Articles by "londra"

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli
londra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


Pazar akşamı Londra Pir Sultan Kültür Merkezinde Haluk Tolga İlhan konseri etkinliği düzenlendi…Halkımızın yoğun ilgisiyle geçen konserde Halk Cephesi adına bir arkadaşımız “Mahirin, Dayının Yoldaşları Olarak Filistin’e Gidiyoruz” çağrı metnini okudu. Türkiye’de devam eden ölüm orucu direnişi ve açlık grevlerini anlatan bir konuşma yapıldı. Hep birlikte söylenen deyişlerimiz ve kavga türkülerimiz ses oldu, ışık oldu, coşkulu geçen etkinliğe toplamda 120 kişi katıldı. 



Londra Pir Sultan Kültür Merkezi'nde Pazar Kahvaltısının Konusu Özgür Tutsaklarımızın Direnişlerineydi

Sizleri, kuyunun dibinde taş gibi unutmadık unutmayacağız...

"84 de, 4 can, 96’da 12 Kahraman, 2000-2007'de 122 şehitle kazanılan Özgür Tutsak kimliğini koruyan Tutsaklarımız şimdide Kuyu Tipi Hücrelerde direniyorlar...

Bugün, Serkan Onur Yılmaz; Süresiz Açlık Grevinin 270.

 

Mithat Öztürk; süresiz açlık grevinin 175. 

 

Grup Yorum Üyesi Ali Aracı; Süresiz Açlık Grevinin 170. 

 

Ayberk Demirdöğen; Süresiz Açlık Grevinin 149. 

 

Fikret Akar; Süresiz Açlık Grevinin 129. 

 

Ümit Çobanoğlu; Açlık Grevinin 70. Günündeler." Bilgisi verilerek;

 

Süresiz Açlık Grevinin 170. gününde olan, Grup Yorum Üyesi Ali Aracının; "Kuyu Tipi’nde de olsak kendimizi yalnız. hissetmiyoruz, kuyunun dibinde taş gibi unutulmuş değiliz. Sesiniz buralara kadar ulaşıyor.

Büyük kalabalık kitlelerle, dostlarla yan yana, omuz omuza hissediyoruz kendimizi.

Sanatçı dostlarımıza, halkımıza bin selam…

Grup Yorum’un tüm emekçilerine bin selam…

Grup Yorum’un büyük halk ailesine bin selam…

Sevgilerimle." Mesajına karşılık; Selamlarınızı aldık... Sarıp sarmaladılar direnişleriyle, coşku ve moral oldular bizlere. 

Baş üstüne dedik. 

Sizleri "kuyunun dibinde taş gibi unutmadık unutmayacağız" dedik.

Bizlerde selam ve sevgilerimizi gönderdik.

AKP faşizminin S R Y Hücrelerinde halkın en onurlu damarını temsil eden Tutsaklarımıza selam ve sevgilerimizi belirten 24 kart yazdık...

 

İngiltere Halk Okulu Temsilciliği 

Londra'da Bilgilendirme Çalışması

Türkiye Kuyu Tipi HÜCRE Hapishanelerinde;

Tecride ve işkenceye karşı Direnen Özgür Tutsakların Sesi Olma ÇAGRISI!

Türkiye’deki AKP faşizmi, Devrimci Tutsakları Kuyu Tipi tecritle, imha etmek ve halkı da teslim almak istiyor.

Kuyu Tipi Tecrit Hapishanelere Karşı Direnen Özgür Tutsaklarımızı Sahiplenmek Onurdur...

Devrimci Tutsakların seslerini duyurmaya

Senin de Sesin Olmalı

Tüm Emekçi Halkımızı Bekliyoruz...




19 Temmuz, Cumartesi Günü Pir Sultan Kültür Merkezi'nde Aşure yapılarak dağıtıldı.

Kerbela direnişi ve Aşurenin tarihsel yanı ve Alevi halkı açısından önemine değinildi. Ve Devrimciler açısından Adalet Mücadelemizdeki Yeri anlatıldı. 

Aşurenin Dünya halklarının tüm inançlardan yer aldığı; Aşure Günü'nde gerçekleştiğine inanılan dini açıdan önemli bazı rivayetlerden esinlenerek her inanç kendi koşullarına göre yorumlayarak yaşattığı değerlerdir...

