Articles by "Anti Emperyalist Cephe"

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli
Anti Emperyalist Cephe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster



14 Temmuz Tarihinde SAG Yapan Tutsaklar İçin Eylem Günü İdi.

Umut balonları uçuruldu ve online destek konferansı yapıldı.

Konferansa ABD, Meksika, Ukrayna,Rusya, Avrupa… ülkelerinden 28 katılımcı var.

Konferansı Türkçe alt yazılı yayınlıyoruz.

 

Direnen Devrimci Tutsaklarla Birlikte Kuyu Tipi Hapishaneler Politikasını Yerle Bir Edeceğiz



Bulunduğu hapishanenin idaresi tarafından bugüne kadar hiçbir tutsağın maruz kalmadığı eziyetlere maruz kalıyor.

İdare sürekli olarak irili-ufaklı eziyetler ile onunla sinir savaşına girişmiş durumda.

Zorluklar Fikret Akar daha SAG başlamadan başlamıştı.

İdare Fikret Akar'ın Süresiz Açlık Grevi direnişini kırmak için, kantinde şeker satmadı.

Bunun üzerine büyük bir ulusluslararası kampanya başlatıldı, dünyanın dört bir yanından şeker gönderildi.

Aynı şekilde Fikret Akar bu hususla ilgili İnfaz Hakimliğine başvurmuştu ve mahkeme hapishanenin kantinde şeker satmak zorunda olduğu yönünde karar verdi.

Ancak Karatepe Yüksek Güvenlikli Hapishane mahkeme kararını da dinlemiyor.

Sonunda kantinde şeker sattı. Ama herkese Kent ve Mevlana marka şeker satarken, Fikret Akar'a sadece Kent verip, Mevlana vermedi.

Birde bu şekilde onun direnişini kırmaya çalıştı.

Başka ne tür eziyetlere başvurdu? B1 vitaminini 108 gün sonra verdi.

İdare Fikret Akar'ı çok bilinçli sakat bırakmak istiyor.

Sen direniyor musun? O zaman sakat kalacaksın diyor.

Başka? Mahkeme kararına rağmen karbonat'da vermedi.

İdare karbonat için doktordan reçete yazdır dedi. Buna kargalar bile güler, ama Fikret Akar bu reçeteyi çıkarttırdı. Fakat karbonatı ona rağmen vermedi.

Birde özel eziyet olsun diye, Fikret Akar'ın hücresini tadilata aldı. Küçük bir kaçık varmış, bunun için bütün hücreyi yıktı. Fikret Akar geçici ve pis bir hücrede kalıyor. Ancak artık temizlik yapacak enerjisi ve gücü yok şu anda.

Bütün bu eziyetlerden dolayı, 23 Temmuz'da Fikret Akar'ı desteklemek için Karatepe idaresine protesto maileri gönderildi.

Elbette Fikret Akar'da çok kararlı bir tutum sergiledi.

"Eğer bugüne ve bu saate kadar bana Mevlana şekeri ve karbonatı vermezseniz, hücremi yakarım" diye ültimatom verdi. O gün ve saat Çarşamba 23 Temmuz idi.

Yani mailler ve Fikret Akar'ın ültimatomu bir araya geldi.

Ve ultamatomun bitmesine kısa süre kendisine Mevlana şekeri ve karbonat getirildi.

Yani Yaşasın Uluslararası Dayanışma Ve Yaşasın Direnişimiz.





Anti Emperyalist Cephe'nin tutsaklar komitesi olan İS4PP (siyasi tutsaklar için ulusl. dayanışma)'nin çağrısı üzerine, Serkan Onur Yılmaz'ın taleplerinin kabul edilmesi için, dünyanın dört bir yanından ve Avrupa'nın bir çok Şehirinden Adalet Bakanlığına mailler gönderildi.

Çin, Beyazrusya, Latvuya, Ukrayna, Belçika, Hollanda, Fransa, İngiltere, Avusturya, Yunanistan gibi bir çok ülkeden mailer gönderildi.

İS4PP'nin Twitter adresinde 2 saat içinde 1100 kereden fazla görüntü aldı.

Böylece Serkan Onur Yılmaz'ın direnişi ve Türkiye'nin onun hayatını riske attığı dünyanın birçok yerinde duyulmuş oldu.

Serkan Onur Yılmaz 260'lı Günlere Yaklaşıyor.

Her An Şehit Düşebilir.

Biz Adalet Bakanlığından verdiği sözü tutmasını ve Antalya Kuyu Tipindeki arkadaşlarını da Kuyu Tipi olmayan bir hapishaneye sevk etmesini talep ediyoruz.

Kuyu Tip'leri Diri Gömülmektir.

Kuyu Tip'leri Zamana Yayılan Ölümdür.

Bütün Kuyu Tipleri Derhal Kapanmalıdır.








 


Eylem günü kampanyası kapsamında, 14 Temmuz 2025 akşamı Anti-Emperyalist Cephe (AEC), Türkiye’deki tecrit tipi hapishanelerde süren direnişe destek amacıyla çevrimiçi bir dayanışma toplantısı düzenledi.

Aşağıda toplantı için paylaşılan davet yer almaktadır:

Sevgili yoldaşlar,

Sizlerle Türkiye'deki tecrit hapishanelerine karşı süren mücadelemizi güçlendirmek amacıyla bu önemli daveti paylaşmak istiyoruz.

Bildiğiniz üzere, iki yılı aşkın süredir Türkiye’de emperyalizmin kuklası olan rejim tarafından inşa edilen yeni hapishane tiplerine karşı bir direniş sürmektedir. Bu hapishanler, halk direnişini, sömürüye ve baskıya karşı mücadele edenler arasındaki

 dayanışmayı zayıflatmak ve yok etmek için tasarlanmıştır.

