Halkın öğretmeni Sibel Balaç, 298 Gündür Sürdürdüğü Ölüm Orucu Direnişi’ni Zaferle Sonuçlandırdı!
Tarih tekrar; kararlı, emin adımlarla
ilerleyen bir direnişin mutlaka zaferle
sonuçlanacağını bizlere gösterdi.
‘Adil yargılanma hakkı’ ve bunun dışındaki diğer
tüm adaletsizliklere karşı Sibel
Balaç; onlarca yıldır sürüp gelen geleneğimizden güç
alarak, kararlı bir şekilde 298 gün
boyunca takvim yapraklarını ilerletti. Biz de bu
yaprakları, gün gün eriyen beden,
kararlılığı, erdemi, onuru halkımıza aktarmaya
çalıştık. Her çaldığımız kapıda,
asılan her duvar gazetesinde bu duyguların izleri
halkımıza taşındı. Ve halk; evladını,
öğretmenini yaşadığı adaletsizliklerin hıncıyla
Bu süreç boyunca Sibel Balaç’ın
sesinin duyurulması engellenmeye çalışıldı.
Devlet, tahliye kararını bir gün bile
olsa geciktirebilmek için elinden geleni yaptı!
Adına ‘mahkûm koğuşu’ dedikleri
havasız, lağım kokan, sağlıksız bir askeri hastane
odasında tam 1ay tutarak işkence
yaptı. O’nu katledemedikleri her geçen gün daha
Sibel’e kapı arkasından her
seslendiklerinde ‘ Merak etmeyin, size teslim
olmayacağım! Daha öldüremediniz beni!’
cevabıyla onu koruyan, ona uzanan bir
el olduğunu fark ettiler. Halkın
elleriydi bu. Halkın elleri, Sibel’i zulmün zindanlarından
çekip aldı ve adalete aç olan herkese
armağan etti; bu direnişin hakkı olan zaferi!
Tekrarlıyoruz, direnişin hakkı
zaferdir. Artık ‘Direnmeyen çürür’ demiyoruz.
Artık direnmemek halkımıza karşı
işlenen bir suçtur!
