Türkiye hapishanelerinde uygulanan tecrit politikaları, bugün insanlık onuruna ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı en ağır biçimiyle sürdürülmektedir. “Yüksek güvenlikli” adı altında açılan S, R, Y ve “Kuyu Tipi” hapishaneler, tutsakları insandan, toplumdan ve yaşamdan koparmayı hedefleyen mutlak tecrit merkezleridir. Bu mekanlar, infaz kurumu olmanın çok ötesine geçerek; tutsakların iradesini kırmayı ve onları teslim almayı amaçlayan birer işkence haneye dönüştürülmüştür.
Antalya YGC Kuyu Tipi Hapishanesi’nde bulunan Tahsin
Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen, insani koşullarda yaşama ve başka
hapishanelere sevk edilme talebiyle başlattıkları süresiz açlık grevi
direnişini tam 268 gündür büyük bir kararlılıkla sürdürmektedir. Tutsakların
bedenleri erimekte, ancak yaşam iradeleri her geçen gün güçlenmektedir. Tek
talepleri vardır: Tecrit olmayan, daha insani koşullarda yaşamlarını
sürdürebilecekleri hapishanelere sevk edilmek!
ZORLA MÜDAHALE "TEDAVİ" DEĞİL, İNSANLIK
SUÇUDUR!
Bu haklı ve karşılanabilir taleplere yanıt vermek yerine, 11
Nisan günü açlık grevinin 261. gününde tutsaklar iradeleri dışında Antalya
Şehir Hastanesi’ne zorla götürülmüşlerdir. Tutsakların hastaneye gitme yönünde
hiçbir talebi yoktur. Buna rağmen yapılan bu dayatma, "tedavi"
maskesi altında "zorla müdahale" anlamına gelmektedir.
Zorla müdahale, kişinin iradesini yok sayan ve bedensel
bütünlüğüne ağır saldırı niteliği taşıyan bir işkence yöntemidir. Geçmişte,
2000 yılı ölüm orucu süreçlerinde yaşanan zorla müdahalelerin yüzlerce insanda
nasıl geri dönüşü olmayan fiziksel ve zihinsel tahribatlara (Wernicke-Korsakoff
vb.) yol açtığı hafızalarımızda tazedir. Dünya Tabipler Birliği Malta
Bildirgesi’ne göre de kişinin rızası olmaksızın yapılan müdahale suçtur.
Bilinçli bir tercih olduğu açık olan bu uygulamadan derhal vazgeçilmelidir.
80 YAŞINDAKİ ANALARA KELEPÇE VURULAMAZ!
11 Nisan’da evlatlarının yaşam hakkını savunmak için ses
çıkaran TAYAD’lı aileler; Hilal Sağaltıcı, Lütfiye Türkoğlu, İsmail Özen ve
Ferdi Sarıkaya işkenceyle gözaltına alınmıştır. 80 yaşındaki anne ve babaların
evlatları için gösterdiği demokratik tepkiye tahammül edemeyen bu sistem,
acizliğini bir kez daha kanıtlamıştır. Ailelerimize yönelik bu saldırı kabul
edilemez; anaların öfkesi karşısında hiçbir baskı sonuç vermeyecektir.
ACİL TALEPLERİMİZ:
1. Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen’in
talepleri derhal kabul edilmeli, taleplerine uygun hapishanelere sevkleri
sağlanmalıdır.
2. Zorla müdahale işkencesine ve tehdidine derhal son
verilmelidir.
3. Evlatlarının yaşamı için direnen ve hukuksuzca gözaltına
alınan ailelerimiz serbest bırakılmalıdır.
Hükümeti ve Adalet Bakanlığı’nı uyarıyoruz: Tutsakların
yaşamından ve sağlığından doğrudan siz sorumlusunuz. Tecrit öldürür, dayanışma
yaşatır!
TECRİT İŞKENCEDİR, TECRİDE SON!
ZORLA MÜDAHALE CİNAYETTİR!
TAYAD’LI AİLELER ONURUMUZDUR!
ANALARIN ÖFKESİ KATİLLERİ BOĞACAK!
KAHROLSUN FAŞİZM, YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
.jpeg)
.jpeg)