Toplantının amacı, farklı ülkelerde adalet mücadelesi yürüten tüm hareket ve bireyleri bir araya getirmek ve Türkiye hapishanelerindeki direnişe dair güncel gelişmeleri paylaşmaktı — zira 100–150–200–250 gündür süresiz açlık grevinde olan tutsakların sağlık durumu artık çok kritik bir noktaya ulaşmıştır.

Son iki yılda yaklaşık 20 devrimci tutsak, hukuksuz bir şekilde S, R ve Y tipi diye adlandırılan sözde "yüksek güvenlikli" hapishanelerine sevk edilmeyi reddederek bu uygulamalara direnmeyi başardı. Bu hapishanlere “kuyu tipi hapishaneler” diyorlar.

Şu anda sekiz tutsak, bu kuyu tipi hapishanelerden çıkarılmak ya da arkadaşlarının bu insanlık dışı yerlerden alınması talebiyle süresiz açlık grevinde:

Süresiz Açlık Grevinde Olan Tutsaklar:

Serkan Onur Yılmaz – 10 Kasım 2024’ten beri, Bolu F Tipi

Bakican Işık – 19 Aralık 2024’ten beri, Kandıra F Tipi No.2

Mithat Öztürk – 12 Şubat 2025’ten beri, Sincan Yüksek Güvenlikli No.2

Ali Aracı – 18 Şubat 2025’ten beri, Sincan Yüksek Güvenlikli No.1

Hasan Ali Akgül – 18 Şubat 2025’ten beri, Sincan Yüksek Güvenlikli No.1

Ayberk Demirdöğen – 11 Mart 2025’ten beri, Kırıkkale F Tipi

Fikret Akar – 30 Mart 2025’ten beri, Çorlu/Karatepe Yüksek Güvenlikli

Ümit Çobanoğlu – 29 Mayıs 2025’ten beri, Antalya Yüksek Güvenlikli

 

Bu direniş, emperyalist güçlerin yeni-sömürge ülkelerde hakları için mücadele edenleri yok etmeye ve yıldırmaya yönelik sistematik politikasına karşıdır.

Bütün emperyalist ülkelerde benzer tecrit hapishaneleri bulunmaktadır. Türkiye ise bu insanlık dışılığı daha da geliştirmiş; pencerelere üç demir parmaklık ve metal ağ çekerek ne ışığın ne de havanın içeri girmesini sağlamıştır.

Ancak dünyanın birçok yerinde bu politikalara karşı sessizlik hâkimken, Türkiye’deki devrimci tutsaklar direnmeye devam etmektedir.

Faşist baskılara asla boyun eğmediler — ve asla eğmeyecekler.

Dayanışmamız, dünyada direnen tüm halklarla ve tutsaklarla beraberdir ve sesimizi daha da güçlü ve etkili hale getirmeyi amaçlıyoruz.

Bu nedenle, 14 Temmuz 2025’teki bu çevrimiçi dayanışma toplantısına yoldaşlarımızı ve hareketleri davet ettik.

Toplantıda:

Katılımcılardan doğrudan dayanışma mesajları kaydedildi

Güncel bilgiler paylaşıldı

Olası yeni eylemler tartışıldı

Bu çağrı özellikle uluslararası yoldaşlara ve dayanışma hareketlerine yönelikti ve toplantı bağlantısı yaygın şekilde paylaşıldı, başkalarının da davet edilmesi istendi.

Katılımcılar ve Dayanışma Mesajları:

Zehra Kurtay – Halk Cephesi / Türkiye: Eski siyasi tutsak, şu anda Paris'te oturum hakkı için açlık grevinde

Sukriye Akar – AEC / Fransa: Eski siyasi tutsak, açlık grevcisi Fikret Akar’ın eşi

Bultza Herri Ekimena – Euskal Herria (Bask Ülkesi)

Hubert – Emperyalist Savaşa Karşı İttifak / Avusturya

Paulette – National Jericho Movement / ABD

Mikail Kononovich – Ukrayna

Anna – Belarus

Bruno Drweski – Komünist Yeniden İnşa Birliği / Fransa

Kevin McGinty – Saoradh ve IRPWA / İrlanda

Svetlana – İtalya

Erris – Secours Rouge – Supernova / Marsilya, Fransa

Panagiotis Masouras – Eski siyasi tutsak, T-34 İşçi Grubu / Yunanistan

Karpani – National Jericho Movement / ABD

 

Pavel Volkov – Eski Ukraynalı siyasi tutsak, gazeteci / Ukrayna

Nick Krekelbergh – Zannekinbond / Belçika

Peru Dayanışma Grubu

Lerzan Caner – Tayad / Türkiye

Gunay Dağ – Halkın Hukuk Bürosu (Türkiye) / Yunanistan: İltica hakkı için açlık grevinde

Gurkan Gur – AEC / Britanya

Konstantina Kartsioti – AEC / Yunanistan

Ersin Hakan – Halk Cephesi / İsviçre

Manuel – AEC / Belçika

Sandra – AEC / Avusturya

Nadezhda Sablina – AEC / Belarus

Sandra Trafilaf – Eski siyasi tutsak / Şili

Liz – Partisan Defence Committee / ABD

Joan – Katalonya

Diana – Devrimci Tutsaklarla Dayanışma Koordinasyon Komitesi / Şili Sektörü

Andrea Lucidi – İtalya (video mesaj gönderdi)

INDAR Nafarroa’dan bir yoldaş – Euskal Herria (Bask Ülkesi, video mesaj gönderdi)

Pamela Pulido Sanchez – Devrimci Tutsaklarla Dayanışma Koordinasyon Komitesi / Meksika Sektörü

Tatiana Desyatova – Interbrigade KPRF / Rusya

Vsevolod – Rusya

Alexander – Letonya

Carlos – Devrimci Gençlik / Türkiye

Gustavo Burgos – El Porteño’nun yöneticisi, Mapuche siyasi tutsaklarla dayanışma ağının destekçisi (Arauco Malleco Koordinatörlüğü - CAM) / Şili

Ruth – Uluslararası Siyasi Tutsaklar Komitesi / Britanya

Cinnaed – Uluslararası Siyasi Tutsaklar Komitesi / Britanya

Jardun’dan bir yoldaş – Euskal Herria (Bask Ülkesi, video mesaj gönderdi)

Bu uluslararası toplantı bir kez daha gösterdi ki direnişin sınırları yoktur.

