Articles by "Almanya temel haklar derneği"

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli
Almanya temel haklar derneği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


Filistin’e Gidiyoruz Kampanyası Çerçevesinde Almanya’nın Köln şehrinde kitle çalışmasına devam ediyoruz! 

Sokak sokak, ev ev gezerek halkımıza ulaşacağız.
Anadolu halklarıyız ve Filistin’e gidiyoruz. Filistin halkına can olmaya gidiyoruz! Sen de katıl!
Uzun Yürüyüşümüz 20 Eylül’de Berlin’de Başlayacak!

Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği


Temel Haklar Ve Özgürlükler Derneği olarak 20 Ağustos Çarşamba günü Köln'ün Ehrenfeld mahallesinde kapı çalışması ve posta kutusu çalışması yapıldı. 2'si Alman olmak Toplamda 6 eve girildi. Filistin'e gidiş ve kampanya anlatıldı. 

Ayrıca posta kutularına bildiri bırakıldı. 50 Türkçe, 35 Almanca bildiri 1 saatlik çalışmada bitirildi.










20 Ağustos Çarşamba günü Temel Haklar ve Özgürlükler derneğinde Halk Okulu Dergisinin 301. sayısından ilk önce on ve arka kapaklar daha sonrasında ise baş yazı okundu. 

Baş yazının konusu “Sosyal Demokrasi” 

Mussolinileri, Hitlerleri, Recep Tayyip Erdoğanları yaratan, büyüten, destekleyen ve meşrulaştıran sosyal demokrasi olmuştur. Ülkemizde sosyal demokrasinin temsilcisi CHP aynı halk düşmanlığının devamcısıdır. CHP halklar nezdinde bir umut olamaz çünkü sosyal demokrasinin devamcısı halk için hiçbir şey yapamaz, yapmaz çünkü isteği o yönde değildir. Halkı dizginlemek ve direnişleri büyütmemektir CHP’nin amacı. Bu nedenle çözüm CHP değil, Halk Meclislerinde örgütlenmektir.










 


15 Ağustos tarihinde, Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği’nin bulunduğu Köln Ehrenfeld semtinde, Filistin için kitle çalışması yapıldı. Esnaflara ve Köln’deki büyük camiye gidildi. Filistin’e gidiş kampanyası anlatıldı ve afişler asıldı. Ayrıca dayanışma çağrısı da yapıldı. Herkes çok olumlu karşıladı ve dayanışmada bulunacaklarını söylediler. Toplam 10 esnafa girildi ve 20 afiş asıldı.



FİLİSTİN’E GİDİYORUZ! SEN DE KATIL

TEMEL HAKLAR VE ÖZGÜRLÜKLER DERNEĞİ OLARAK, TÜM DÜNYA HALKLARINA ÇAĞRIMIZDIR: FİLİSTİN’E GİTMELİYİZ!

Yüreklere ateş

Geceye ışık

Uçan kuşa kanat

Hayata kanal olmaya gitmeliyiz

DÜNYADA HER 6 SANİYEDE BİR ÇOCUK AÇLIKTAN ÖLDÜRÜLÜYOR

FİLİSTİN’DE ÇOCUKLAR AÇLIKTAN ÖLÜYOR

Filistin’de çocukları öldürenlerin karşısında BİZ varız!

İsrail bir faredir

Bakmayın Aslan takıldı yaptığına…

Halkların örgütlü mücadelesi karşısında, lağım faresi kendini aslan sansa ne çıkar?

Korkmuyor Filistin halkı ondan.

Filistin’e “Ya vatan ya açlık” diyor emperyalizm ve Siyonizm.

Bu açlık başka bir açlık…

“VATANSIZ KALMAKTANSA AÇLIKTAN ÖLÜRÜZ” diyor Filistin!

Aslanı ormandan AÇLIK çıkarırmış

Aslan ormandan çıktı!

FİLİSTİN’DE AÇLIĞIN SORUMLUSU; EMPERYALİZM VE SİYONİZMDİR!

Halk için en tehlikeli olan açlık-sefalet değil, UMUTSUZLUKTUR

FİLİSTİN HALKI, UMUDU BÜYÜTMEK İÇİN AÇLIKTAN ÖLÜYOR…

Çocuklar hayata alışamadan ölümle tanışıyorlar.

