DÜNYA HALKLARININ BAŞ
DÜŞMANI ABD EMPERYALİZMİ VE ONUN ORTADOĞU’DAKİ JANDARMASI İSRAİL İRAN’A
SALDIRDI.
İRAN HALKININ MEŞRU DİNİ
LİDERİ HAMANEY KATLEDİLDİ…
ANTİ-EMPERYALİST CEPHE OLARAK, İRAN HALKLARINA BAŞ
SAĞLIĞI DİLİYORUZ…
EMPERYALİZMİN AÇIK SALDIRGANLIĞIN NEDENİ GÜCÜNDEN DEĞİL,
AKSİNE GÜÇSÜZLÜĞÜNDENDİR. DERİNLEŞEN BÜYÜK KRİZİNDENDİR.
BÜYÜK BİR KRİZ İÇERİSİNDE SERMAYE BİRİKİMİNİ KAYBETMEKTEN KORKAN EMPERYALİZM
SALDIRGANLAŞIR!
ABD’NİN HİÇ BİR KURAL
TANIMAKSIZIN SALDIRGANLIĞININ NEDENİ KORKUSUNDANDIR!
KORKU VE DİZGİNSİZ
SALDIRGANLIK:
BU BİR PARADOKS DEĞİL,
DİYALEKTİK BİR ZORUNLULUKTUR!
SİSTEM TIKANMIŞTIR, ABD
AÇIK İŞGALLER İLE KAYBEDECEĞİNİ BİLMESİNE RAĞMEN SALDIRMAKTATIR. BAŞKA BİR YOLU KALMAMIŞTIR.
Bilimsel bir perspektifle
bakıldığında; Trump bir "sebep" değil, kapitalizmin genel krizinin
bir "sonucudur". Trump’ın saldırıları
"deli" olduğundan kaynaklı değil, emperyalizmin yapısal
tıkanmışlığın dışa vurmuş halidir.
ABD VE İSRAİL ORTADOĞU’DAN DEFOL!
İRAN HALKI 1979’DA 444 GÜN ABD BÜYÜK
ELÇİLİĞİNİ İŞGAL ETMİŞ VE 52 AMERİKAN AJANINI REHİN ALMIŞTIR. DÜNYA TARİHİNDE
GÖRÜLMEMİŞ BİR DİRENİŞTİR!
İŞTE İRAN HALKININ GÜCÜ BUDUR!
İRAN HALKINA
ÇAĞRIMIZDIR:
DAHA ÖNCE YAPTINIZ, YİNE YAPABİLİRSİNİZ!
İRAN HALKI EMPERYALİST SALDIRGANLIĞA KARŞI,
SOL SOSYALİSTLERİN ÖNCÜLÜĞÜNDE;
ANTİ-EMPERYALİST VE ANTİ-FAŞİST İLKELERLE,
VATAN VE HALK SEVGİSİ TEMELİNDE
BİRLEŞMELİ, SİLAHLANMALI VE SAVAŞMALI,
EMPERYALİZMİ ÜLKELERİNDEN KOVMALIDIR!
DAHA SONRA
KENDİ İÇLERİNDEKİ KENDİ KADERLERİNİ TAYİN HAKKINA KENDİLERİ KARAR VERMELİDİR! AMA
İLK ÖNCE EMPERYALİZME KARŞI VATAN CEPHELERİNDE SAVAŞMALIDIR!
PUSULANIZ
LENİNGRAD,STALİNGRAD, VİETNAM OLSUN!
3 MİLYON
NÜFUSLUK LENİNGRAD’IN 1 MİLYONU AÇLIKTAN ÖLDÜ, 7 YAŞINDAN 70 YAŞINA KADAR
ÖRGÜTLÜ BİR HALK SAVAŞI VERDİ. TESLİM OLMADI, HİTLER FAŞİZMİNİ ÜLKESİNDEN
GÖNDERDİ! İRAN HALKI DA BU GÜCE SAHİPTİR. SOL, SOSYALİSTLER, VATANSEVERLER BU
SAVAŞA ÖNCÜLÜK ETMELİDİR!
Dünya
halklarının baş düşmanı ABD emperyalizmi ve onun Ortadoğu’daki Jandarması
Siyonist İsrail 27 Şubat 2026 tarihinde İran’a açıktan saldırmaya başladı.
Bu
saldırılarda İran’ın meşru lideri Hamaney katledildi.
Öncelikle
İran halklarına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz ve emperyalizmin
saldırıları karşısında İran halkının meşru direnişinin yanında olduğumuzu
belirtmek istiyoruz.
