Özgül Emre 16-01-2024 Pazartesi günü görülen mahkemede yaptığı
açıklamayı yayınlıyoruz.
" Ölümünün 105 yılında Rosa ve Karl'ı anarak
direnenleri selamlıyorum. Merhaba. Susmak insanın intiharıdır. Bizi
tutuklayarak susmamızı istiyorlar.
Sanatımızla, gazeteciliğimizle karanlığa ışık tutmamamızı
istiyorlar. Biliyoruz. Emperyalizm savaştan, kandan, gözyaşından beslenir.
Biliyoruz ve bilmek dışında görevimiz bunu Dünya halklarına duyurup mücadele
etmek. Bugün burada olmamın sebebi bu. DAEŞ, İŞİD ve El-Kaide gibi hat
düşmanları aklanırken bize uygulanan bu. Bunun en büyük nedeni Türkiye'de
devrimciler olmamız. Bizim geleneklerimiz çok köklü. Anadolu topraklarında Karl
Marks'tan önce "yarın yanağından gayrı her yerde her şeyde hep
beraber" diyen Şeyh Bedrettinlerimizin, zalimin zulmüne karşı kendi ipini
çeken Seyit Rızalarımızın, 7 notanın komutanları Helin ve İbrahim’lerine
geleneğinden geliyorum. Tüm dünya halklarına ulusal kurtuluş mücadelemizle umut
olmamızdan korkuyorlar.
Türkiye halklarının zaferinin sadece faşizme değil
emperyalizme de büyük darbe vuracağını biliyorlar. Emperyalizmin düşünürlerinin
ifade ettikleri ise en tehlikeli ülke Türkiye. Ne olacağını tahmin edemiyorlar.
Çünkü baskı altına aldık dedikleri an gezi ile ayaklandı Türkiye halkları.
Çapulcu diye aşağıladığı Anadolu halkları Kürt Türk Arap Laz Çerkez Türkiye
halkları var. Tüm teslim alma politikalarına rağmen bitirilemeyen
anti-emperyalist, anti-faşist bir gelenek var. Bu gelenek tüm saldırılara
rağmen sürüyor.
Halkın sesini duyuranlar susmayanlar var. İşte biz bu yüzden
demokratik haklarımızı sonuna kadar savunuyoruz. Bu hukukun amacı direk
öldüremese bile tecritle, İhsan Cibelik 'e yaptığı gibi tedavi hakkını gasp
ederek öldürmek. Amaç halklara Gözdağı vererek devrimcileri yalnızlaştırmak.
Asıl amaç devrimcileri teslim almak. Yani normalde gerçeklerin ortaya çıkacağı
şeyleri bile ödül gibi gösterip bunları göstermek için olmayan şeyleri kabul
etmemizi istiyorlar. Adalet için açlık grevi ile direnenlere kamuoyuna "biz
elimizden geleni yaptık" diyorlar. "Benim istemediğim şekilde
düşünürseniz teröristsiniz" diyorlar. İddia makamının temsil ettiği
siyaset "ya teslimiyet ya tutsaklık yaşamak istiyorsanız
Marksizm-Leninizm'den vazgeçin. Bu belayı Sovyetlerde yaşadık.
Tabii illa solcu olmak istiyorsanız bizim istediğimiz gibi
olun. Anti-emperyalist, anti-faşist olmaktan vazgeçin. Çok sevdiğimiz oligarşiye
de dokunmayın. Faşist devletlere de karışmayın. Ama hükümetlere karşı Demokrasicilik
oynayabilirsiniz.
Bizim sınırlarımız içinde olur. Biz sizin çıkarlarınızı
koruyalım siz bizim çıkarlarımızı koruyun" diyorlar. Örneğin Rusya'ya muhalif
olsaydık bizi 5 yıldızlı otellerde ağırlarlardı. İranlı bir muhalif olsaydık ya
da Rusya'ya karşı mücadele etseydik daha da el üstünde tutulup maddi kaynaklar
bile sunarlardı. Düşmanımın düşmanı dostumdur dediğiniz gibi bunu da
kullanırdınız. Ama biz Türkiyeli anti-faşist, anti-emperyalistleriz.
Bağımsızlık olmadan demokrasinin olmayacağını biliriz. Bizim veya dünya
halklarının katilleri ile el sıkışmayız. Halka gerçekleri ulaştırmaya
çalışırız. Biz en korktuklarınızız. Bizim Ne yapıp ne yapmadığımızı bildiğiniz
gibi iddia makamında ne yapmaya çalıştığını biliyorsunuz. Emek sermayeye karşı.