Ama biz biliyoruz ki

Düşmanın her zaman zayıf bir tarafı vardır.

Onun zayıf, bizim güçlü yanımız; DAYANIŞMADIR, TARİHSEL VE SİYASAL HAKLILIĞIMIZDIR!

FİLİSTİN HALKINA CAN OLMAK İÇİN FİLİSTİN’E GİDİYORUZ!


 
Almanya Temel Haklar ve Özgürlükler Derneğinde Halk Okulu Dergisi Topluca Okunmaya Devam Ediliyor!

2025 Aile Gençlik ve Çocuk Yaz Tatil Kampından sonra dernekte bir araya gelen Avrupa Dev-Gençliler, Temel Haklar ve Özgürlükler Derneğinin programı olan dergi okumalarına katılıyor.

13 ve 14 Ağustos’ta topluca yapılan kahvaltı sonrası, Avrupa Dev-Gençliler Halk Okulu dergisinden yazılar okudular ve yazılar hakkında sohbet ettiler

Alman anti-faşist Marja T. Mayıs 2023’te Macaristan’da Nazilerin “Şeref Yürüyüşüne” karşı Budapeşte’de eyleme katılıp, Nazileri dövdüğü iddiasıyla Almanya’da yaklaşık 1 yıl önce tutuklandı. Alman emperyalizmi Maga’yı Macaristan’a gönderdi. Orada bir yılı aşkın süredir insan onurunu ayaklar altına alan kötü hapishane koşullarında ve 23 saat tek başına tecrit altında tutuluyor.

Bir buçuk ay önce, Maja, Tecrite karşı ve tutukluluğunu Almanya’da ev hapisinde sürdürebilme talebiyle açlık grevine başlamıştı.

40 gün süren açlık grevinde kalp yetmezliği başladı ve Maja Almanya Dışişleri bakanının “bir şeyler yapacağız” demesinin sonucunda direnişini sonlandırma kararı aldı.


16 Temmuz’da ise, Maja’nın babası Wolfram Jarosch, “Açlık Yürüyüşüne” başladı.

Maja’nın Almanya’dayken tutuklu bulunduğu Dresden hapishanesinden, bugün tutsak olduğu Budapeşte hapishanesine kadar açlık grevi yaparak yürüyeceğini açıkladı.

Bugün yürüyüşünün 4. Gününde ve 200km’yi geride bırakmış durumda.

Ayrıca bir süredir Almanya Dışişleri Bakanlığı önünde Maja’nın yoldaşları Adalet nöbeti tutmakta.

“Maja’yı kurtaralım kampında basın açıklamaları yapılıyor, sloganlar atılıyor, bilgilendirme yapılıyor.

Aynı zamanda ZDF gibi burjuva medyaları işgal edilerek, onları haber yapmaya, Maja’nın sesi olmaya zorluyorlar.

Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği olarak, Baba Wolfram’ın ve Berlin’de Dışişleri Bakanlığı önünde direnenlerin yanında olduğumuzu belirtmek istiyoruz.

Maja’nın tecrit koşullarının kalkması ve Almanya’ya geri dönmesi için mücadele etmek en meşru haktır. Çünkü Tecrit insanlık suçudur. Tecrit işkencedir ve ölümdür.

Bizler, Türkiye’de bir NATO kararı olarak, “Ya Düşünce Değişikliği Ya Ölüm” saldırısıyla uygulanan Tecrite karşı açlık grevi yapan ve bu direnişte ömürlerini veren devrimci tutsakların yoldaşlarıyız.

Türkiye’de devrimci tutsaklar bugün hala Tecrite karşı direnmekte.

Yeni açılan yüksek güvenlikli “kuyu tipi” hapishanelere karşı, bir Grup Yorum üyesi ve toplam 6 devrimci tutsak, “Ya Direneceğiz ya da delireceğiz.” diyerek açlık grevinde Tecrite karşı direniyorlar.

Devrimci tutsakları hapishanelerde “delirtmek”, düşüncelerinden vazgeçirmek ve tasfiye etmek istiyorlar.

Marja için de aynısı geçerlidir. Maja’nın pişman olmasını ve boyun eğmesini istiyorlar. Bu şekilde anti-faşist mücadeleyi kırmak ve geriletmek istiyorlar.

Maja için mahkeme tarafından, açlık grevi gerekçe gösterilerek ev hapsine ret kararı verilmiş.