ABD
emperyalizmi 200 yıl önce kullandıkları yöntemlerle bugün yine dünya halklarına
savaş açıyor. Açıktan işgal ediyor, açıktan saldırıyor ve korku yaymaya
çalışıyor. Dünden daha da pervasız saldırıyor.
Neden?
Lenin’in
temel teziyle başlayalım: "Emperyalizm, kapitalizmin çürüyen ve can
çekişen aşamasıdır."
Can çekişen
bir organ, sakin bir şekilde ölümü beklemez; tam tersine, hayatta kalmak için
çevresine en kontrolsüz darbeleri indirir.
Trump’ın
pervasızlığı ve saldırganlığın nedeni ve ABD emperyalizminin İran’a saldırısı da
tam olarak bundan kaynaklıdır.
Marksist-Leninist perspektifte bu bir "paradoks" değil, diyalektik
bir zorunluluktur.
Üretici
güçlerin önündeki engel haline gelen tekelci yapı, statükoyu korumak için
faşist eğilimlere sarılır. Trump'ın "Önce Amerika" (America First)
sloganı, aslında "Önce Amerikan Tekellerinin Kârı" demektir.
Kısaca: Trump, batan bir geminin
kaptanıdır; gemideki delikleri yamamak yerine, yandaki sandalları batırarak
suyun yükselmesini engellemeye çalışmaktadır.
Mao’nun da
vurguladığı gibi, emperyalizm stratejik olarak "kağıttan bir kaplan"dır.
Trump’ın saldırganlığı, ABD'nin artık
dünyayı ikna edememesinin, sadece tehdit
edebilmesinin bir sonucudur.
Lenin’in
işaret ettiği "tekellerin mutlak
egemenliği" ile "serbest
rekabetin ölümü" arasındaki o sancılı boşluktan doğuyor bu saldırı. Saldırılar, sistemin kurtarıcısı değil,
sistemin iflasının yüksek sesli ilanıdır.
Bilimsel bir perspektifle
bakıldığında; Trump bir "sebep" değil, kapitalizmin genel krizinin
bir "sonucudur". Trump’ın saldırıları "deli" olduğundan kaynaklı değil,
emperyalizmin yapısal tıkanmışlığın dışa vurmuş halidir.
Emperyalizm,
dünyayı ekonomik olarak tamamen kontrol edebildiği dönemlerde
"liberalizm", "demokrasi" ve "insan hakları"
maskesini takar. Çünkü sistem tıkır tıkır işliyordur; zor kullanmaya gerek
yoktur. Ancak kâr oranları düştüğünde ve pazar payı daraldığında, o maske düşer
ve altındaki zor aygıtı
(militarizm ve şovenizm) çıplak kalır.
Lenin,
emperyalizmin karakteristik özelliğinin mali
sermayenin asalaklığı olduğunu söyler. Üretimden kopan, sadece
borçlandırarak ve haraç keserek yaşayan bir dev, aslında kof bir devdir.
Kısaca:
Trump, kumar masasında tüm fişlerini kaybetmek üzere olan ama masayı devirerek
herkesi korkutup paraları toplama telaşındaki eski zengindir.
Güçlü
görünen bu "delice" hamleler, aslında sermaye birikim modelinin
dünyadaki rakipleri karşısında artık rekabet edemediğinin itirafıdır.
Sonuç olarak; Saldırganlık
güçten değil, egemenliğin meşruiyet kaybından beslenir.
Görünüşteki pervasızlığın özü, korku ve
zayıflıktır. Çünkü Sistemin rızayla yönetme
kabiliyeti bitmiştir.
Lenin,
emperyalist güçler arasındaki dengenin sürekli değiştiğini ve bu değişimin
kaçınılmaz olarak "şiddetli
çatışmalara" yol açacağını vurgular: "Eski güç dengesi ile
yeni güç dengesi arasındaki uyuşmazlığın çözümü, ancak zor kullanılarak
mümkündür."
ABD artık
"tek kutuplu" dünyanın mutlak efendisi değildir ve güç kaybettikçe,
elindeki mevzileri korumak için "kuralsız" oynamaya başlar.
Pervasızlık, kuralları koyan ama artık o
kurallarla kazanamayan bir gücün meşruiyet
krizidir.
Kısaca: Trump, altındaki zemin kayan
bir devdir; düşerken tutunmaya çalıştığı her şeyi beraberinde aşağı çeker.