Alevilerde, Hüseyin'in Kerbela'daki acısı başta olmak üzere On iki İmamlar'ın acılarını anmak ve anlamak için Muharrem Yası tutulur. Muharrem Yasının amacı: Bu türlü acıların bir daha yaşanmaması için gerekli olan insanlık değerlerini ve Alevi öğretisini özümsemektir.

Biz devrimciler olarak; KERBELA'yı, Anadolu topraklarına bağlayan direnme ruhu ve baş eğmeme geleneğini devam ettiren devrimciler açısından aradan 1400 yılda geçse de, "KERBELA yas değil, İsyan ve ADALET Mücadelesidir!" diyerek hayatın içinde anıyoruz... denildi.

"1400 yıl önce Kerbela’da

Zalim ve adaletsiz Muaviye düzenini devam ettiren ve onun soyu Yezid’e biat etmeyerek direnerek şehit düşen Hüseyin’le Günümüz Emperyalizm ve onun çocukları Siyonizm ve faşizmle mücadele eden devrimciler aynı özü taşıyorlar...

Sadece direnme geleneği ile değil benzerlik;

"Hüseynin zalimle yaşamaktansa mazlumla ölmeyi yeğlerim" deyişi ile

Pir Sulanın "dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan" deyişi...

Mahirin "biz buraya ölmeye geldik, dönmeye değil" sözü arasındaki benzerlik gibi...

Yine"zalimle sefa içinde yaşamaktansa mazlumlarla ölmeyi yeğlerim " sözü ile

Adalet ve Feda savaşçısı Av.Ebru Timtik'in "Can için yalvarmam sana, çünkü Mazlumlar darılır bana” sözü bu gelenek ve çizgi can pahasına sürdürülüyor demektir...

Grup yorumun türkülerini söylemeyerek katledenler günümüz Muaviye zihniyetli AKP faşizmidir. Dünün Yezidleri ise, Pir Sultana Şah kelimesini yasaklayanlardır...

Onun için diyoruz ki;

KERBELA DA Hüseyin'den, Ebru Timtik'e ADALET Mücadelemiz Devam Ediyor!

KERBELA dan bugüne nice Alevi katliamları olmasına rağmen; Alevi Halkı Adaletsizlikler karşı dik durmuş ve boyun eğmemiştir...

Tarihsel olarak bugüne taşınan biat etmeme kültürünün yılmaz savunucuları ise devrimcilerdir...

Bugünün yezitleri başta ABD Emperyalizmi olmak üzere, faşist ve Siyonist yönetimlere karşı mücadele edilerek KERBELA direnişi şehitleri anılır ve sahiplenilir...

Bugün S, R, Y adı altında, Kuyu Tipi Zindanlarında Özgür Tutsakları, 

Katledilmeye çalışılan Emperyalizmin Çocuğu Faşist Erdoğan zihniyetiyle, dün Kerbela'da Hüseyin’i açlıkla, susuzlukla ve kılıçla öldüren Muaviye Çocuğu Yezidin Zihniyeti de aynıdır diyoruz...

İktidar kavgası

Adalet mücadelesi Devam Ediyor...

Günümüz Yezidlerinden Hesap Sormak için, Kerbela Şehitlerini Unutmuyoruz, Unutturmayacağız!

Günümüzün yezitleri emperyalistlerin ve faşistlerin karşısında Hüseyin gibi başını dik tutanların safında ve Zulme karşı Kerbela şehitleri gibi direnenlerin safında olalım..!"denilerek

Hüseyin ve 72 yoldaşı ve günümüze kadar Adalet Mücadelemizde Şehit düşenler için 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı.

Ardından Alevilikte geleneksel Aşure Lokması erkanı yürütüldü. Çırağ yakıldı. Aşure Lokması dağıtıldı.

100 kişinin katıldığı etkinlikte

 Pir Sultan Kültür Merkezi Kültür ve Sanat Komitesi Alevi deyiş ve nefesleri seslendirdi.

Yaklaşık 250 Aşure lokması emekçi halkımıza ulaştırıldı…12.00 da başlayan anma etkinliği akşam 7-8’e kadar sürdü.

Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi

Londra

19 Temmuz 2025








Dün 9 Mayıs Anti-Emperyalist Cephe Kızıl ordunun 80 yıl önce Berlin'i alarak faşizme karşı zafer kazanmasının yıl dönümü törenine katıldı. 