Baba Wolfram’ın açıkladığı gibi ; Maja boyun eğmediği için, işbirliği yapmadığı için cezalandırılmak isteniyor. Direniş tüm anti-faşistlere örnek ve umut olduğu için cezalandırmak istiyorlar. Kimse direnmeye cesaret etmesin istiyorlar.

Buna izin vermeyeceğiz!

Tarihimizden biliyoruz ki; faşizme karşı savaşmaktan başka kurtuluş, direnmekten başka yol yoktur.

Tüm haklarımızı sadece direnerek kazanabilir, direnerek koruyabiliriz.

Bizler yasa değil, hak savunucularıyız ve diyoruz ki; direnme hakkı tüm hakların yaratıcısıdır.

Maja’nın direnme hakkını kullanması kriminalize edilemez!

Almanya Dışişleri bakanlığına sesleniyoruz; Maja’nın taleplerini kabul edin!

Tecrite derhal son verilsin ve Maja serbest bırakılsın!

Nazilere karşı mücadele suç sayılamaz!

Onlar bizim evlerimizi kundaklarken, onlar sokak ortasında bize saldırırken, bizleri kurşunlayarak öldürürken, bizim Nazilere karşı her türlü mücadelemiz haklı ve meşrudur.

Nazilere karşı kendimizi korumak en temel hakkımızdır!

Anti-faşistler değil, katil Naziler yargılanmalı!

Baba Wolfram’a, Berlin’deki direnişçilere ve boyun eğmeyen Maja’ya Selamlar!

Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!

Almanya Temel Haklar ve Özgürlükler

 


Siyasi İltica Hakkı İçin Süresiz Açlık Grevinde Olan Halkın Avukatı Günay Dağ’ın Talepleri Kabul Edilsin!

5 yıldır Yunanistan’da yaşayan Türkiyeli Devrimci Avukat Günay Dağ, yaklaşık 3 ay önce yıllardır tanınmayan oturum ve pasaport hakkı için Yunanistan Göç ve İltica Bakanlığı önünde direnmekteydi.

Bu direniş sürerken, İşbirlikçi Yunan hükümeti, Devrimci Avukat Günay Dağ’ın daha önce kazandığı siyasi iltica hakkını da,  „Ulusal güvenlik için tehdit oluşturduğu“ iddiasıyla, siyasi ve hukuksuz bir kararla gasp etti.

Nasıl bir siyasi karardı bu ve Siyasi iltica hakkının gasp edilmesi neden hukuksuzdur?

Günay Dağ, sıradan bir avukat değil elbette. Türkiye’de yaşadığı siyasi baskılar ve hakkında açılan siyasi kovuşturmalar nedeniyle Yunanistan’a gelerek siyasi iltica hakkını kullanan ve 5 yıldır Atina’da politik mülteci olarak yaşayan Halkın Hukuk Bürosu ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi bir avukat.

Günay Dağ, adil yargılanma hakkı için Türkiye hapishanelerinde ölüm orucu direnişi yaparak şehit düşen Ebru Timtik’in yoldaşı ve onun adalet mücadelesini sürdüren devrimci bir avukat. Yani Günay Dağ, halkın avukatlığını yaptığı için işbirlikçi Yunan hükümetinin hedefinde olan bir devrimci. Fakat siyasi iltica hakkının gasp edilmesi, başta 1951 Cenevre Sözleşmesi olmak üzere Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa Birliği hukukunun sığınma hakkını güvence altına alan hükümlerine açıkça aykırıdır. Günay Dağ’ın “Ulusal güvenlik için tehdit oluşturduğu“ iddiası Yunanistan devletinin Türkiye faşizmiyle işbirliğinin bir sonucudur.

Türkiyeli devrimci avukat Günay Dağ siyasi iltica hakkının keyfi ve hukuka aykırı olarak gasp edilmesine karşı 12 Mayıs’ta Süresiz Açlık Grevine Başladı ve bugün itibariyle (17.07.2025) direnişinin 67. Gününde.

Direnişin beraberinde getirdiği tansiyon ve nabız düşüklüğü, ağız içi yaralar ve böbreklerde işlev bozukluğu durumun ciddiyetini bizlere gösteriyor.

Günay Dağ direnişini, siyasi iltica hakkını kazanana kadar sürdüreceğini kararlı bir şekilde belirtiyor.