İnsanlar nerede onur ve adalet için mücadele ediyorsa, bizim dayanışmamız da orada olmalıdır.

Tüm siyasi tutsaklara özgürlük!

Tecrit son bulsun! Sessizlik kırılsın!

Yaşasın uluslararası dayanışma!

Anti-Imperialist Front GB



 


Yirmi beş yıl önce, 11 Eylül olaylarının ardından ABD hükümeti, ABD emperyalist hegemonyasına karşı çıkan ülke ve örgütleri hedef alan sözde bir “teröre karşı savaş” başlattı. Bu hükümet, örgüt ve hareketler neredeyse anında “terörist” ilan edildi ve Britanya hükümeti de hızla bu tanımı benimseyerek ABD ile olan “özel ilişkisini” vurgulamaya hevesli olduğunu gösterdi.

Bu kampanya, Irak ve Afganistan’ın işgali ile diğer birçok bölgede doğrudan veya dolaylı emperyalist saldırganlık için bahane olarak kullanıldı. Bu saldırılar; demokrasi getirmek, barış tesis etmek, kadın haklarını korumak, kitle imha silahlarını ortadan kaldırmak gibi söylemlerle meşrulaştırıldı. Ancak gerçek – kimi için erken, kimi için geç – ortaya çıktı. O zamana kadar yüzbinlerce, hatta milyonlarca insan acı çekmişti. Ülkeler yıkıldı, bölündü, yer altı ve yerüstü kaynakları talan edildi.

Sadece birkaç gün önce Britanyalı milletvekilleri, Palestine Action’ı terör örgütü ilan etmek için oy kullandı.

Neden?

Çünkü eylemleriyle Palestine Action, ezilen Filistin halkının sesi haline geldi. Ağır sansür altındaki Britanya medyasını bu gerçeği duymaya zorladı. Bu da kukla Başbakanın arkasındaki gerçek gücü rahatsız etti. Britanya devletinin Siyonist çıkarlarla olan derin bağları iyi bilinir ve belgelenmiştir. Bu etkiler parti liderlerini ve hatta hükümetleri yönlendirecek kadar güçlüdür.

Britanya devletinin 2000 Terörle Mücadele Yasası çerçevesinde “terörizm”i nasıl tanımladığına bakalım:

Yasanın 1. bölümüne göre “terörizm”, bir kişiye ciddi şiddet uygulamak, mülke ciddi zarar vermek, bir kişinin (eylemi gerçekleştiren kişi hariç) hayatını tehlikeye atmak, kamu sağlığı veya güvenliğini ciddi biçimde tehdit etmek veya elektronik sistemleri bozmak gibi eylemleri içerir ya da bu eylemlerle tehdit etmeyi kapsar. Bu eylemlerin, hükümeti etkilemek veya halkı korkutmak amacıyla ve siyasi, dini, ırksal ya da ideolojik bir amaca hizmet etmek üzere yapılması gerekir.

Buradaki kilit kelime “ciddi”dir. Eğer eylemleriniz “ciddi” hale gelirse—yani etkili, rahatsız edici ve düzeni sarsıcı olursa—bir tehdit olarak görülürsünüz. Hyde Park Köşesi'nde bir kürsüye çıkıp dertlerinizi bağırarak anlatmanız tolere edilir. İşte burjuva “demokrasisi”nin sahte görüntüsü budur: Ne isterseniz söyleyebilirsiniz, yeter ki harekete geçmeyin.

Bu tanıma göre, Birleşik Krallık, ABD ve İsrail; Filistin, Lübnan, Yemen, Irak, Suriye, Libya, Afganistan, Ukrayna ve daha birçok ülke terör eylemleri gerçekleştirmiştir. Bu terör eylemleri hâlâ devam etmektedir. İsrail, uluslararası insan hakları örgütleri, Birleşmiş Milletler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve en önemlisi dünya çapında milyarlarca insan tarafından lanetlenmiştir. Ancak Britanya devletinden anlamlı bir kınama gelmemektedir. Sessizlik hâkimdir. Fakat sıradan insanlar harekete geçtiğinde, derhal “terörist” ilan edilirler.

Bu, açık ve net bir iki yüzlülüktür.

Britanya hükümetine göre; bebekleri, çocukları, sivilleri vurmak; evleri, hastaneleri, okulları yıkmak; Gazze’de soykırım yapmak kabul edilebilirdir. Ama savaş suçlarından kâr eden şirketlerin altyapılarına zarar vermek ya da üzerlerine kırmızı boya dökmek 'terörizmdir'.

İşte emperyalizmin çıplak yüzü budur.

Emperyalizmin istediği; sessiz, bilgisiz, edilgen ve itaatkâr bir halktır.

Biz, Anti-Emperyalist Cephe olarak adaletsizlik karşısında asla sessiz kalmayacağız.

Emperyalizme, faşizme ve Siyonizme karşı vicdan ve cesaretle mücadele eden tüm kişi ve örgütlerle tam dayanışma içerisindeyiz.

Britanya hükümetinin Palestine Action ve benzeri grupları kriminalize etme girişimlerini kınıyoruz.

Filistin Özgür Olacak—Nehirden Denize Kadar!

Yaşasın Direniş!

Kahrolsun Emperyalizm, Faşizm ve Siyonizm!

 

Anti-Emperyalist Cephe

Anti Emperyalist Cephe, dünya halklarını emperyalizme karşı birleştirmek istiyor.

Bunun için AEC'nin yaptığı temel çalışmalardan biri, emperyalizmin dezenformasyonunu teşhir etmek ve gerçekleri göstermek.

AEC gerçekleri sadece "kuru söylemler" üzerine göstermiyor.

