Dünyanın merkezi direnişin olduğu yerdedir. Hayatın nabzı, direnişin olduğu yerde atar.
Anadolu'da
hayatın nabzı kuyu tipi tecrit hücrelerinde ve Ankara Yüksel Caddesi’nde
atıyor. Dünyanın merkezi, Tecrite karşı açlık grevleri ile direnen Özgür
tutsaklar ve evlatlarının taleplerinin
kabul edilmesi için direnen TAYAD’lı ailelerdir.
Dünyanın bir
başka merkezi Ortadoğu'da..
Gazze'de işgale
ve soykırıma direnen Filistin halkı ve ABD emperyalizminin saldırganlığına
karşı direnen İran ve Lübnan halkları dünyanın merkezidir.
Avrupa'da
ise, Fransa’nın göbeğinde, Paris'te
Zehra Kurtay'ın oturum hakkı talebiyle başlattığı direniştir dünyanın merkezi.
Almanya'da da
bir direniş mevziisi var. Dünyanın bir merkezi daha oluştu. Artık hayatın nabzı
Almanya'nın Bochum şehrinde de atıyor.
Bochum
Üniversitesi önünde Almanya'da yasa dışı faaliyet yürüten gizli servislere
karşı bir direniş çadırı kuruldu.
Emperyalizme
karşı irili ufaklı tüm direnişleri birleştirmek anti-emperyalist bir görevdir.
Çünkü Emperyalizme karşı direniş mevziisinde kazanılan her zafer, dünya
halklarının zaferi, her yenilgi, hepimizin yenilgisidir.
Bu neden,
Bochum Üniversitesi önündeki direniş çadırında, direnişin 9 gününde, Kuyu Tipi
Hapishanelerde direnen Özgür tutsaklar selamlandı.
Almanya'da
faşizme karşı mücadele yıllardır Kriminalize ediliyor.
Ama biz Türkiyeli
devrimciler olarak, faşizme karşı mücadelenin onurunu her yerde taşımaya devam
ediyoruz.
Devrimcilik
Yapmak Suç Değil Görevdir!
Devrimcileri
Kriminalize eden, yalanlarla dolu on binlerce sayfa raporlar hazırlayan,
mahkemelerde devrimcilerin aleyhine ifade veren Verfassungsschutz kapatılsın ve
BKA'nin yaşa dışı takip-izleme faaliyetleri Yasaklansın!
Kuyu tipi
hapishaneler kapatılsın!
Direne
Direne Kazanacağız!
