1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Avusturya Viyana Dayanışma Kültür Evi Mart Ayı Sinema Akşamında "Düşüş Üzerine" Filminde Buluşalım

📇TARİH: 20 Mart 2026 CUMA

⌚️BAŞLAMA SAATİ: 19.00

📬ADRES: Moosbruggergasse 2/2

1120 VİYANA.

 

🎬FİLMİN KÜNYESİ:

ON FALLİNG...[Düşüş Üzerine]

📽Yön: Laura Carreira

👨👩‍🦰Oyn: Joana Santos, Neil Leiper,

Ola Forman...

 

Filmin başkahramanı, İskoçya’daki büyük bir lojistik depoda çalışan Portekizli göçmen işçi Aurora adlı genç bir kadın. Aurora’nın depodaki günlük emeği, üretim ve dağıtım sürecinin bütününden koparılmış, parçalanmış ve anlamdan arındırılmış.

 

Tekrar eden bedensel hareketler, barkod tarama cihazları, kronometrelerle ölçülen zaman ve algoritmik performans değerlendirmeleri, onu kendi emeğine yabancılaştırırken sömürüyü de katmerlendiriyor.

 

Depodaki tüm işçiler, bu sömürü çarkının ortak parçaları olmalarına rağmen sınıfsal bilinç açısından birbirlerinden kopuk; kendi aralarındaki ilişkiler tamamen yüzeysel, geçici ve kırılgan.

 

Bu atomizasyon, işçilerin sömürünün kolektif karakterini kavranmasını engellerken bireyselleşmeyi, yalnızlığı ve çaresizliği de pekiştiriyor.

 

Kapitalist düzenin sömürü motoru olan emek-değer ilişkisi, film boyunca çarpıcı ama sade detaylarla ortaya konulmuş.

 

Örneğin, yüksek performansla çalıştığı bir dönemin sonunda Aurora’ya müdürü, onur kırıcı bir biçimde masadan istediği bir çikolatayı ödül olarak alabileceğini söylüyor.

 

Başka sahnede ise şirket, rekor kârları açıklamak üzere işçileri topladığında onlara kek dağıtıyor. Yine aynı sahnede, şirket yetkilisinin deniz hayvanlarını korumaya yönelik sosyal sorumluluk projeleriyle övünmesi, buna karşılık işçilerin ay sonunda öğle yemeği parasını denkleştiremedikleri için kraker çalmak zorunda kalmaları, sermayenin maskesini düşürüyor.

 

Hepsi işçilerin yarattığı toplam artı-değer ile bundan aldıkları pay arasındaki uçurumu sembolize eden sarsıcı kesitler olarak karşımıza çıkıyor.

 

Yabancılaşma, Aurora’nın iş dışı günlük yaşamında da derinleşiyor.

 

Kaldığı paylaşımlı işçi yurdundaki kopuk ikili ilişkiler, telefon ekranına bağımlı hale getirilmiş bireyler, yalnızlık ve amaçsızlık hissi, düzenin yalnızca iş saatlerini değil tüm yaşamı kuşattığını hissettiriyor.

 

İş, adeta yaşamın bir parçası olmaktan çıkarak yaşamın kendisi haline geliyor ve kapitalist üretim ilişkileri, bireyin zamanını olduğu kadar ruhsal dünyasını da tarumar ediyor.

 

Yaşama sevincini yitirmiş, potansiyelini gerçekleştirecek zamanı, parayı ve enerjiyi bulamayan işçi sınıfının durumu sarsıcı bir biçimde beyaz perdeye yansıtılıyor.

 

Portekizli yönetmen, hikâye anlatısında bilinçli olarak dramatik zirvelerden kaçınmış.

 

Bu tercihi, aslında filmin politik gücünü zayıflatmak yerine güçlendirmiş; çünkü düzenin yarattığı çöküşün ve yıkımın ani bir düşüş değil, adım adım ve sessizce ilerleyen bir süreç olduğunu izleyiciye gösteriyor...

 

Yalnızlığın, yoksulluğun ve yaşanamayan hayatların çarpıcı biçimde aktarıldığı bu önemli eseri halkımıza şiddetle öneriyoruz...

 

İyi Seyirler...

 

19.03.2026

 

VİYANA DAYANIŞMA KÜLTÜR EVİ.

(VİYEV-WİHAUS)

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.