İşte bu yüzden ‘kurallar bitti’ diyorlar Münih
konferansında. Artık uluslararası
anlaşmalar, kurumlar, ittifaklara ihtiyaç duymuyor ABD
ve bu nedenle Birleşmiş Milletlere bağlı ve bağlı olmayan toplam 66 kurumdan çekilme
kararı alıyor. Çünkü artık "demokrasi maskesine" ihtiyacı yoktur, zorbalıkla
kar arayışındadır.
Lenin; "Devrimci
durumlar ancak egemen sınıfların artık eskisi gibi yönetemediği yerde
doğar." Diyor.
Trump, burjuvazinin artık "eskisi
gibi yönetemediğinin" dünya çapındaki en büyük kanıtıdır.
"Yıkılacak duvarın gölgesi büyük olur" ama o gölge kimseyi korumaz.
Emperyalizm
üçüncü bunalım döneminde, dünyanın 3’te biri kızıllaşırken, açık işgallerden
sonuç alamadığı için vaz geçmiş, yeni sömürgecilik yöntemlerine başvurmuştur.
Yeni
sömürgecilik ile kendi işbirlikçilerini yaratıyor, işbirliğini derinleştiriyor.
Fakat şimdi krizin
sürekli derinleşmesi ve sermaye birikimini ihraç edemiyor olması, onu hasta
yatağında can çekiştiriyor. Paylaşılmayan pazarlara göz dikiyor ve henüz yeni
sömürgeleştiremediği ülkelere açıktan saldırıyor.
200 yıl önce
oluşturdukları Monroe doktrinine başvurmak zorunda kalıyorlar.
Açık saldırılar
ve işgaller, ulusal kurtuluş savaşların, devrimlerin, ayaklanmaların önünü açar
ve emperyalizm oralardan mutlaka yenilgiyle çıkar. Tıpkı Vietnam’da olduğu
gibi. Emperyalizm ise bunu bildiği
halde, ömrünü uzatabilmek için bu yönteme başvurmak zorunda kalıyor.
Bir Atasözü
der ki, "Zor kapıdan girerse, şer bacadan çıkar." Ekonomik rekabetin
bittiği yerde, siyasi haydutluk başlar.
Yani sonuç olarak;
Trump pervasızdır; Çünkü Amerikan hegemonyası artık
"rıza" üretemeyen, sadece "zor" kullanan bir aşamadadır.
Gümrük duvarlarını yükseltir; Çünkü serbest ticaret artık ABD
tekellerinin değil, yükselen rakiplerin (Çin vb.) işine yaramaktadır.
Uluslararası anlaşmalardan çekilir; Çünkü tekelci sermaye, kendi
büyümesine engel olan her türlü "hukuki" bağı pranga olarak görür.
Göçmenlere saldırır; Çünkü içerideki işçi sınıfının
yoksullaşma öfkesini sınıf düşmanından saptıracak bir "günah keçisi"
lazımdır.
"Kağıttan kaplan"
gibi gürler; Çünkü stratejik
derinliğini kaybeden güçler, taktiksel gürültüyle korku salmaya çalışır.
Venezuela veya İran gibi ülkelere çökmek
ister; Çünkü hammadde
kaynaklarının mutlak kontrolü, can çekişen tekelci sermaye için ölüm-kalım
meselesidir.
Kuralsızdır; Çünkü kurallar, kuralları koyanın
kazandığı sürece geçerlidir.
Kısaca; Trump’ın
pervasızlığı, batan bir gemideki kaptanın, gemiyi batıran deliklere ateş
etmesidir; ateş ederek suyun yükselmesini durduramazsınız.
Ama "Korkunun ecele faydası
yoktur." Amerikan emperyalizmi ne kadar saldırırsa saldırsın, tarihsel
ömrünü tamamlamaktadır.
Bu durumda;
KORKU VE UMUTSUZLUK DEĞİL,
ABD’NİN PERVASIZ SALDIRILARI BİZE
EMPERYALİZMİN SONUNUN GELDİĞİNİ GÖSTERİYOR VE BİZLERİ UMUTLANDIRIYOR.
UMUTLUYUZ ÇÜNKÜ
DİYALEKTİĞİ BİLİYORUZ
UMUTLUYUZ ÇÜNKÜ
KENDİ ÜLKEMİZDE EMPERYALİZME VE FAŞİZME KARŞI DİRENİYORUZ VE SAVAŞIYORUZ
UMUTLUYUZ ÇÜNKÜ
TARİHİN YASALARINI BİLİYORUZ
VE TARİHİN YASALARI BİZDEN YANA;
‘EMPERYALİZM
ÇAĞI, PROLETER DEVRİMLER ÇAĞIDIR’
DİYOR LENİN.