Rus, Türkmenistan, Beyaz Rus, Kırgızistan...elçilerinin de katıldığı anma töreninde şarkı ve marşlar söylendi ve Londra'daki anıta çelenk ve çiçekler bırakıldı. Bir avuç Ukraynalı ve İngiliz faşistin sesi yüzlerce katılımcı tarafından bastırıldı.

 Milyonlarca Sovyet halklarının ve kızıl ordunun can pahasına kazanılan bu zaferde şehit düşen insanlara vefa borcumuz var.

Tören Londra'daki Sovyet anıtı önünde gerçekleşti.

Anti-Imperialist Front GB










 


Kutlama sırasında özgür tutsak Hüseyin Karaoğlan'ın kardeşi Gülay bir konuşma yaparak, Anti Emperyalist Cephe'nin çağrısına uyup, kuyu-tipi hapishanelerindeki tecrite karşı özgür tutsakların başlattığı açlık grevi direnişine destek amaçlı bir haftalık açlık grevine bugün başladığını, bayrağı bir haftadır açlık grevinde olan Uğur arkadaştan devraldığını belirtti. Halkın, verilen bu mücadeleye duyarlı olması dileğini dile getirdi.  Anti Emperyalist Cephe, 30 Mart'ta başlattığı eylem zincirini kesintisiz sürdürüyor.

Gülay'dan sonra 1 Mayıs'ın anlamını ve mücadelenin nasıl hem içeride hem de dışarıda sürdürüldüğünü anlatan bir konuşma daha yapıldı. Gösteri davul zurna eşliğinde halaylarla bitirildi.



Dün, pazar günü (6 Nisan) Anti Emperyalist Cephe tarafından Londra'da bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi'nde Kuyu tipleri ve Direniş başlıklı bir sunum yapıldı.

Sunuma Bağımsızlık, Demokrasi ve Sosyalizm yolunda şehit düşenler için bir dakikalık saygı duruşuyla başlandı.

Ardından, slaytlar eşliğinde Mahirlerden başlayarak Özgür Tutsak geleneği anlatıldı. Mahirlerden Dayı'ya büyüyen bu gelenek, şimdi kuyu tiplerindeki direnişlere evrildi denilerek. AEC'nin hazırladığı ve tutsakların mektuplarından gelen bilgilerle hazırlanan Morg X videosu izlendi. Ardından Hüseyin Karaoğlan'ın kız kardeşi abisinin direnişini anlattı. Devamında Rezzan Şengül'ün zafer konuşması ve Mulla Zincir'in telefon görüşmesi izlenildi.

Direnişteki tutsaklardan Fikret Akar'ın eşi Şükriye Akar, 30 Mart'ta başlatılan direnişteki tutsaklarla dayanışma eylem zincirinden bahsetti.  Fikret'e halen şeker ve B1 vitamini verilmediğini ve uluslararası dayanışmayla bir çok yerden Çorlu kuyu tipine şeker ve vitamin gönderildiğini anlattı.

Sunumun Sonunda Direnişteki Tutsaklara 30 Kart Yazıldı.

Sunuma 30 Kişi Katıldı.






İlk gösteri NATO'nun kuruluş yıl dönümünü protesto etmek için ABD elçiliği önündeydi. Gösteri de iki pankart ve Filistin ve Halk Cephesi bayrakları açıldı.

Pankartlar: "Filistin'de siyonizm, Türkiye’de faşizm ve ABD/AB emperyalizmi yenilecek. Halkların direnişi kazanacak. Yaşasın Uluslararası Dayanışma. " ve "Nato'nun 75 yılı

Yugoslavya Somali Yemen Afganistan Irak Libya Filistin Lübnan Suriye ...

Her 4 Nisan'da örgütlen, eylem yap ve de ki; YETTİ ARTIK!

NATO SAVAŞ VE  SÖMÜRÜ DEMEKTİR. "

Bir AEC'li Ingilizce bildiriyi okudu, bildiriler dağıtıldı ve elçilik bahçesine Filistin direnişini simgeleyen bir döviz asıldı.

Aynı gün, ülkemizdeki son baskıların protesto edildiği Trafalgar alanındaki gösteride Kuyu-tiplerini protesto eden bir pankart ve Halk Cephesi ve Filistin bayrağıaçıldı.

Pankartta İngilizce ve Türkçe olarak, "Kuyu-tipi (SRY) hapishaneler Kapatılsın

Yaşasın Açlık Grevi Direnişimiz

Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur " yazılıydı.