Heyetlerle bizzat emperyalizmin saldırısı altında olan ülkelere gidip, oradaki durumu belgeliyor ve dünya halkları ile paylaşıyor.

Raporuna Anayasa Koruma Örgütü iki noktaya değinmiş:

Birincisi AEC'nin Hamas lideri Yahya Sinvar'ı direnişin tarafında olduğu için, sahiplenmesini.

İkincisi, 2024 yılında AEC uluslararası bir heyetle, Suriye'ye gitmesini.

Bu bir uluslararası heyetin Suriye'ye darbe yapılmadan önceki son geziydi.

Ve bunun için tarihe çok değerli belge kazandırmış olduk.

Neden? Çünkü 10 yıldan fazla, ABD başta olmak üzere, İngiltere, Fransa, Almanya gibi emperyalist ülkeler, tabi yanı sıra Türkiye, Suudi Arabistan, Katar gibi işbirlikçiler Suriye'deki iktidarı yıkıp, kendi kuklalarını yerleştirmek istiyor.

Bunun için bitmez, tükenmez yalanlar yayıyorlar.

Bunun başında diktatör Esad geldi. Biz Esad iyidir veya kötüdür demiyoruz. Bunun kararını verecek olan Suriye halkıdır.

Ancak Esad'ın yerine getirilen eli kanlı Ahmet Şara herhalde demokrasinin temilcisi olamaz.

Bizim 2024 yılında kendi gözlerimizle görüp belgelediğimiz Suriye nerede?

Şimdiki Suriye nerede? Suriye'de taş üzerine taş kalmadı. Azınlıkların, başta Aleviler olmak üzere can güvenliği yok. HTŞ'li caniler kıtır kıtır doğruyor.

Diktatör Esad'ın laik Suriye'si yerine şeriyat getirildi. Emperyalizmin demokrasisi bu olsa gerek.

En vahimi: İsrail Suriye topraklarını işgal etti ve neredeyse Şam'a kadar geldi.

Emperyalist medya, şu anki kendi yetiştirmeleri olan Ahmet Al Şara'nın Suriye'sini öve öve bitiremiyorlar.

Elbette dünya halkalrı, bugünkü Suriye'nin demokrasi ile hiç alakası olmadığını, önceki Suriye'nin kat be kat daha iyi olduğunu kimsenin bilmesini istemiyorlar.

O anlamda bizim gibi yaptığımız "Fact Finding Mission'lardan" çok rahatsız oluyorlar.

Çünkü onların yalan ve dezenformasyonunu teşhir ediyoruz.

Bundandır ki, Alman Anayasa Koruma Örgütü Anti Emperyalist Cephe'yi 2024 yılı raporunda DHKP-C kadrolarının gezisi diye karalamaya çalışıyor.

Böylece Almanya AEC'yi hedef göstermek istiyor.

 

Almanya'nın AEC'ye Suriye gezisi nedeniyle saldırması son derece anlaşılır. Çünkü onlar Esad'ın gitmesini ve şu anki yüzlerce insanın kanı elinde yapışan Al Şuara’nın gelmesi için canla başla uğraştılar. Belki Suriye'deki darbenin en görünen yüzü Türkiye olabilir.

Ancak Almanya'nın da hiç azımsanmayacak rolü var.

Bundan dolaylıda zaten darbe olur olmaz, Almanya Dış İşleri Bakanı Baerbock, kendisinin elini bile sıkmayan Al Şuara’nın ayağına gitti.

Anayasa Koruma örgütünün raporu kıstırtıcıdır.

Hedef gösteriyor.

Anti Emperyalist Cephe'nin mücadelesini terörize etmeye çalışıyor.

Bunlar beyhude çabalardır Alman Anayasa Koruma örgütü.

AEC hem Fact Finding Missionlarına, hemde dezenformasyona karşı mücadelesine devam edecektir.

Hatta 2025 yılı raporu için size biz biraz yardım edelim: Onun içine de Belarus'a yapılan Fact Finding Mission'u alırsın.

Almanya Al Şara gibi teröristleri desteklemek için, AEC gibi Anti Emperyalistleri terörize etmekten vaz geçmeli.

Anti-Emperyalist Cephe



Belarus'takı Antı-Emperyalıst Karavan Raporu

Anti-Emperyalist Cephe, 13-16 Mayıs 2025 tarihlerinde, emperyalist dezenformasyon saldırılarına karşı "Gerçeği Bulma Misyonu" için  Yunanistan, Almanya, Fransa, Türkiye, İrlanda, Sırbistan ve Londra'dan gelen heyetlerle Beyaz Rusya’da bir anti-emperyalist karavan düzenledi.

Anti-Emperyalist Cephe’nin düzenlediği karavana katılan örgütler şunlardı: İrlanda'dan Saroadh-Devrimci Cumhuriyetçi Sosyalist Partisi, Türkiye Halk Cephesi, DEV-GENÇ, HFG Uyuşturucu ve Bağımlılıkla Mücadele Merkezi, Sırbistan'dan RNP-F, Almanya'dan Freidenker ve Yunanistan'dan Press Project, Anti-Emperyalist Cephe.

Yerel’de Karavan Beyazrusya’daki Anti-Emperyalist Kolektif ile Belarus Komünist Partisi'nin desteği ile gerçekleşti.

Okumak ve İndirmek için Tıklayınız




BELARUS'TAKI ANTI-EMPERYALIST KARAVAN RAPORU

Anti-Emperyalist Cephe, 13-16 Mayıs 2025 tarihlerinde, emperyalist dezenformasyon saldırılarına karşı "Gerçeği Bulma Misyonu" için Yunanistan, Almanya, Fransa, Türkiye, İrlanda, Sırbistan ve Londra'dan gelen heyetlerle Beyaz Rusya’da bir anti-emperyalist karavan düzenledi.

Okumak ve İndirmek için Tıklayınız


Dün 9 Mayıs Anti-Emperyalist Cephe Kızıl ordunun 80 yıl önce Berlin'i alarak faşizme karşı zafer kazanmasının yıl dönümü törenine katıldı. 