O da tıpkı Ebru Timtik gibi “Avukat ölse bile, mezarında hak arar!” Diyor ve siyasi iltica hakkı gibi temel haklarımızın gasp edilmesine karşı canını cübbe yapıyor.

Yani sadece kendi için değil, başta Avrupa ülkelerinde siyasi iltica hakkı ile yaşayan ve her an aynı hukuksuzlukla karşı karşıya olabilecek herkes için direniyor.

Günay Dağ’ya sahip çıkmak, onunla birlikte temel haklarımız için direnmek ve adaletsizliklere boyun eğmemek her birimizin görevidir.

Bizler de, Almanya Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği emekçileri olarak, tüm halkımızı Avukatımız Günay Dağ’ın direnişini sahiplenmeye çağıyoruz.

 

Yıllarca bizlerin, halk çocuklarının avukatlığını yapan Günay Dağ, bugün gücünü bizden, halktan alıyor.

Devrimci Avukatlar bizlere yasa değil, hak savunucu olmayı öğrettiler.

Hak alma bilinciyle Günay Dağ’ya sahip çıkalım!

Siyasi iltica hakkı, oturum ve pasaport hakkı Temel hakkımızdır ve gasp edilemez!

Günay Dağ’ın Talepleri Kabul Edilsin, Siyasi İltica Hakkı ve Oturum Hakkı Derhal Geri Verilsin!

 

Almanya Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği


Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği’nden Açıklama

Sivas’ın Hesabını Sadece Acısını Yaşayanlar Sorabilir! 

HALK !

2 Temmuz 1993’te Sivas’ta 33 aydını diri diri yakanlar hâlâ cezalandırılmadı. Aradan geçen 31 yıla rağmen bu katliamın hesabı sorulmadı. Aksine, katiller ödüllendirildi, serbest bırakıldı, Almanya dahil olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde “iş insanı” olarak yaşamaya devam ediyorlar.

Bazıları döner dükkanları işletiyor, bazıları normal yaşamlarına devam ediyor. Bunların bir kısmının Almanya’da elini kolunu sallayarak dolaşabilmesi, sadece Türkiye devletinin değil, Alman devletinin de bu katliamın siyasi ortağı olduğunun göstergesidir.

Sivas katliamı ne bir “linç öfkesi” ne de bir “kitle galeyanıdır”. Bu bir devlet organizasyonudur.

2 Temmuz’da Madımak Oteli’nde yanan sadece 33 insan yanmadı, Anadolu halklarının ciğerini yaktılar.

Katliamdan sonra yaşanan süreç, yargının suçluları koruduğu, zaman aşımı ile katilleri ödüllendirdiği bir adaletsizlik tarihidir.

Bugün hala bu ülkede Sivas’ta halkın gözünün önünde diri diri yakılanların failleri aramızda, ama sorumlular serbest!

Katleden faşizmdir, koruyan da emperyalizmdir!”

Bugün Filistin’de çocukları, kadınları katleden İsrail’e destek veren güçler kimlerse,

Sivas’ta katliamı organize edenleri koruyanlar da aynıdır.

Madımak’ta aydınlarımızı katleden ideoloji Gazze’de çocukların üzerine bomba yağdıran ideoloji aynıdır.

Sivas Katliamının Hesabını Soracağız!

Sivas’ı Unutmadık, Unutturmayacağız!

Faşizme Ve Emperyalizme Karşı Örgütlü Direnişi Büyüteceğiz!

Temel Haklar Ve Özgürlükler Derneği/Almanya

Almanya’nın EssenKray, tanınmış antifaşist avukat Roland Meister’e yönelik polis şiddeti protesto edildi. Demokratik kitle örgütleri, hukukçular, gençlik hareketleri ve mahalle halkının katıldığı eylemde, polis şiddeti ve ırkçı saldırılar sert bir şekilde kınandı.

 “Bu bir devlet politikasıdır!”

Almanya Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği adına konuşan Eda Deniz Haydaroğlu, saldırının münferit olmadığını belirterek şu açıklamayı yaptı:

“Bu ırkçı saldırılar tekil değildir; bir devlet politikasıdır. Roland Meister tanınan bir avukattır ve bilinçli şekilde hedef alınmıştır. Roland, 25 yıldır Grup Yorum’un avukatlığını yaptı. Bugün onu savunma sırası bizde!”

