Şerefsiz,
iftiracı Berk Ercan’ın yalanları sonucunda görkemli adalet saraylarınızda
savunması bile alınmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi Mustafa
Koçak’a. Tüm yalan ifadeleri olabilirler, -miş’ler ve -muş’larla dolu olan bir
şerefsiz bulunca kullandı adaletsiz sisteminiz.
Ve
Mustafa Koçak kararınızı tanımadı. Her gün ölmektense direnerek, hakkını
arayarak hücre hücre eriyerek ama onuruyla ölmeyi seçti ve 3 Temmuz günü açlık
grevine başladı Mustafa Koçak.
Tam
90 gündür aç Mustafa Koçak. Tüm zorla müdahale tehditlerine, B1 vitamininin
verilmemesine, ailesinin onu sahiplenmek için çıktığı alanlardan işkencelerle gözaltına
alınmasına rağmen direniyor Mustafa Koçak. Ve bugün direnişinin 90. gününde
avukatı aracılığıyla yeni bir açıklama yayınlayarak direnişini ölüm orucuna
çevirdiğini belirtti. Ve yazdığı mektubunda bizlere sesleniyor Mustafa.
Ve
diyor ki: “… Ve ben de ölüm pahasına bile olsa adaleti savunacağım!
Adaletsizliğin
karşısında da ölümüne duracağım.
‘ben
sabahlara güneş olmaya gidiyorum
Kimse
karanlığa uyanmasın diye’
Bu
uzun ama onurlu yola çıktığımda asla durmak için değil, hep bir adım daha
ileriye gitmek için yola düştüm. Ve o yolda en büyük adımlardan birini ucunda
ölüm olan bu eyleme başlayarak atıyorum. Atmış olduğum bu adım haktan,
hukuktan, adaletten, özgürlükten ve insanca bir yaşamdan yana olmak isteyen
herkese bir çağrıdır!
Bugün
bir şeyleri kaybetmek korkusuyla feda ettiklerimiz gelecekte en kahredici
pişmanlıklarımız olabilir. İnsanım diyen hiç kimse başı önde, onurunu ve
doğrularını savunamamış olarak ölmek istemez. Bu bir direniş çağrısıdır!
Etrafımızı adaletsizlikle saran korku duvarlarının koskocaman karanlıklarına
bizi hapsetmek isteyenlere karşı, tek bir alev topu gibi parlayarak en kör
karanlıkları aydınlatmanın, kâğıttan yapılmış korku duvarlarını parçalamanın
bugün tam sırasıdır!
Bu
bir direniş çağrısıdır! Karanlığı alt etmek, aydınlığın ateşini yakmak için, en
sağır kulakların “Duy!” diyeceği, en kör gözlerin “Gör!” diyeceği o tek ve
büyük çığlığı yaratmak için sesini sesime kat ki gürül gürül haykıralım!”
Adalet
için ölüm orucunda Mustafa Koçak. Sadece kendisi için değil açlığa mahkûm
edilen halkımız için, işyerlerinde iş cinayetlerinde katledilen işçiler için, halkın
adalete olan açlığı için, “adalet istiyorum” diye haykırarak Ankara
Güvenpark’ta bedenini tutuşturan Recep Peker için …
Şimdi
yapmamız gereken Mustafa Koçak’ın çağrısına ses vermektir. Onun adalet talebini
kendi adalet talebimiz ile haykırmaktır. Tamamen siyasi kararlar veren
mahkemeleri mahkûm etmek ve Mustafa için adalet istemek zorundayız. Bu bizlerin
insani olarak sorumluluğumuzdur. Yaşama karşı sorumluluğumuzdur. İlerde keşke
dememek için, adalet için Mustafa Koçak’ın sesi olmak zorundayız.
Mustafa Koçak’ın Talepleri Kabul
Edilsin!
Mustafa Koçak Yalnız Değildir!
Mustafa Koçak İçin Adalet İstiyoruz!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Ankara Devrimci İşçi Hareketi