Rus, Türkmenistan, Beyaz Rus, Kırgızistan...elçilerinin de katıldığı anma töreninde şarkı ve marşlar söylendi ve Londra'daki anıta çelenk ve çiçekler bırakıldı. Bir avuç Ukraynalı ve İngiliz faşistin sesi yüzlerce katılımcı tarafından bastırıldı.

 Milyonlarca Sovyet halklarının ve kızıl ordunun can pahasına kazanılan bu zaferde şehit düşen insanlara vefa borcumuz var.

Tören Londra'daki Sovyet anıtı önünde gerçekleşti.

Anti-Imperialist Front GB











Türkiyeli devrimcilerin açlık grevi zaferle sonuçlansın!

Anti-emperyalist Cephe’nin uluslararası çağrısına yanıt olarak, bugün 7 Mayıs 2025 tarihinde, Türkiye’de açlık grevinde olan direnişçiler Sercan Ahmet Arslan, Mulla Zincir, Serkan Onur Yılmaz, Bakican Işık, Yurdagül Gümüş, Mihat Öztürk, Hasan Ali Akgül, Ali Aracı, Ayberk Demirdöğen ve Fikret Akar’a dayanışmamızı göndermek istiyoruz.

Bizim de bir günlük destek açlık grevi yaptığımız ve 2024 Ekim ayında başlayan açlık greviyle sürdürülen bu direnişe katılan 10 tutsak, Türkiye’nin S, R ve Y tipi yüksek güvenlikli hapishanelerine karşı mücadele ediyor. Bu hapishaneler, 6 metrekarelik hücreleri, günde 23 saat tek başına tecridi, yalnızca bir saatlik tek başına veya en fazla 2 kişiyle sınırlı havalandırma hakkı ve 24 saat kamerayla gözetim altında tutulan insanlık dışı koşullarıyla biliniyor.

Uluslararası devrimci dayanışma, siyasi ve örgütsel görüş birliği gerektirmese de, radikal hareketlerin önemli bir parçasıdır. Hapishanelere –özellikle de yüksek güvenlikli hapishanelere– karşı yürütülen mücadele ve bu mücadeleye verilen her destek, baskıcı devlet-kapitalist sistemin en uç örneklerinden biri olan bu kurumların varlığına karşı zorunlu bir tavırdır.

Bizler, hem tutsaklar hem de anarşistler olarak, Türk devrimcilerinin mücadelesinin yanında olmaktan başka bir şey yapamayız.

 

Türkiyeli Savaşçıların Açlık Grevi Zaferle Sonuçlansın!

Talepleri Derhal Kabul Edilsin!

Son Hapishane Yıkılana Dek Mücadele!

Kyriakos Xymitiris Burada.

Marianna Manoura, Dimitra Z.

Korydallos Kadın Cezaevi, Yunanistan

Anti-Imperialist Front GB


1 Mayıs, sosyalizmin kızıl bayrağının yükseltildiği gündür.

 1 Mayıs, ezilenlerin ve sömürülenlerin emperyalizme ve faşizme açık bir mesaj gönderdiği gündür: Egemenlikleri sona ermektedir; halk artık onların kan dökücülüğüne, açgözlülüğüne ve ayrımcılığına tahammül etmeyecektir.

 Küba’dan Kore’ye, dünya genelinde milyonlarca insan 1 Mayıs’ı kutlamakta ve artık ABD ile AB emperyalizminin dünya ekonomisi ve siyasetine egemen olduğu bir dünyada yaşamadığımızı yüksek sesle ve açıkça haykırmaktadır. Afrika halkları da bu çağrıya katılarak emperyalist ilişkilerden kurtulmak istemektedir. Yüzyıllardır süren sömürü artık mümkün değildir. Bu ülkeler, gerçek bağımsızlıklarını tek tek ilan etmektedir ve daha fazlasının da edeceğinden eminiz.

 Rusya’yı tecrit ederek emperyalizme bağımlı hale getirme amacıyla başlatılan abluka ters tepti. Ukrayna bu amaç için bir araç olarak kullanıldı ancak diğer tüm emperyalist araçlar gibi o da terk edildi.

 Ortadoğu toprakları —özellikle Filistin, Lübnan, Suriye ve Yemen— cesetlerle doldu ve halkın kanıyla yıkandı. Soykırım hâlâ sürüyor. İsrail, ABD ve İngiltere dünya halkları tarafından lanetlenmektedir. Siyonizm ve emperyalizm, siyasi ve ahlaki olarak yenilmiştir. Yoğun bir direnişle karşı karşıyalar. Bu halkın gücüdür. Unutulmamalıdır ki direniş, yenilmez tek komutandır. Vatanını ve halkını korumak için cesaret ve kararlılık gösterenleri selamlıyoruz.

 Emperyalistler, faşistler ve siyonistler, birleşmiş ve örgütlü halklardan korkarlar. Bu korku, onları daha da şiddetli hale getirir ve bu da kaçınılmaz sonlarını hızlandırır. Bu nedenle her anti-emperyalist ve anti-faşistin görevi, halkı örgütlemek, birleştirmek ve halk düşmanlarına karşı mücadele ederek acıları sona erdirmektir.

 Gelecekte daha nice 1 Mayıs’lar olacak ve bu anlamlı ve tarihsel önemli günde, yarının gençleri, anne ve babalarının, büyük anne ve büyük babalarının nasıl savaşıp kazandığını hatırlayacaktır. Bugün o gündür.

Anti-Emperyalist Cephe olarak tüm yoldaşlarımızı ve dostlarımızı bir araya gelmeye, anlamlı ilişkiler kurmaya, teoriyi pratikle birleştirmeye ve dünya halklarının düşmanlarını yenmeye davet ediyoruz.

 Enternasyonalizm, halkların kardeşliğidir.

Yaşasın 1 Mayıs.