Daha sonra yürüyüşe geçildi.

Yürüyüş İngiliz başbakanlığı önünde sona erdi.

Anti-Imperialist Front GB








Londra'da faaliyet yürüten Pir Sultan Kültür Merkezi (PSKM) Halk Konseri programlarına devam ediyor.

PSKM Halk Sahnesi programları altında 14 Eylül 2024 Cumartesi günü Paşa Çelik  ve Gül Bahar konseri gerçekleştirildi. Katılımcıların halk türkülerimizi ve şarkıları hep bir ağızdan söylemesi ile coşkulu anlar yaşandı.

Yetmiş beş kişinin katıldığı etkinlikte dernek faaliyetlerinden ve kurumun bundan sonraki süreçte yapılacak etkinliklerine destek sunulması çağrısı yapıldı. Sanatın toplumsal sorumluluk ve faaliyetlerin bir parçası olduğu, yaşadığımız topraklarda kültürel yozlaşmaya karşı halkımızın değerlerini yaşatmak için yapılan bu tür etkinlikler ile geleceğimiz olan çocuklarımız ve gençlerimizin bu tür etkinliklere ve programa katılmanın öneminden bahsederek, bizi değerlerimizden ve birlikte mücadele etmekten koparmak amaçlı yapılan saldırılara karşı ancak bir arada mücadele edilirse başarılı olacağımız anlatılarak halkımıza örgütlü hareket etme çağrısı yapıldı.







 Londra'da, 14 Temmuz Günü Pir Sultan Kültür Merkezi'nin "Grup YORUM Evine Bir Tuğla da Sen Koy!” çağrısıyla, Grup YORUM ile Dayanışma Pikniği yapıldı.

Sabah 9'dan akşam 7'ye kadar süren Piknik, 300'den fazla halkımızın coşkulu katılımıyla gerçekleşti.

Piknik günü, kahvaltı komitesi, piknik yerine sabah erkenden çadırını kurup, kahvaltı hazırlığının son kontrollerini yapılıp eksikler tamamlanarak halkımızı beklemeye başladı.

İlk gelenler çaylarının ve kahvaltıların hazır bulması halkımıza verdiğimiz değerin ve kendi emeğimize saygımızın, memnuniyet ve coşkusunu ilk saatlerle yaşadık ve gördük. Ve saat 10'dan 12'ye kadar kahvaltılar verildi. Halkımızın ev yapımı çörek, börek çeşitleri ve gözlemelerle kahvaltıya kolektif emeklerini katmış olmaları daha kıymetliydi.

Sabah kahvaltısının ardından yerel sanatçılarımızdan Paşa ve Bahar arkadaşların gitar eşliğinde sesleriyle değişik yörelerden Türkülerimizden geçit yaptılar... Her Türküleri söylediklerinde coşkuyla alkışlandılar ve onlar da teşekkürle karşılık verdiler.  Bir ananın "ne güzel söylüyorlar hem gülüyor hem söylüyorlar, gülücüklerle söylüyorlar" demesi, söyleyenlerin içtenliğini samimiyetini gösterdiği gibi aynı zamanda halktan karşılık buluyordu.

Grup Yorum öncesi ise, Pikniğin amacı ve gündemle ilgili konuşma yapıldı. Konuşmada; Pir Sultan Kültür Merkezimizin, Grup Yorum ile dayanışma çağrımızla buraya gelenlere ve gelemeyen ama dayanışma gösteren halkımıza da teşekkür edildi.

"Ülkemizdeki faşizmin baskı ve zulmü sonucundan açık düşmanla baş başa olduğumuz için görünen düşmanla bir şekilde tavır alabiliyoruz. Avrupa emperyalist ülkelerde ise göreceli de olsa ülkemizdeki gibi açık faşizmin değil, burjuva demokrasinin yozlaştırma politikası ile karşı karşıyayız. Buralarda değerlerimize daha çok sarılmak zorundayız. Görünmeyen düşman yozlaştırma politikası ile içimizi boşaltıp posamızı çıkarıyor.  Buralara savrulan halkımız ülkelerine dönük yaşaması ve kendi kültür ve değerlerine uygun yozlaşmadan kirlenmeden yaşamak için Demokratik Kurumlarımızın önemi artıyor ve bunu biliyoruz zaten bu amaçla bu birlikteliği organize ediyoruz. Kurumlarımıza sahip çıkalım ve faaliyetlerine katılalım. Ancak bu Kültür Merkezlerimizi ve Demokratik kurumlarımız sayesinde sorunlarımızı ele alır, konuşur, birlikte çözüm yolları bulabiliriz. Onun için şimdi burada ekmeğimizi paylaşacağız, çocuklarımız için oyunlarımız yarışmalarımız olacak, futbol oynayacak, yarışmalar yapacak, türkülerimizi dinleyecek, birlikte halaylar çekeceğiz. Aynı zamanda kavgamızı ve düşüncecimizi de paylaşacağız." denilerek;

