FACİA DEĞİL KATLİAM, BU KATLİAMLARIN SORUMLUSU SOMA’DA KİMSE BUGÜN AMASRA’DA ODUR!
Gün doğarken, açılır kapı
Uyanır maden ocağı
Simsiyah bir yol uzanır
İçinde yokluk sancısı
Bir mezar ki kazdığımız
Ne ucu var ne bucağı
Öldük boğaz tokluğuna,
Bartın'ın Amasra ilçesinde, Türkiye Taşkömürü Kurumu'na ait
maden sahasında 14 Ekim akşamı saat 18.45 sıralarında 300 metre kotta grizu
patlaması meydana geldi. Madende kimi açıklamalara göre 90 kimine göre 87
işçinin olduğu belirtiliyor.
Son gelen bilgilere göre
ise 40 madenci hayatını kaybetti ve 11 işçinin yaralı olduğu açıklandı.
SOMA’DAN BUGÜNE
DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY KAR HIRSIYLA BÜRÜNMÜŞ PATRONLAR VE ONLARI KORUYAN YASALAR!
Evet tamda burada başlıyor yasal zorbalık, tamda burada başlıyor
adaletsizlik, bu adaletsizlik ve zorbalık bir tek işçinin, madencinin payına
düşmüyor bilcümle tüm halkımızın payına düşüyor.
- Yasal diyerek madenlerde grizularda katlediliyoruz.
- Yasal diyerek Tozkoparan’da, Tokatköy’de ve Fetihtepe’de
evlerimizin kapısına dayanıp polis koçbaşıyla kapılarımızı kırıp evlerimizi
başımıza yıkıyor.
- Yasal diyerek işçiler işinden atılıyor ve bugüne kadar harcadığı
emeği yok sayılarak tazminatları dahi verilmiyor ve bir daha başka yerde çalışasın
diye kodlarla fişleniyor, açlığa yoksulluğa değil, ÖLÜME ve sefalete sürüklüyorlar.
Bu yasal zorbalığa karşı dışarda ve hapishanelerde devrimciler
ölüm oruçlarına yattı. Bu hukuksuzluğa boyun eğmedi bugün İleri Kızılaltun hala
ölüm orucunda. Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım kazandıkları zafer sayesinde
dışardalar.
Faşizmin yasal zorbalığına karşı bu halkaları büyütmek
zorundayız Anadolu topraklarında direniş ruhunu önce devrimcilerde bitirmek
istiyorlar daha sonra tüm halkı ses çıkaramaz hakkını savunamaz hale getirip
köleleştirmeği hedefliyorlar.
İşte bu nedenle, İleri
Kızılaltun, Gökhan Yıldırım ve Sibel Balaç direniş barikatını ördü bu barikatı
büyütmek artık bizim ellerimizde, direniş barikatı ne kadar büyür ve güçlenirse
faşizm hiçbir yasasından güç alamayacak hale gelir ve halkımızı işçi sınıfını
teslim alamayacak ADALETSİZLİKLERLE boğamayacaklardır.
Şunu vurgulamak istiyoruz sömürü düzeni son bulmadıkça iş
cinayetleri devam edecektir. Biz işçi ve emekçilerin yapması gereken, birlikte
hareket etmek ve mücadeleyi büyütmektir. Bu mücadeleyi büyütmenin tek yollu DİRENİŞLER MECLİSİ VE İŞÇİ MECLİSLERİNDEN
GEÇMEKTEDİR. Bu meclisler bizim örmeye başlattığımız direniş duvarını
faşizmin zorbalığına ve kapitalizmin sömürüsüne karşı daha güçlü bir barikat
olacaktır.
İşçi kardeşlerimiz bugün bu katliamın sabahında tüm düzen
partileri ve sizi TİS’te satan Amerikan sendikacıları maden ocaklarının
kapısına dayandı yaralı ve ölen işçi kardeşlerimizin cenazelerini izleyip
naklen “bilgi aktarmaya” başladılar.
Bu onların duyarlı olduğu bu onların sizi düşündüğünü göstermiyor bu düzen hala
ayaktaysa ve tüm yasal zorbalığını kurumsallaştırmaya çalışıyorsa bunların
sayesindedir. Şişli Belediyesinde EŞİT
İŞE EŞİT ÜCRET dediği için Turan Aktaş’ı işten atan kim, İç işleri
Bakanlığının talimatıyla kodlarla emekçileri işten atan kim CHP ve onun
ortakları değil mi o zaman AKP’den ne farkları var.
Düzen partilerinin ve Amerikan sendikacılığının işçi sınıfına
hiçbir yararı yoktur onlar ancak cesetlerimiz üzerinden propaganda yaparlar.
Kendi kanallarına bakın olay anından şimdiye kadar kullandıkları bir kelime
vardır “FACİA” bu bir facia değil bu
bir KATLİAMDIR başka hiçbir şey
değildir ve bu katliamların sorumlusu mutlaka ve mutlaka yetim kalan, dul kalan
kimsesiz kalan ailelerimize ve tüm halkımıza er ya da geç hesap verecekler.
VE DİYORUZKİ:
Bu kadar ucuz ölünmez
Yedi kat yerin altında
Kaybolur gider ömrümüz
Kader değil gözyaşımız
Bizimde gelir günümüz
Bizimde gelir günümüz
İŞÇİYİZ HAKLIYIZ
KAZANACAĞIZ!
AMASRA’DA KATLEDEN
DEVLETTİR!
DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ
15.10.2022
#Bartın
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)