BİZ, ZAFERİN NASIL KAZANILACAĞINI ÇOK
İYİ BİLİYORUZ.
TARİH GÖSTERİYOR Kİ;
EMPERYALİZME KARŞI SADECE
SOSYALİSTLER SONUNA KADAR DİRENEBİLİR,
SADECE SOSYALİSTLER
EMPERYALİZME KARŞI ZAFERLER KAZANABİLİR.
Tıpkı Leningrad’da
olduğu gibi…
900 günlük
kuşatmayı açlığa ve soğuğa rağmen yaran, sosyalistlerin öncülüğünde direnen
Sovyet halklarıdır.
Halk komiteler
ve meclisler ile bir plan ve program çıkaran sosyalistler, Leningrad
kuşatmasında halkın yaratıcılığı ve fedakârlığı ile faşizmi tüm zorluklara
rağmen yenmiştir. Kuşatmada 3 milyonluk Leningrad halkının 1 milyonu açlıktan
ölmüştür. Tarihe en uzun ve yıkıcı kuşatma olarak geçmiştir ama doğru bir plan
ve programla zaferi kazanma onuru sosyalistlerin olmuştur ve kuşatma
yarılmıştır.
Nasıl?
Leningrad’da
sosyalistlerin öncülüğünde bir HALK
SAVAŞI örgütlenmiştir.
Sovyetler,
yani HALK MECLİSLERİ kurulmuştur.
Ev ev savunmalar
örgütlenmiştir,
Demiryollarında
raylar sökülmüştür,
Tankların
olası geçme yollarına, 36.000km
uzunluğunda ‘ejderha dişleri’ ile bir savunma hattı inşa edilmiştir,
Kuşatmada
tek geçiş yolu olan Ladoga gölü, yeni erzaklar getirebilmek için
kullanılmıştır. 350 km uzaklıkta
olan erzakı Leningrad’a getirebilmek için önce tekne ile sonra ise gölün don
tutması beklenmiş ve kamyonlarla erzak getirilmiştir. Bu yolda 350 kamyon batmıştır.
İRAN HALKI’NA ÇAĞRIMIZDIR;
İRAN HALKI’DA BUGÜN, EMPERYALİST SALDIRGANLIĞA KARŞI,
ANTİ-EMPERYALİST VE ANTİ-FAŞİST İLKELERLE, VATAN
VE HALK SEVGİSİ TEMELİNDE BİRLEŞMELİ,
SİLAHLANMALI VE SAVAŞMALIDIR.
SADECE BU ŞEKİLDE EMPERYALİZMİ ÜLKELERİNDEN KOVABİLİRLER.
ÖNCELİK, EMPERYALİZMİN İŞGALİNDEN KURTULMAK VE SALDIRILARI
DURDURMAKTIR. SONRASINDA İSE İRAN HALKI, KENDİ KADERİNİ TAYİN HAKKINI KENDİ
VERMELİDİR.
HER HALK KENDİ KADERİNE KENDİSİ SAHİP ÇIKMALIDIR.
İran halkı, İslam devriminden sonra 4 Kasım 1979 yılında,
ABD büyükelçiliğini işgal etti ve 52 Amerikan ajanını rehin aldı. 444 gün süren
işgal, tarihe en uzun süreli rehine eylemi olarak geçti.
İŞTE İRAN HALKININ GÜCÜ
BUDUR.
DAHA ÖNCE YAPTINIZ, YİNE
YAPABİLİRSİNİZ.
İRAN HALKI KENDİ GÜCÜNÜ
GÖRMELİ, KENDİNE GÜVENMELİ VE İNANMALIDIR. HALK KOMİTELERİNİ, VATAN CEPHESİNİ KURARAK SAVAŞMALIDIR.
AMERİKAN KONSOLOSLUKLARINI İŞGAL EDİN!
ABD EMPERYALİZMİN SALDIRILARINA KARŞI, ANTİ-EMPERYALİST
İLKELERLE BİRLEŞİN!
KENDİ VATANINIZ İÇİN DİRENEN VE SAVAŞIN!