Yaşasın Dünya Halklarının Kardeşliği.

Yaşasın Enternasyonalizm.

Kahrolsun Emperyalizm, Siyonizm ve Faşizm.





 


Kutlama sırasında özgür tutsak Hüseyin Karaoğlan'ın kardeşi Gülay bir konuşma yaparak, Anti Emperyalist Cephe'nin çağrısına uyup, kuyu-tipi hapishanelerindeki tecrite karşı özgür tutsakların başlattığı açlık grevi direnişine destek amaçlı bir haftalık açlık grevine bugün başladığını, bayrağı bir haftadır açlık grevinde olan Uğur arkadaştan devraldığını belirtti. Halkın, verilen bu mücadeleye duyarlı olması dileğini dile getirdi.  Anti Emperyalist Cephe, 30 Mart'ta başlattığı eylem zincirini kesintisiz sürdürüyor.

Gülay'dan sonra 1 Mayıs'ın anlamını ve mücadelenin nasıl hem içeride hem de dışarıda sürdürüldüğünü anlatan bir konuşma daha yapıldı. Gösteri davul zurna eşliğinde halaylarla bitirildi.


 

Anti-Emperyalist Cephe'nin Rusya Federasyonu Komünist Partisi 2. Uluslararası Faşizm Karşıtı Forumu'ndaki Konuşması

 

23 Nisan 2025 tarihinde Moskova'da Rusya Federasyonu Komünist Partisi tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Antifaşist Forum'da Anti-Emperyalist Cephe'den Konstantina Kartsioti söz alarak bir konuşma yaptı.

  "Nazizm, Faşizm ve Sömürgeci Kapitalizm" başlıklı oturumda İsrail'in politikası Filistin halkına yönelik faşist soykırım politikasıdır.

Bu oturumda ayrıca Filistinli Örgütler, Lübnan Komünist Partisi, Yemen Sosyalist Partisi, Afganistan Komünist Partisi, Irak Komünist Partisi, tüm Latin Amerika Komünist Partileri, Güney Afrika Komünist Partisi, Çin Büyükelçisi ve diğer birçok örgüt konuşma yaptı.  Foruma 700 kişi katılmıştır.

 Tüm sempozyumun sonunda, Rusya Federasyonu Komünist Partisi temsilcisi ve moderatörü sonuç konuşmasında Anti-Emperyalist Cephe'nin konuşmasının çok önemli olduğunu, çünkü emperyalizmin elindeki bir araç olarak dezenformasyondan bahsettiğini belirtti.

 

Anti-Emperyalist Cephe'nin Rusya Federasyonu Komünist Partisi

 2. Uluslararası Faşizm Karşıtı Forumu'ndaki Konuşması Sizinle Paylaşıyoruz

 Merhaba yoldaşlar. Öncelikle, Anti-Emperyalist Cephe olarak, Sovyet halkının Nazilere karşı kazandığı büyük antifaşist zaferin 80. yıl dönümü için Rusya Federasyonu Komünist Partisi tarafından düzenlenen Tarihsel Antifaşist Forum'a katılmaktan onur duyuyoruz. 27 milyon Sovyet insanının insanlığı en tehlikeli ve katliamcı sistemlerden, Nazizm’den kurtarmak için hayatlarını verdiği tüm şehitlere saygı duruşunda bulunuyoruz. Büyük komünist lider Vladimir Lenin'in doğumunun 155. yılını onurlandırıyoruz.

   Joseph Stalin’in liderliğini ve Kızıl Ordu'nun generali Georgy Zhukov' u, hayatlarını emperyalizm, faşizm ve Nazizm’e mücadeleye adayan tüm kahraman Sovyet savaşçılarını ve dünya genelindeki tüm komünist hareketleri anıyoruz.

Tüm direniş gösteren halklar burada toplandık. Günümüzde faşizm, emperyalizmle birleşmiş farklı türleriyle dünyayı sarmış durumda. ABD-AB-NATO emperyalizmi, Ukrayna gibi yerlerde halklara saldıran faşist ve Nazi rejimlerini destekliyor. Filistin halkının ve Orta Doğu'daki insanların, katil Siyonist İsrailliler tarafından katliamları destekliyorlar.

Ben Yunanistan'dan geliyorum. Ve AEC olarak size tüm selamlarımızı iletmek istiyorum.  Aynı şekilde Türkiye'deki HALK CEPHESİ arkadaşların selamlarını iletmek istiyorum.

Anti-Emperyalist Cephe olarak, ABD-AB-NATO emperyalizminin saldırdığı Filistin, Suriye, Rusya, Donbass, Yemen, Lübnan, İran, Afrika, Latin Amerika gibi ülkelerle ve halklarla dayanışma içinde olma görevimiz var. Ülkeleri ziyaret edin ve emperyalizme karşı mücadeleyi cephesi büyütün.

  Öncelikle, Filistin, Suriye, Donbass' taki direniş şehitlerini anmak istiyorum; emperyalizm ve faşizme karşı mücadelede hayatını kaybeden tüm şehitlerin anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

 YOLDAŞLAR, EMPERYALİZM YENİLECEK, DİRENEN HALKLAR KAZANACAK.

 90'lar, dünya tarihindeki bir dönüm noktasını işaret etti. Sosyalist ülkelerde birer birer karşı devrimler organize edildi. Sosyalizm artık bir alternatif değildi, geriye sadece emperyalizm kaldı.

 Dünya, ABD'nin hakim olduğu bir köy haline geldi. Bu, Büyük Orta Doğu Projesi'nin (BOP) amacıdır. Hedefler: Tunus, Mısır, Libya, Suriye, 22 Arap ülkesi, 5 Arap olmayan Orta Doğu ülkesi, 5 Orta Asya ülkesi ve 3 Kafkas ülkesi.

Amaç: ABD çıkarları doğrultusunda rejimleri değiştirmek.

Orta Doğu, emperyalizm için neden bu kadar önemliydi?

