yasası gibi faşist bir yasadan yargılarım ama sen bunu söyleme, teşhir etme.
Sineye çek, otur. NSU gibi Nazileri korurum, cinayetlerini örtbas ederim. Onlar
o kadar da tehlikeli değil. Yani dünya halklarına Faşizm gibi kanlı bir
yönetimi getirenler, halkları sırf milliyetlerinden dolayı bile fırınlarda
yakanlar, kurşuna dizenler, onlardan sabun yapanların yolunda gidenler daha az
tehlikeli! Öyle mi?
Hayır değil! Bizde buna izin
vermeyeceğiz!. Bizi keyfi olarak Terörist ilan etmenizi, derneklerimizi,
kurumlarımızı, şarkılarımızı, insanlarımızı kriminalize etmenizi sineye
çekmeyeceğiz!
Bunlara boyun eğmeyeceğiz ve
gerçek yüzünüzü anlatacağız!
Ve bunda ne kadar haklı
olduğumuzun kanıtıdır bu yasağınız!
Alman polisinin bu yasakları, buna
görüntüde bile tahammül edememesi gayrı meşruluğunu gösterir. Biz,
“höt”denildiğinde korkanlardan değil, dünya halklarının direnerek kazandığı tüm
hakların takipçisi, devamcısı ve gasp edilmesi önünde engel olan devrimcileriz!
Ve gerektiğinde direnme hakkımız
içinde direnenleriz!
Bundan kimsenin kuşkusu olmasın!
Almanya da ve Avrupa da olan tüm halklarımız!
Alman polisinin bu keyfiliği
sadece devrimcileri değil Almanya'da yaşayan tüm halkları ilgilendirir. Bu gün
bizi oturum haklarımızla tehdit edenler, her alanda Irkçılığı körükleyip,
göçmen halkların katledilmesine çanak tutanlar aynı merkezden besleniyor. Eli
kanlı NSU sanıklarını koruyup kollayan, katlettiği insanların ailelerine
davalar açıp onları süründüren işte bu bakış açısıdır. Bir ev tutarken bile
ırkçılıkla karşılaşıyoruz. Okuduğumuz okulda ırkçılıkla karşılaşıyoruz.
Emeğimizle yaşadığımız ülkede, haklarımızı eşit koşullarda kullanamıyoruz. En
fazla bürokrasisi olan sözde çok kurallı olan Almanya da kurallara, yasalara
BKA’nın Verfassungsschutz un uyması gerekmiyor. O nedenle de biz yasalarda olan
haklarımızın garantisi için bile direnmek zorundayız. Direnenlerin yanında saf
tutmak zorundayız.
Bizi kendiyle eşit görmeyenlerin
bizim haklarımızı koruduğunu söylemesi yalandan başka bir şey değildir.
Bu yalanlara karşı da direneceğiz!
Daha direniş başlamadan direnişe
saldırmak bize ne anlatır;
Birincisi; zaten haksız
olduklarını bildiklerini,
İkincisi; Gerçeklerden çok
korktuklarını gösterir.
Onların korkularını büyütmeye,
gerçekleri anlatmaya devam edeceğiz.
Herkesi de devrimciler yanında
kendi haklarını korumaya çağırıyoruz!
BASKILAR, YASAKLAMALAR BİZİ
YILDIRAMAZ!
DEMOKRATİK HAKLARINI KULLANMAK SUÇ
DEĞİL ENGELLEMEK SUÇTUR!
BKA VE VERFASSUNGSSCHUTZ
KAPATILSIN!
DEVRİMCİLERLE DEĞİL, HER GÜN ARTAN
IRKÇILARLA UĞRAŞIN!
DEVRİMCİLİK SUÇ DEĞİL GÖREVDİR!
HALKIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
ALMANYA HALK CEPHESİ