Haydaroğlu, demokratik hak ve özgürlükler mücadelesinin yalnızlaştırılamayacağını vurgularken, tüm ilerici kesimleri dayanışmaya çağırdı.

Protestoda “Polis bir avukata bunu yapıyorsa bize neler yapar?”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Polis şiddetine son” gibi sloganlar atıldı. Katılımcılar Roland Meister’le dayanışma çağrısı yaparak, bu saldırının cezasız kalmaması için hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.

Ne olmuştu?

13 Haziran 2025’te, faşist “Die Heimat” grubunun yürüyüşüne karşı yapılan barışçıl bir eylemde, avukat Roland Meister polis tarafından yere atıldı, başına ve dizlerine baskı uygulandı. Olay sonrası beyin sarsıntısı geçiren Meister’in başı ve dizlerinde ciddi yaralanmalar oluşmuştu.






 

Sosyalizm Hayal Değil Gerçek

Belarus (Beyaz Rusya) Minsk'te Traktör Fabrikası

* Yılda 25 Milyon Dolar İşçiler için Harcanıyor

* Kültürel Eğitim Alabilecekleri Etkinlikler Var

* İşçilerin Katılabileceği Yirmi Farklı Spor Dalları Var

* İşçilerin Sağlık Kontrolü Yaptırma İmkanları Var

* Fabrikanın Kendi Radyosu Var

* İşçilerin ve Mühendislerin Kalabilecekleri Konutlar Var

Sosyalizm Tüm Dünya Halklarınındır Sahip Çıkalım








1 Mayıs 2025 tarihinde Taksim meydanına "1 Mayıs alanı Taksimdir, 1 Mayıs'ta 1 Mayıs alanındayız" şiari ile Taksim meydanına çıkmak isteyen, halkın en temel hakkı olan toplanma ve eylem hakkını gasp eden, halkın örgütlü gücünden korkan ve hiçbir örgütlenmesini hazım edemeyen faşist AKP’nin katil polisleri İşçinin ve emekçinin bayramı olan 1 Mayıs’ta yaklaşık 400 kişiyi işkence ile gözaltına aldı. 1 Mayıs günü ve 1 Mayıs öncesi Grup Yorum'a, TAYAD’lı anne ve babalarımıza, Dev-Gençlilere, Emekli Meclisi gibi bir çok sol kurumlara yapılan baskınlarda birçok kişileri hukuksuzca, işkence ile gözaltına alınarak tutuklandı. Faşizmin, baskıların, adaletsizliklerin, hukuksuzluğun iktidarda olduğu yerde halkın direnmesi ve mücadelesi meşru ve zorunludur, bunları tarihimizden, Şeyh Bedrettinler ‘erden Kızıldere'ye uzanan direniş tarihimizden ve destanlarımızdan biliyoruz. Direnme hakkımız gasp edilemez, direnme hakkı tüm hakların anasıdır. Gözaltılar, baskılar, tutuklamalar bizleri asla yıldıramaz. 

 

GÖZALTINA ALINAN VE TUTUKLANANLAR DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!

 

YAŞASIN 1 MAYIS İŞÇİ VE EMEKÇİLERİN BAYRAMI!

 

Almanya Köln Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği olarak 25 Nisan Cuma günü ülkemizde Kuyu tiplerinde direnenler için hapishaneyi aradık.

Grup Yorum emekçisi Bakican Işık ve Devrimci tutsak Mithat Öztürk için bulundukları Sincan 2 Nolu YG hapishaneyi aradık.

Sağlık durumlarını sorduk ve talepleriyle ilgili atılması gereken adımları söyledik.

Yetkili bir kişiyle bağlanmak istedik.

Önce tutsakların sağlık durumuyla ilgilenen bir yetkiliye bağlandık. Baki Can’ı ve Mithat Öztürk’ü tanıdıklarını, bugün gördüklerini ve sağlık durumlarının iyi olduğunun bilgisini verdiler.

Daha sonra taleplerle ilgili bizi infaz bölümüne bağlayacaklarını söylediler ama telefon yüzümüze kapatıldı.

İnfaz bölümüyle görüşmek için defalarca aramış olsak da kimseye ulaşamadık.

Bizler tutsakların haklarını savunanlarız.

Hak gaspı varsa orada direnişimiz olur.