Jeopolitik ve stratejik konumu, zengin yer altı kaynakları, özellikle petrol, üç kıta arasında merkezi konumu ve küresel ulaşım yollarının anahtar noktası olması nedeniyle. Bu yüzden bu politikalara karşı mücadele etmeliyiz. Baş çelişki halen emperyalizm ile dünya halkları arasında.

Emperyalizm ve Siyonizm, dünyanın gözleri önünde katliama devam ediyor.

Bugün enternasyonalist olmak, direnen Filistin halkının yanında durmak demektir.

Filistin örgütlerinin direnişini desteklemek demektir. 7 Ekim 2023'teki El-Aksa Tufanı Operasyonu, tüm Filistin Direniş örgütleri tarafından gerçekleştirilen bu operasyon, dünyanın tüm halklarına, emperyalizm ve Siyonizmin "kağıt'dan kaplan" olduğunu ve halk direnişiyle yenileceğini göstermiştir;

bu, 77 yıldır işgal altında olsalar bile.

"Filistin, nehirden denize özgür olacak" sloganı, gerçekten de bir Marksist-Leninist enternasyonalist slogandır, çünkü İsrail işgalinin meşruiyetini reddetmektedir.

Emperyalist saldırganlığın yanı sıra, 8 Aralık 2024'te Suriye, ABD-AB-NATO emperyalizmi tarafından, Türkiye, Siyonistler ve Hayat Tahrir el-Şam (HTS), SNA ve Kürt Milliyetçileri SDG/PYD gibi yerel işbirlikçileriyle birlikte tamamen işgal edilmiştir. Suriye'de yaşananlar, emperyalist politikalardır, emperyalizmin düzenlediği bir katliamıdır.

Bir kez daha söylüyoruz ki, halkların emperyalist müdahalelere ve dezenformasyona karşı mücadelesini desteklemeliyiz.

Burada Rusya Federasyonu Komünist Partisi dezenformasyona karşı mücadele verirken, biz de emperyalizmin dünya halklarının zihnini işgal etmek için ürettiği tüm bu dezenformasyona karşı durmaya ve mücadele etmeye devam ediyoruz.

Emperyalizm, Suriye'de 2014'te Euromaidan ile Ukrayna'da kullandığı aynı taktikleri kullanmıştır; Azov ve sağcı sektörden neonazileri kullanmıştır.

Sonuç olarak, Filistin halkının yanında duruyoruz; emperyalizme, faşizme ve Siyonizm’e karşı ortak bir mücadele veriyoruz ve Filistin'in halkının yanında durmaya, direnişi desteklemeye çağırıyoruz, çünkü ezilen halklar için tek çözüm, emperyalizme ve onların kuklalarına karşı mücadeledir.

Bunu, Rusya'nın askeri operasyonundan, Donbass'taki halkın antifasist mücadelesinden, Burkina Faso, Mali, Nijer'deki Afrika ayaklanmasından, 7 Ekim operasyonundan ve dünyadaki tüm direnişlerden gördük. Yunanistan'dan Rusya'ya, Türkiye'den Donbass'a, Yemen'den Latin Amerika'ya, Lübnan'dan Afrika'ya, kahraman Filistin'e kadar tüm halkları birlikte savaşmaya çağırıyoruz. Bu yüzden NATO ülkeleri içinde, Orta Doğu'daki halklara saldırıların merkezi olan NATO üslerine karşı mücadele ediyoruz ve 4 Nisan'ı NATO'ya karşı eylemler için uluslararası bir gün olarak ilan ettik.

 

ABD, AB, NATO, EMPERYALİZM, FAŞİZM VE SİYONİZME KARŞI BİRLEŞELİM SAVAŞALIM VE KAZANALIM.

FİLİSTİN NEHİRDEN DENİZE ÖZGÜR OLACAK

YAŞASIN HALKLARIN ANTİFAŞİST ZAFER GÜNÜ!

 

EMPERYALİZME VE FAŞİZME KARŞI ŞAVASMAK BİR GÖREVDİR.

BİZ HALKIZ, HAKLIYIZ VE KAZANACAĞIZ!

ZAFER BİZİM OLACAK!

 

ANTI- EMPERYALİST CEPHE







20 Nisan 2025

İlk gösteri Dublin’de Anti Emperyalist Eylem (AIA) tarafından Pazar günü gerçekleştirildi. Saat 2’de Phibsborough’da toplanan eylemciler, kortej oluşturarak Glasnevin mezarlığına doğru yürüyüşe geçtiler. Anti Emperyalist temsilcilerinin de bayraklarıyla katıldığı yürüyüş mezarlıktaki 1916 Easter ayaklanması şehitleri için yapılmış anıtın önünde sona erdi. Burada saygı duruşunun ardından konuşmalar yapıldı ve direnişle ilgili ağıtlar okundu. Yürüyüşe yüzün üzerinde insan katıldı. Buradan sonra, kitle Dublin merkezdeki öğretmenler kulübünde bir araya gelerek bir toplantıya katıldılar. Toplantıda önce uluslararası temsilciler söz aldılar. AEC temsilcisinin yaptığı konuşma büyük ilgi gördü.

Konuşma metni şöyle:

Sevgili yoldaşlar, dostlar!

Biz Anti-Emperyalist Cephe olarak, İrlandalı yoldaşlarımızla birlikte İrlanda devriminin başlangıcının yıl dönümünü kutlamaktan ve şehitleri onurlandırmaktan gurur duyuyoruz.

Evet, bu tamamlanmamış bir devrimdir ve evet, bunu tamamlamak için her ne gerekiyorsa yapmalıyız. Bunu başarmanın yolu birlikte mücadele etmektir, çünkü örgütlü, birleşmiş ve kararlı bir halktan daha güçlü bir güç yoktur.