Bu ay temmuz ayı; temmuz ayı, halkımızın ve mücadelemizin tarihinde önemli bir ay. Temmuz Ayının 2'si ve 12-14 Temmuz halkımızın ve örgütümüzün tarihinde önemli günlerdir.  31 yıl önce 2 Temmuz'unda 33 aydınımızın, sanatçımızın, gencimizin Sivas’ta diri diri yakıldığı, yaktırıldığı gündür.

Yaktırdılar diyoruz; Yakanlar sadece Sünni olduğu için yakmadılar, yakılanlarda sadece Alevi olduğu için yakılmadılar. Çünkü yakanlar evet gerici, yobaz, faşist devşirilmiş güruhtu. Ama yaktıran ise Faşist Devletti. Yakılanlarda Alevi olduğu için değil, bu faşist düzene biat etmemiş her milliyet ve inançtan halkımız katledilmiştir ve katlediliyor. Çünkü sınıflar mücadelesinde ezen sınıfın sistemine biat eden Kürt’te Türk’te Alevi'de, Sünni’de öldürülmez, ödüllendirilir.

Devrimciler, Faşist devletin her katliam döneminde alevi-Sünni ve Kürt -Türk provokasyonlarına gelmemiştir ve doğru öncülük yaparak, faşist devleti hedefe konulmuştur. Faşist devlet Maraş, Sivas, Gazi ve Gezi katliamları yapmasına rağmen ne bir alevi Sünnilere saldırmış ne Kürt bir Türk'e saldırmıştır. Bu böl parçala yönet politikasına en net duruşu Devrimcilerin; kitlelerin can güvenliğini koruma, faşizme karşı kitlesel direnişlerle ve hedef devlettir diyerek gerçek düşmanı ve hedefi göstermişlerdir. Bu onurlu payda en çok da hareketimize aittir.

Bu Ay'da, hareketimizin önder, kadro ve taraftarlarımız, Temmuz'un 12'sinde İstanbul'un değişik semtlerinde 10, 14 Temmuz'da ise 2 önder ve kadrolarımıza yönelik saldırı ve katliam sonucunda 12 yoldaşımızı kaybettiğimiz günlerdir. Faşist devletin emperyalizmin desteği ile katledilen arkadaşlarımız, bizlere iki temel miras bıraktılar. Teslim olmayanların yenilmeyeceğini ve haklı ve meşru yolda direnerek teslim olmama geleneğini devam ettirenlere ölüm olmayacağını anlatan "BİZE ÖLÜM YOK".  Ve Bundan sonraki Faşizme ve emperyalizme karşı mücadelede, savaşın ciddiyetini ve rehavetin nelere mal olacağı gerçeğini dile getirdikleri;" YOLDAŞLAR BİZİ AŞIN" dersini ve mirasını bıraktılar." denildi

2 Temmuz ve 12-14 Temmuz şehitlerimiz şahsında ülkemiz ve Dünya devrim mücadelesinde şehit düşenleri için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Yine Hapishaneler de direnişlerin devam ettiğini ve Nurettin Kaya’nın S, R, Y Kuyu Tipi hapishanelerin kapatılması, Tecrit, Sürgün ve Sevklerin Son bulması için Ölüm Orucunun 268. günde olduğuna dikkat çekildi. Nurettin KAYA hem Türkiye halkları hem de dünya halklarının onurlu mücadelesini temsil ettiği belirtilerek bu direniş sahiplenilmeli. Faşizm olduğu sürece direnerek kazanılmış haklarımızın tehdit altında olduğu, şimdi birçok hapishanelerde gasp edilen haklarımızın alınması için Özgür Tutsaklar Açlık Grevi direnişiyle barikat olduğu bilgisi verildi.

