Direnişçi Tutsakların Sesi Olalım!
Basına Ve Kamuoyuna
Kuyu tipi hapishanelerdeki tecrit ve imha politikalarına
karşı başlatılan süresiz açlık grevi direnişi bugün ölümün kıyısındaki en
kritik eşiği aşmıştır. Direnişinin 265. gününde olan Gürkan Türkoğlu, bilinci
kapandıktan sonra kendi iradesi dışında yapılan zorla müdahaleyle yoğun bakıma
alındı. Kendine geldiğinde serumları söküp atan Gürkan, bu direnişine karşılık
yatağa bağlandı, eli kelepçelendi. Şu anda tamamen güçten düşmüş, yaşam
mücadelesi veriyor.
Aynı direnişi kararlılıkla sürdüren Tahsin Sağaltıcı (265.
gün) ve Hüseyin Özen (245. gün) ise her an aynı tehditle karşı karşıya.
Gürkan'a yapılan işkenceyi gören Tahsin Sağaltıcı, suyu ve şekeri kesmiştir.
Sağlık durumu zaten kritik olan Tahsin, bu kararla ölüme bir adım daha
yaklaşmıştır. Artık kaybedecek bir dakika, hatta bir saniye bile yok!
Birçok kez bunun için Mail atılmış ve Hastane Aranılmıştır.
Zorla Müdahale Yaşatmak Değil, Katletmektir!
Kişinin rızası dışında yapılan her müdahale işkencedir.
Gürkan Türkoğlu kendine geldiğinde bile iradesini ortaya koydu, serumları söküp
attı — ama buna bile tahammül edilmedi, yatağa zincirlendi, eli kelepçelendi.
Geçmişte Mustafa Koçak'ta ve nice devrimci tutsakta gördüğümüz gibi; zorla
müdahale tedavi değil, bedenin ve zihnin bütünlüğüne yapılan ağır bir
saldırıdır.
Erimiş bedenlere onlarca kez iğne batırılması, ellerin ve
ayakların yatağa zincirlenmesi insanlık onuruna sığmaz. Bu uygulama, tutsakları
yaşatmak için değil, onları ifadesizleştirerek "yaşayan ölülere"
dönüştürmek içindir. Bu bir yok etme politikasıdır. Bu katlettirmektir.
Artık Zamanın Anlamı Kalmadı!
Tahsin Sağaltıcı suyu ve şekeri kesti. Ölüme tutunan pamuk
ipliği kopmak üzere. Bu iplik koptuğunda zamanın hiçbir anlamı kalmayacak. Ne
yapılacaksa şimdi yapılmalıdır!
Taleplerimiz Net ve Acildir:
1. Gürkan Türkoğlu, Tahsin Sağaltıcı ve Hüseyin Özen
üzerindeki zorla müdahale işkencesine derhal son verilmelidir!
2. Tutsakların haklı talepleri kabul edilmeli; tecrit
politikalarından vazgeçilmelidir.
3. Tutsaklar, hastane koridorlarında ölüme terk edilmek
yerine, yoldaşlarının yanına, insan onuruna yakışır koşullara sevk edilmelidir.

Ses Çıkar! Sessiz Kalma!
Tüm halkımızı bu cinayete "dur" demeye
çağırıyoruz. Herkesi destek videoları çekmeye, eylemler yapmaya, Adalet
Bakanlığı'na, Antalya Kuyu Tipi Hapishanesi'ne ve hastaneye aramaya
çağırıyoruz:
• Antalya Şehir
Hastanesi: +90 242 455 53 53
• Adalet Bakanlığı:
+90 312 417 77 70 | Faks: +90 312 419 33 70 | info@adalet.gov.tr
• Antalya Yüksek
Güvenlikli Hapishane: +90 242 423 13 35
SESSİZ KALMAK SUÇLARINA ORTAK OLMAKTIR