Devrim yolu asla düz bir çizgi izlemez. Engebeli bir arazideki nehir gibi kıvrılır, bazen durur gibi olur ama asla tamamen durmaz. Durdurulamaz. Emperyalizm var oldukça, bağımsızlık mücadelesi de sürecek; faşizm var oldukça demokrasi mücadelesi durmayacak ve kapitalizm var oldukça sosyalizm mücadelesi sona ermeyecektir. Tüm kalbimizle ve bilincimizle inanıyoruz ki bir gün bu topraklar da dahil olmak üzere birçok ülke sömürüden ve baskıdan kurtulacaktır.

Hareketlerin ve örgütlerin emperyalizmin etkisi altında olduğu bir çağda yaşıyoruz. Emperyalistler her yolla bağımsızlık ve özgürlük için mücadele etmenin gereksiz olduğunu söylüyor; haklarınız ve özgürlükleriniz için mücadele etmenin gereksiz olduğunu söylüyor. Ve ne yazık ki, emperyalizmin ve işbirlikçilerinin boş vaatlerine inananlar da var. Tarih bize göstermiştir ki özgürlük size verilmez. Onu almanız gerekir.

Onur ve haysiyet mücadelesi fedakârlık gerektirir. Bunun en uç biçimi hayatınızı vermektir. Onlar bizim şehitlerimizdir. James Connolly’den Bobby Sands’e, Kanlı Pazar şehitlerine kadar bu toprakların bağımsızlığı için düşen her kadın, erkek, genç ve yaşlı bizim de şehidimizdir. Onlar bize yolu gösterenlerdir. Onlar bizim izlediğimiz yoldur.

Fedakârlığın bir diğer biçimi ise özgürlüğünüzü kaybetmektir; sevdiklerinizden, yoldaşlarınızdan ve halktan tecrit edilmek demektir. Türkiye’deki tek kişilik hücrelerde tutulan 10 devrimci tutsak şu anda açlık grevindedir. En önde Sercan Ahmet Arslan var ve bugün açlık grevinin 183. gününde. Yani 6 aydan fazla bir süredir aç.

Serkan Onur Yılmaz 162. gün,

Mulla Zincir 159. gün,

Baki Can Işık 123. gün,

Annesi, aynı zamanda bir devrimci tutsak olan Yurdagül Gümüş 110. gün,

Mithat Öztürk 67. gün,

Hasan Ali Akgül 62. gün,

Ali Aracı 62. gün,

Ayberk Demirdoğan 41. gün,

Ve Fikret Akar 22. gün.

Onlar diyor ki: “Beton bir kutuda yaşamaktansa onurluca ölmeyi tercih ederiz.”

Direniş zafer kazandı. Daha önce 10 devrimci tutsak açlık grevine girmişti ve uzun, acılı haftalar ve aylar sonunda talepleri karşılandı; arkadaşlarının ve yoldaşlarının bulunduğu diğer hapishanelere sevk edildiler.

Bu direniş, sağlık kaybı gibi bedellerle kazanılıyor, bu yüzden onlara yalnız olmadıklarını ve sağlıklarının bizim için önemli olduğunu bildirmek bizim görevimizdir.

Tüm dostlarımızı ve yoldaşlarımızı 7 Mayıs’ta, Sercan’ın açlık grevinin 200. gününde, bir günlük açlık grevine katılmaya çağırıyoruz. Ya da onlara destek mektupları gönderebilirsiniz. Türk büyükelçiliğini arayabilir veya mektuplar göndererek tek kişilik hücrelerde tutmanın işkence anlamına geldiğini belirtebilirsiniz.

Bilgi almak için ULUSLARARASI SİYASİ TUTSAKLARLA DAYANIŞMA PLATFORMU’nun (IS4PP.ORG) internet sitesine göz atabilirsiniz.

Dayanışma izolasyonu kırar ve izolasyon işkencedir.

Ve son olarak,

İrlanda’nın uzun bir mücadele, direniş ve kararlılık tarihi vardır. 109 yıl önce başladı ve hâlâ sürmekte olduğuna inanıyoruz. Birleşik, bağımsız ve sosyalist bir İrlanda kurulana kadar sürecektir.

YAŞASIN EASTER (PASKALYA) DEVRİMİ!

YAŞASIN ULUSLARARASI DAYANIŞMA!

KAHROLSUN FAŞİZM VE EMPERYALİZM!

BİZ HALKIZ; HAKLIYIZ VE KAZANACAĞIZ!

Konuşmaların ardından İrlanda’nın direniş ve mücadele şarkıları söylendi.

21 Nisan 2025

Bir gösteri yürüyüşü ve anma töreni de İngiltere tarafından işgal edilmiş Kuzey İrlanda’nın Derry şehrinde yapıldı.

Yürüyüş Creggan bölgesinde kütlesel bir katılımla başladı. En önde bayraklarıyla İRA (İrlandalı Cumhuriyetçi Ordusu) gerillaları kıyafetleriyle gençler yer aldılar, onları üç ayrı bando ve devamında da kitle takip etti. Yine AEC’liler ellerinde kızıl bayraklarıyla kortejdeydiler. Kortej Kanlı Pazar katliamının yapıldığı Özgür Derry anıtına yağmurla birlikte ulaştı. Burada kurulan kürsüde konuşmalar yapılmadan önce FHKC’nin destek mesajı okundu. Ardından Bask’lı bir arkadaş konuşma yaptı. Onu AEC temsilcisi izledi ve Dublin’deki konuşmayı tekrarladı. Direnişteki her tutsağın adı okunduğunda kitle alkışlarla karşılık verdi.

Töreni organize eden Saoradh’nın (anlamı Kurtuluş ve okunuşu Siru) yöneticisinin ve IRPWA (Irlanda Cumhuriyetçi Tutsaklarla Yardımlaşma Derneği) temsilcisi eski bir tutsağın konuşmaları takip etti. Devamında gençlik örgütünden bir gencin yaptığı konuşma izledi. Anıta çelenkler bırakıldı.  Saygı duruşunda bulunuldu.

Polis drone ve helikopterle töreni izledi ancak 20-25 gencin kitle dağılırken gözaltına alındığı haberi geldi.












Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.