İşte buraya gelen ülkemizin değişik bölgelerinden farklı inanç ve milliyetlerden halkımızla bir araya geldik. Bu dayanışma pikniği ile yeni insanlar tanıyıp yeni arkadaşlıklar dostluklar kuracağız, kuracaksınız. Ortak yanımız kabilecilik, bölgecilik, mezhepçilik ya da milliyetçilik değil, buraya göçmen olarak gelmek zorunda oluşumuz ve emekçiliğimizdir. Çağrımıza uyup birlikte ekmeğimizi paylaştığınız ve dayanışmanızı gösterdiğiniz için teşekkür ederiz. Hepiniz hoş geldiniz ve sefalar getirdiniz." denildi.

Çocuklarımız için oyunlar düzenlendi. Oyunda 3-4, 5-7, 8-9, 9-11 yaş grupları yarıştırıldı. Çuval yarışları yapıldı. Anneler, babalar ve kardeşler çocuklara taktikler vererek yarışmayı birinci bitirilmeleri çabası içinde bulundular ve çocuklarımız yarışmalar boyunca aileleri ile çok heyecanlı mutlu  oldukları gözlendi.

Bir taraftan futbol karşılaşması düzenlenerek hem hemen her yaştan insanlarımız futbol oynadılar. Aynı zamanda voleybol filesi kurularak 6 yaşından 60 yaşına insanlarımızla oyunların oynandı ve birlikte eğlenildi.

Soframızda ekmeğimizi paylaşırken düşüncelerimizi de paylaştık. Çocuklarımız, gençlerimiz, kadınlarımız, analar-babalarımız ve yaşlılarımızla birlikte yaptığımız dayanışma pikniği coşkuyla bir günümüzü halkımızla birlikte geçirdik.

Grup Yorum'dan arkadaşların Türkü, marş ve halaylarıyla kitle coştu ve büyük bir halka oluşturularak bir saate yakın birlikte halay çekildi.

Yemeklerimiz yenildi. Kavurma, pilav ve cacıkla birlikte yemekler yenildi. Karpuzlar dilimlerle ve tabaklarda kim nasıl istiyorsa öyle verildi. Çaylar ve kahvelerimiz akşama kadar boş durmadı, kesintisiz ve sürekli isteyene verildi. Hemen herkese yetecek şekildi eşit, bol ve düzenli şekilde verildi.

Akşam Saat 7'ye doğru yavaş yavaş ayrılanlar organize edenlere tek tek teşekkür ederek memnuniyetlerini dile getirirken, geldikleri için ayaklarına yüreklerine dayanışma gösterdikleri için teşekkür edildi. Yeni piknik ve etkinliklerde buluşmak üzere dayanışma pikniği son buldu.

İngiltere Halk Okulu

17 Temmuz 2024

18 Mayıs Cumartesi, Londra'da Türkiye’deki Kuyu Tipi Hapishanelerine Karşı Ölüm Orucu Direnişinin 212. Gününde Olan Nurettin KAYA ve Süresiz Açlık Grevinde Olan Devrimci Tutsaklar için Stant ve pankart açıldı, İngilizce ve Türkçe bildiriler dağıtıldı.  

Nurettin Kaya, Erzurum Dumlu 1 Nolu Yüksek Güvenlikli hapishanesinden, Bolu F Tipi hapishanesine sevk edildi, talepleri yerine getirilmediği için ölüm orucu direnişini 212. gününde devam ediyor.

Yine S, R, Y Tecrit Hücrelerine karşı Oktay Kelebek ve Grup YORUM emekçisi Cem Dursun, Cemil Kurt ve Alişan Gül'de arkadaşlarının “kuyu tipi olmayan” bir hapishaneye sevk edilene kadar Süresiz Açlık Grevindeler.

Direnişçilerin AKP Faşizmi, F Tipi Hücrelerin Devrimci iradeyle boşa çıkarılmasından sonra yeni yöntemlerle devrimcilerin iradelerini kırmaya çalışıyor.  Şimdi de, insanlık dışı S,R,Y Kuyu Tipi  hücrelerle Devrimci Tutsaklara saldırıyor.

Bu saldırılar Devrimci Tutsaklar şahsında TÜM EMEKÇİ HALKIMIZA yöneliktir.

 Derhal Devrimci Tutsakların talepleri kabul edilmelidir.

Talepleri;

 -Kuyu Tipi Olmayan ve Arkadaşlarının Olduğu Bir Hapishaneye Gitmek"

 -Sürgün Sevk ve Kuyu Tipi Hapishane İşkencesi Son Bulsun!