SRY tipi hapishaneleri tecrit işkencesine son verilmesi için ve tutsaklarım o hapishanelerden sevk edilmesi için aramaya devam edeceğiz!

Temel Haklar Ve Özgürlükler Derneği Çalışanları Barış Kaya'nın sesine ses katmaya devam ediyor. Ücretsiz Sağlığı savunduğu için haksız ve hukusuz bir şekilde tutuklanan Doktor Barış Kaya'nın serbest bırakılması için Köln Neumarkt bölgesinde toplam 30 afiş asıldı. Temel Haklar Ve Özgürlükler Derneği Çalışanları 11 Nisan da asılan afişlerden kaynaklı halkın yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Doktor Barış Kaya Serbest Bırakılsın!







13 Nisan Pazar günü Almanya’nın Bielefeld şehrinde Temel Haklar ve Özgürlükler derneği İdil Halk sahnesinin hazırladığı Simavne kadısı oğlu Şeyh Bedreddin Destanı Oyunu gösterildi.

Yaklaşık 40 kişinin katıldığı ve izlediği oyun, seyirciler tarafından çok beğenildi.
Temel Haklar derneği emekçisinin sunumuyla, aynı zamanda Suriye’deki Alevi soykırımı ve bugün

Anadolu’daki ayaklanma ile Bedreddin’inin bizlere 600 önce öğrettiklerinin bağı kuruldu.
Tüm ezilen halkların tek kurtuluşu; tıpkı Bedreddin ve Hakikat Savaşçılarının 600 yıl önce yaptığı gibi; örgütlenip silahlanmaktır. Sadece örgütlü ve silahlanmış bir halk yenilmez.
Bedreddin oyunu bu gerçeğe ışık oluyor.
Tarih ve sınıf bilincimizi harmanlıyor.
Bu tarih, bizlere umut ve inanç oluyor.
Oyun sonrası da halkın tepkisi tam olarak böyle oldu.
“Sizler var oldukça Bedreddin’ler ölmez” diyenler oldu.

Oyuncumuz Eda Deniz Haydaroğlu’nun ailesi de büyük bir gururla kızlarını izlediler ve “Kızımız Nazım’ın bizlere yüklediği görevi üstlenip herkese Bedreddin’i anlatıyor.” Dediler.
Gösterime katılan gençlerin birçoğu Bedreddin’i hiç duymamış, oyunumuzla birlikte öğrenmeye başlamış. Oyun sonrası tebrik edenler ve teşekkür edenler de oldu.

Bedreddin’i anlatmaya, korkunun yerini tarih ve sınıf bilinciyle doldurarak umudu ve inancı büyütmeye devam edeceğiz.
Oyunumuzda defalarca tekrar ettiğimiz gibi; “Bedreddin’ler yine gelecek. Bizim içimizden çıkıp gelecek.” Biz onlardan öğrendiklerimize UMUDU YENİLMEZ KILALIM!
Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği-İdil Halk Sahnesi






 

15 Mart 2025 Cumartesi günü Hagen AKM (Alevi Kültür Merkezi) nde oynandı. Kapitalizmi mizahi dille anlatan, kapitalizmden kurtuluşu, umudu ve sosyalizmi anlatan bir kişilik oyun o gün Suriye de yaşanan Alevi katliamı için Köln’de yapılan mitingden kaynaklı bir saat geç başladı.

Oyun Suriye katliamında yaşamını yitiren Suriye halkı bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

“Para para varlığı bir dert yokluğu yara” sözleriyle kapitalizmi, “bana mutluluğun resmi çizebilir misin Abidin” diyerek mutluluğun bireysel değil toplumsal olduğunu anlatan en karanlık zamanlarda bile bir umudun olduğunu gözler önüne seren oyun zaman zaman yüzleri güldürdü, zaman zaman duygulandırdı izleyenleri… Alkışlarla tempo tuttu şarkılara, kendi yaşamından kesitler buldu. “Kapitalizmden kurtulmanın yolu, bu düzende yaşayanlar olarak örgütlenmek ve mücadele etmektir…Bu nedenle devrimin destekçisi değil, bizzat yapıcısı olmalıyız” mesajı verildi.

Oyun ara verilmeden yaklaşık 2 saat sürdü. İzleyenler Sunumu ayakta alkışladılar. 19.20 de başlayan oyunu 30 kişi izledi.

 


 

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.