Bir tarafta bizim ürettiklerimizle korkunç bir zenginlik içinde yaşayanlar, bir
yanda ürettikleri ile aç kalanlar. Bir yanda emek ve alın teri çalanlar, bir
yanda bizler. Bir yanda savaş, kan, gözyaşı ile beslenenler bir yanda alın teri
emekleri çalınan bizler. Ne olursa olsun halka yaşatılanların sorumluları ile
mücadele ediyorum. Pişmanlık duymak bir yana onurlu ve gururluyum. Ben devrimci
gazeteciliğin bedelinin işkence, katliam, gözaltı, tutuklama olduğunu bilerek
yaptım. Pişman değilim. Pişmanlık duyması gerekenler alın terimizi çalanlar.
Pişmanlık duyması gerekenler on binleri Göçe zorlayanlar. Göç yolunda
öldürenler. Pişman olması gerekenler ve hesap vermesi gerekenler miting,
konser, yürüyüş, eylem gibi demokratik haklarımızı kriminalize etmek
isteyenler. Pişman olması gerekenler bizi 20 aydır tutsak edip İhsan Cibelik'in
tedavi hakkını gasp edenler. Biz Alevileri diri diri yakanlar. Yok sayılan
ibadetlerimiz çarpı konulan evlerimiz katledilen ailelerimize seyirci kalındığı
için siz pişman olmalısınız. Bu şekilde büyümüş bir kız çocuğu olarak
akrabalarımın ölü bedenlerini morluklarda ölümün dehşet vericiliği ile gördüm.
Buna karşı mücadelemde pişmanlık duymam söylediğiniz için siz utanmalısınız.
Sadece 1 Mayıs'a katıldığı için cinsel taciz dahil "gördüğün işkencelerden
hesap sorma" dediğiniz için pişman olup utanmalısınız.
Ben bu şekilde büyümüş bir kız çocuğu olarak Almanya'ya
vizesiz gelirken memleketim olan ders mi 15 günlük vize alıp girdim. Dersim'in
yağmalanan duasını katledilen insanlarını unut diyorsunuz. Emek sömürüsü ile
çocuk yaşta tanıştığımızı, bana çocuk emeğinin nasıl sömürüldüğünü, yani
sınıfını unut diyorsunuz. Utanmalısınız. Devrimci gazeteci olarak düzenin
okullarında dahi öğretilen 5N 1K sorularını sorma diyorsunuz. Gerçekleri
duyurma. Hatta mesleğini kullanarak kitlelere yalan haberler yay diyorsunuz.
Utanın. Diyorsunuz ki insanlık tarihinde kazandığınız
hakları kullanmayın. Bunun için siz utanmalısınız. Diyorsunuz ki insan olma.
Yok sayılan dilini, dinini, ırkını, köklerini unut. Ölen insanları,
akrabalarını unut. Ailen ölmeye devam etsin. Bunlar olurken düzene hizmet et
diyorsunuz. Utanmalısınız. 20 aydır tecritte en temel haklarım gasp ediliyor.
En küçük haklarımı dahi gasp ettiğiniz için özür dilemelisiniz. Unutmak suçtur.
Unutmayacağız sadece kuru bir slogan değildir. Unutmamak tekrar yaşanmaması çin
mücadeledir. Unutmayacak katillere ceza istemeye devam edeceğiz suç ve suçlular
vardır Biz demokratik haklarımızı kullanmak dışında hiçbir şey yapmadık. Kabul
edemeyeceğimiz bir suç olmadığı gibi, suç olarak kabul edilecek bir eylemde
yoktur.
Suç gibi kabul etmek demokratik haklarımızın gasp
edilmesidir. Beni bu suça dahil edemezsiniz. Bu dosya bir kanıttır. Ama bize
karşı işlenen bu suçların kanıtıdır. İfade ve düşünce özgürlüğüne baskının
kanıtıdır. Yasal derneklerimizi kriminalize etmenizin kanıtıdır. İfade ve
düşünce özgürlüğüne baskının kanıtıdır. Yasal derneklerimizi kriminalize
etmenizin kanıtıdır. Eylemlere katılan insanları, eylemlere katılan yeni doğmuş
bebeklerimizi dahi fişlemenizin kanıtıdır.