BÜTÜN ABD’YE İRAN’I DAR EDİN. GİRDİKLERİNE PİŞMAN EDİN. BU
GÜÇ SİZDE
VAR. KENDİ TARİHİNİZE BAKMANIZ YETERLİ…
İRAN HALKI NASIL DİRENİLMESİ GEREKTİĞİNİ ÇOK İYİ BİLİYOR…
AVRUPA’DAKİ İRANLILARA ÇAĞRIMIZDIR: SİZ DE VATAN CEPHESİNDE
BİRLEŞMELİ, EMPERYALİZME KARŞI SAVAŞMALISINIZ!
SAVAŞABİLMEK İÇİN ANTİ-EMPERYALİST VE VATANSEVER OLMAK
YETERLİDİR.
VATANSEVER TÜM İRANLILAR; VATAN CEPHESİNİ
OLUŞTURUN, İŞGALCİLERİ ÜLKENİZDEN KOVUN!
ANTİ-EMPERYALİST CEPHE
OLARAK, İRAN HALKININ ABD EMPERYALİZMİNE VE SİYONİST İSRAİL’E KARŞI SÜRDÜRDÜĞÜ
VE SÜRDÜRECEĞİ HER TÜRLÜ DİRENİŞİN YANINDAYIZ.
ABD HALKINA VE SOLUNA ÇAĞRIMIZDIR:
VİETNAM’I UNUTMAYIN.
ASKERLERİNİZİN GERİ ÇEKİLMESİ İÇİN ÇAĞRI YAPIN, TEPKİSİZ KALMAYIN. BU GÖREV ABD KOMÜNİST PARTİSİ
NİNDİR!
BUGÜN ABD ASKERLERİ
BÜTÜN DÜNYA’YA İŞGAL,SÖMÜRÜ,ZULÜM GÖTÜRMEKTE.
DÜNYA’DA YAŞANILAN BÜTÜN ACILARIN, KATLİAMLARIN, ZULMÜN SORUMLUSU ABD ORDUSUDUR!
ABD HALKI EZİLEN HALKIN
YANINDA SAF TUTMALIDIR. ASKERLERİNİZİ ÜLKENİZE GERİ ÇAĞIRIN!
DÜNYA HALKLARINA VE İLERİCİ SOL SOSYALİST GÜÇLERE
ÇAĞRIMIZDIR:
İRAN HALKININ YANINDA, ABD EMPERYALİZMİN KARŞISINDA
ULUSLARARASI DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM.
SAFLAR NETTİR, ORTA YOL
YOKTUR!
EMPERYALİZMİN İRAN SALDIRISI TEKRAR M-L HALK
ÖRGÜTLÜLÜKLERİMİZİ, PARTİLERİMİZİ KURMAMIZIN ÖNEMİNİ GÖSTERMİŞTİR.
EMPERYALİZME KARŞI SAVAŞI KAZANMANIN TEK YOLU BUDUR! BU
TARİHSEL BİR ZORUNLULUKTUR. SADECE M-L OLANLAR NİHAİ ZAFERİ KAZANABİLİR!
BUGÜN İRAN’IN BAŞINA GELENLER HERKESİN BAŞINA GELECEKTİR.
KÜRT MİLLİYETÇİ
HAREKETLERİNE ÇAĞRIMIZDIR;
ABD EMPERYALİZMİ VE NATO İLE YAPILACAK OLAN HER TÜRLÜ
ANLAŞMA BAŞTA KÜRT
HALKIMIZA OLMAK ÜZERE, İRAN VE ORTADOĞU HALKLARINA EN BÜYÜK İHANET OLACAKTIR.
ULUSLARIN KADERİNİ TAYYİN HAKKI M-L ÇİZGİDE İRAN HALKI İLE
ORTAK ÇÖZÜLMELİDİR.
KÜRT HALKINA
ÇAĞRIMIZDIR;
Kürt halkı Türkiye faşizmine karşı on binlerce evladını
şehit vermiştir. Türkiye faşizmi ABD’nin uşağıdır. ABD emperyalizmi dünya
halklarının katili ve baş düşmanıdır.
Şehitleriniz adına, ABD emperyalizmi ve İsrail ile işbirliği yapılmasına
izin vermeyin. Kürt halkının direnişçi tarihine leke sürdürmeyin.
UMUTSUZ DEĞİLİZ! EMPERYALİZM YENİLMEYE MAHKUMDUR !
EMPERYALİZME YENME ONURU İSE SADECE SOSYALİSTLERE
AİTTİR!
BİRLEŞELİM, SAVAŞALIM VE KAZANALIM!
İmzacılar;
ANTİ EMPERYALİST CEPHE
Halk Cephesi ( Türkiye )