-Kuyu Tipi hapishaneler kapatılsın!

 1 saat süren stant da, Grup Yorum'dan Marşlar ve Türküler çalındı ve Filistin direnişi ile ilgili dövizler tutuldu ve flamalar açıldı.

TECRİT İŞKENCEDİR TECRİTE DERHAL SON VERİLMELİDİR!

DEVRİMCİ TUTSAKLAR TESLİM ALINAMAZ!

F TİPİ TECRİTİ YENDİK; S, R, Y TECRİT HÜCRELERİNİ DE YENECEĞİZ!

İngiltere Halk Okulu Temsilciliği

18 Mayıs Cumartesi 2024








11 Mayıs Cumartesi Londra'nın Woodgreen ve Dalston mahallerinde açılan standlarda Grup Yorum'dan ve değişik ülklerin dillerinden Devrim Marşları çalındı. Filistin bayrağı ve Küba bayrakları açıldı. Filistin direnişi ile ilgili de dövizler asıldı.  Ölüm Orucu direnişinin 205. gününde olan

Nurettin KAYA've Süresiz Açlık Grevinde olanlarla ilgili açılan stant da Türkçe ve İngilizce bildiriler dağıtıldı.

 

Bildiride "Türkiye Hapishanelerinde "Kuyu Tipi" Hücrelere Karşı Direnen Siyasi Tutsak NURETTİN KAYA, ÖLÜM ORUCU'nda olduğu ve S, R, Y hücre tipi hapishaneler, f tipi hapishaneden daha ağır, insanlık dışı koşullarda tutuldukları

S, R, Y Tipi hapishanelerin kapatılması,tutukluların ailelerinin ikamet ettiği yerlere yakın cezaevlerine sevk edilmesi ve arkadaşları ile kalabileceği cezaevine sevk edilme talepleriyle sürdürdüğü  Ölüm Orucu'nun kritik aşamasında" olduğu belirtilerek. Nurettin KAYA ve direnişçilerin talepleri Haklı ve Meşrudur. Talepleri Derhal Kabul Edilmelidir!" denildi.

Sağlık durumu hakkında da bilgi verilen bildiride; "HAPİSHANE İDARESİ NURETTİN KAYA’NIN DİRENİŞİNİ KIRMAK İÇİN, B1 VİTAMİNİ DAHİ VERİLMEDİĞİ Nurettin Kaya’nın ağzında yaralar var, ayaklarında şişme var, o yüzden yürümekte zorlanıyor. Ayaklarındaki yanmadan dolayı geceleri uyumada sorun yaşıyor"

Tutsaklara saldırı, tüm halka saldırıdır. Tutsakları teslim almak, tüm halkın teslim alınmasıdır.

Nurettin Kaya’nın sağlık durumu her geçen gün kötüye gidiyor. Nurettin Kaya’nın talepleri kabul edilebilir talepler ve Tüm Halklarımızı ilgilendirmektedir." denilerek çağrı yapıldı.

Adaletsizliğe, Komplolara Karşı Direneceğiz!

Faşizm bunun için saldırıyor. Bizler de bunun için direnmeli, direnişleri sahiplenmeli, Kuyu Tipi hapishanelere karşı örülen BARİKATI BÜYÜTMELİYİZ." denildi.

AKP faşizminin 6 Şubat Çağlayan eylemi sonrası halkı teslim almak, devrimciliği imha etmeye yönelik saldırı ve baskın terörü sonucu 100’ün üzerinde devrimci, demokrat gözaltına almış, 61 kişinin tutsaklıklarının devam ettiği ve direnişlerinde devam ettiği bilgisi verildi.

Gözaltına alınarak, komployla tutuklanan Oktay Kelebek Grup YORUM üyeleri Cem Dursun, Cemil Kurt ve Alişan Gül'de arkadaşlarının “kuyu tipi olmayan” bir hapishaneye sevk edilene kadar SÜRESİZ AÇLIK GREVİNDE" oldukları da belirtildi.

TECRİT İŞKENCEDİR TECRİTE SON!

DEVRİMCİ TUTSAKLAR TESLİM ALINAMAZ!

F TİPİ TECRİTİ YENDİK; S, R, Y TECRİT HÜCRELERİNİ DE YENECEĞİZ!

İngiltere Halk Okulu Temsilciliği

11 Mayıs 2024










Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.